Yargıtay Kararı
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi Kararı: Mobbing
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1273
- Karar No
- 2026/4383
- Karar tarihi
- 12.05.2026
- mobbing
- psikolojik taciz
- manevi tazminat
- ulusal bayram ve genel tatil ücreti
- temerrüt faizi
- ihtarname
Kararın özeti
Mağaza müdür yardımcısı olarak çalışan davacı, psikolojik tacize uğradığını, ücret ve tatil alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek iş sözleşmesini haklı sebeple feshetmiş; kıdem tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti istemiş, birleşen davada ise terfi ettirilmemesinden kaynaklanan maddi tazminat ile manevi tazminat talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, psikolojik tacizin somut delillerle ispatlanamadığını kabul ederek tazminat taleplerini reddetmiş, davayı kısmen kabul etmiştir. Bölge adliye mahkemesi, davacının temyiz dilekçesini kararın kesin olduğu gerekçesiyle ek kararla reddetmiştir.
Yargıtay, davacı aleyhine verilen miktarın temyiz kesinlik sınırının altında kalmadığını belirterek ek kararı bozmuştur. Esas yönünden maddi ve manevi tazminata ilişkin itirazlar dahil diğer temyiz itirazlarını yerinde görmemiştir. Ancak puantaj kayıtlarına dayanan ek bilirkişi raporunda ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı hesaplanmışken, gerekçe gösterilmeden önceki rapora itibar edilerek bu talebin reddi hatalıdır. Ayrıca fazla çalışma ve yıllık izin alacakları için ihtarnamenin tebliğ tarihi ve verilen ödeme süresine göre temerrüt tarihi belirlenerek faiz işletilmeli, dava tarihinden faiz yürütülmemelidir.
Bu nedenlerle bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılmış ve ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur.
Özet, kararın tam metniyle karşılaştırılarak editör ekibimizce hazırlanmıştır; bağlayıcı olan kararın kendisidir.
Bu konudaki rehberlerimiz
Kararın tam metni
9. Hukuk Dairesi 2026/1273 E. , 2026/4383 K.
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
EK KARAR TARİHİ : 08.12.2025
SAYISI : 2025/1605 E., 2025/1653 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/78 E., 2025/273 K.
BİRLEŞEN DAVA
MAHKEMESİ : İzmir 5. İş Mahkemesi
SAYISI : 2015/752 E., 2016/88 K.
Taraflar arasındaki işçilik alacağı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Ilk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmistir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmistir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmistir.
Bölge Adliye Mahkemesince 08.12.2025 tarihli ek karar ile kararın kesin oldugu gerekçesiyle temyiz dilekçesinin reddine karar verilmistir.
Ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz sartı ve diger usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi.
Dosya içerigine göre Bölge Adliye Mahkemesince, kararın kesin olarak verildigi dikkate alınarak temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmis ise de asıl ve birleşen davada verilen hükmün, davacı aleyhine verilen miktarının temyiz kesinlik sınırının altında kaldığından söz edilemeyeceginden, temyizinin olanaklı bulunduğu kabul edilmelidir. Bu durumda temyiz dilekçesinin miktardan reddine iliskin ek kararın hatalı oldugu anlasılmakla; 08.12.2025 tarihli ek kararın bozularak ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen asıl kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz sartı ve diger usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 24.03.2012-31.07.2015 tarihleri arasında çalıştığını, 2014 Temmuz ayından itibaren mobbing (psikolojik taciz) uygulandığını ve aylık ücretinin eksik ödendiğini, hafta tatili ve genel tatillerde çalışmasına rağmen ücretlerinin ödenmediğini, iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; terfi ettirilmemekten kaynaklı ücret farkı, prim ve teşvik alacağı olarak maddi tazminat ile kişilik haklarına saldırı sebebiyle manevi tazminat alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu yapılan bir kısım alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının 24.03.2012 tarihinde satış danışmanı olarak çalışmaya başladığını, 2013 Temmuz ayından iş sözleşmesini feshettiği 29.07.2015 tarihine kadar mağaza müdür yardımcısı olarak görevine devam ettiğini, son olarak aylık 1.900,00 TL ücret aldığını, davacının iddialarının doğru olmadığını, kendisine psikolojik taciz uygulanmadığını, davacının terfi ettirilip ettirilmemesinin amirlerinin takdirinde bulunduğunu, işin yürütümü hak ve yetkisi kapsamında verilen talimatların ve yapılan işlemlerin psikolojik taciz olarak değerlendirilemeyeceğini, davacının denkleştirme kapsamında haftalık 45 saati aşan çalışmasının bulunmadığını, fazla çalışmasının olması hâlinde bunların kendisine ödendiğini ve işvereni ibra ettiğini, hafta tatillerinde çalışmadığını, ulusal bayram ve genel tatil günleri çalışmış ise bunların ücretlerinin ödendiğini, kullanılmayan 13 günlük izin karşılığının ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı işyerinde 24.03.2012-29.07.2015 tarihleri arasında 3 yıl 4 ay 8 gün çalıştığı, davacının işçilik alacakları bulunduğundan iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiği ve kıdem tazminatına hak kazandığı, davacının fazla çalışma yaptığına ilişkin iddiasının ispatlandığı ancak bu çalışmaların karşılığının ödenmediğinin anlaşıldığı, yıllık izin ücreti talebinin de yerinde olduğu ancak hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının ispatlanamadığı; davacının psikolojik tacize uğradığını somut bilgi ve belgeler ile ortaya koyamaması karşısında davacının psikolojik taciz nedeniyle ve terfi ettirilmediğinden dolayı ödenmediğini iddia ettiği prim alacakları, ücret farkı alacağı ve teşvik primi alacağının bulunmadığı ve davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı kanaatine varılamadığından asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. İlk Derece Mahkemesince taraflar arasındaki ikinci sözleşmeye neden itibar edildiğinin gerekçelendirilmediğini,
2. Hüküm kurmaya elverişli olmayan 22.11.2024 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilmesinin hatalı olduğunu,
3. Maddi ve manevi tazminat talebinin reddedilmesinin dosyadaki delil durumuna aykırı olduğunu,
4. Kıdem tazminatı haricindeki alacaklara ihtarname tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının çalışma sürelerine ilişkin alacak taleplerinin yerinde olup olmadığı, ispatlanıp ispatlanamadığı ve maddi ve manevi tazminata hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının 04.03.2025 tarihli ek raporda puantaj kayıtları uyarınca ve ücret bordrosu ile tahakkuk ettirilen miktarlar da mahsup edilerek 306,72 TL hesaplanmasına rağmen İlk Derece Mahkemesince gerekçesi de açıklanmaksızın 22.11.2024 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilerek söz konusu alacak talebinin reddine karar verilmesi hatalıdır.
3. Davacının dava dilekçesi ekindeki 29.07.2015 tarihli ihtarnamesine göre kıdem tazminatı haricindeki fazla çalışma ve yıllık ücretli izin alacakları bakımından ihtarnamenin davalıya tebliğ edildiği tarih tespit edilerek buna ilişkin belgenin dosyaya alınması, ödeme ihtarında davalıya ödeme için verilen süreye göre temerrüt tarihi belirlenerek bu tarihten itibaren faiz işletilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Bölge Adliye Mahkemesince verilen 08.12.2025 tarihli ek kararın BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Ek karar yönünden alınan temyiz harçlarının istek hâlinde ek kararı temyiz edene iadesine, asıl karar yönünden peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Kaynak: Yargıtay Karar Arama. Karar, Yargıtay tarafından kişisel veriler gizlenerek yayımlanmıştır.
İlgili hukuki terimler
Hesaplayın
9. Hukuk Dairesinin diğer kararları
- İşe iade — 2026/6513 K. (02.07.2026)
- Acentelik sözleşmesi — 2026/6512 K. (02.07.2026)
- Muvazaa — 2026/6514 K. (02.07.2026)
- İşe iade — 2026/6511 K. (02.07.2026)
⚠️ Önemli
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya hukuki görüş niteliği taşımaz ve herhangi bir avukat–müvekkil ilişkisi kurmaz.
İçerik, yayın ve son güncelleme tarihindeki mevzuata göre hazırlanmıştır; mevzuat ve yargı kararları zamanla değişebilir. Bu bilgilere dayanılarak yapılan işlem ve verilen kararlardan Dava Rehberi sorumlu değildir.
Kendi durumunuza ilişkin karar vermeden önce bir avukata danışmanız önerilir. Avukatlık ücretini karşılayamayacak durumdaysanız bulunduğunuz yerdeki baronun Adli Yardım Bürosu'na başvurabilirsiniz.
Sitemizle ilgili iletişim bilgilerine İletişim sayfasından ulaşabilirsiniz.