Yasal Faiz ve Temerrüt Faizi: Hesaplama ve İcra Rehberi

7 dakika okuma Son güncelleme: 14 Ekim 2026

Kısaca

Yasal faiz, kanunun belirlediği faiz oranını ifade eder; temerrüt faizi ise para borcunun zamanında ödenmemesi nedeniyle işler. Güncel yıllık yasal faiz oranı %31 (31.07.2026 itibarıyla) olarak uygulanır. Temerrüt faizinin başlangıcı, kural olarak ödeme zamanı gelmiş borç için borçluya yapılan ödeme uyarısına bağlıdır; kanundaki istisnalarda uyarı gerekmez. Uygulanacak oran sözleşmeye ve işlemin ticari olup olmadığına göre değişebilir (3095 sayılı Kanun md. 1, 2; TBK md. 117, 120).

Yasal faiz ile temerrüt faizi arasındaki fark nedir?

Bir alacağınızı tahsil etmeye çalışırken veya sizden ödeme istenirken iki farklı ifadeyle karşılaşabilirsiniz: yasal faiz ve temerrüt faizi. Yasal faiz, uygulanacak faiz oranının kanundan alınmasını anlatır. Temerrüt faizi ise para borcunun ödenmesindeki gecikmeye bağlanan faizdir. Bunlar birbirini dışlayan kavramlar değildir: Bir borç için temerrüt faizi, yasal faiz oranı üzerinden hesaplanabilir. Dolayısıyla yalnızca faizin adına değil, neden istendiğine ve hangi orana dayandığına da bakmalısınız (3095 sayılı Kanun md. 1, 2; TBK md. 120).

Bir de anapara faizi vardır. Bu, paranın kullanılmasının karşılığı olan faizdir; gecikme nedeniyle istenen faizden ayrılır. Ancak her para alacağı, daha ödeme zamanı gelmeden kendiliğinden faiz doğurmaz. Kanun veya sözleşme gereği faiz ödenmesi gereken fakat oranı belirlenmemiş durumlarda yasal oran devreye girer. Sözleşmedeki anapara faizi ile gecikme halinde uygulanacak faiz maddelerini ayrı ayrı okumak, hangi bedelin hangi dönem için istendiğini anlamanızı sağlar (3095 sayılı Kanun md. 1; TBK md. 88, 120).

Güncel yasal faiz oranı ne kadar?

Güncel yıllık yasal faiz oranı %31 (31.07.2026 itibarıyla) olarak uygulanır. Bu, aylık bir oran değildir. Kanun veya sözleşme uyarınca faiz ödenmesi gereken ve faiz oranı kararlaştırılmamış durumlarda bu oran esas alınır. Ayrıca sözleşmede farklı bir temerrüt faizi belirlenmemişse, genel kural olarak kanuni oran üzerinden temerrüt faizi istenebilir. Bununla birlikte ticari işler için kanunun tanıdığı özel faiz seçeneği ayrıca değerlendirilmelidir (3095 sayılı Kanun md. 1, 2).

Temerrüt faizi hangi tarihte başlar?

Temerrüt, ödeme zamanı gelmiş borcun ödenmemesiyle ilgili hukuki durumdur. Kanundaki temel kural, muaccel yani ödeme zamanı gelmiş borç için alacaklının borçluya ihtarda bulunmasıdır. İhtar, burada borcun ödenmesini isteyen uyarıyı ifade eder. Bu nedenle yalnızca bir alacağınızın bulunması, her durumda istediğiniz tarihten itibaren temerrüt faizi talep edebileceğiniz anlamına gelmez. Önce borcun ödeme zamanını, ardından ihtar gerekip gerekmediğini belirlemelisiniz (TBK md. 117).

Borcun ödeneceği gün tarafların anlaşmasıyla belirlenmişse, o günün geçmesiyle ayrıca ihtar gerekmeksizin temerrüt oluşabilir. Haksız fiilden doğan borçlarda ise temerrüt başlangıcı bakımından fiilin işlendiği tarih esas alınır. Bu kurallar farklı başlangıçlar yaratabildiği için sözleşmedeki ödeme tarihi ile talep edilen faiz başlangıcını karşılaştırın. Özellikle ödeme tarihinin açıkça kararlaştırılıp kararlaştırılmadığı, hesapta fark doğurabilir (TBK md. 117).

Bir miktar paranın ödenmesinde temerrüde düşen borçlu, sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça geçmiş günler için kanuni oran üzerinden temerrüt faizi ödemek zorundadır (3095 sayılı Kanun md. 2). Ancak bu kural, borcun henüz ödeme zamanı gelmeden faiz başlatılabileceği anlamına gelmez; önce temerrüdün hangi tarihte oluştuğu belirlenmelidir (TBK md. 117).

Sözleşmede yazan faiz her durumda geçerli mi?

Türk Borçlar Kanunu kapsamındaki genel düzenlemede, sözleşmeyle belirlenen yıllık anapara faizi, uygulanacak kanuni yıllık oranın yüzde elli fazlasını aşamaz. Sözleşmeyle belirlenen yıllık temerrüt faizinin üst sınırı ise ilgili kanuni yıllık oranın yüzde yüz fazlasıdır. Bunlar birbirinden farklı sınırlardır. Bir sözleşmede yalnızca “faiz” yazıyorsa, bu kaydın paranın kullanılması karşılığını mı yoksa ödeme gecikmesini mi düzenlediğini ayrıca incelemelisiniz (TBK md. 88, 120).

Sözleşmede anapara faizi bulunmasına rağmen ayrıca temerrüt faizi belirlenmemiş olabilir. Kararlaştırılmış anapara faizi kanuni oranın üzerindeyse, temerrüt faizinde de bu anapara faizi oranı esas alınabilir. Dolayısıyla sözleşmede “gecikme faizi” başlıklı ayrı bir madde bulunmaması, her zaman yalnızca yasal oranın uygulanacağı anlamına gelmez. Sözleşmenin faiz hükümleri birlikte değerlendirilmelidir (3095 sayılı Kanun md. 2; TBK md. 120).

Ticari işler bakımından faiz oranının serbestçe belirlenmesine ilişkin özel düzenleme vardır; tüketiciyi koruyan hükümler ise saklıdır. Bu yüzden genel faiz sınırlarını her ticari sözleşmeye otomatik olarak uygulamak doğru değildir. Öte yandan bir sözleşmenin taraflarından birinin şirket olması, işlemi tek başına tüketici işlemi olmaktan çıkarmaz. Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden kişinin yaptığı işlemde tüketici niteliği ayrıca değerlendirilir (TTK md. 8; TKHK md. 3).

Ticari borçlarda ve döviz alacaklarında ne değişir?

Ticari işlerde, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının kısa vadeli avanslar için uyguladığı oran kanuni faiz oranından yüksekse, sözleşmede farklı bir hüküm bulunmasa bile bu oran üzerinden temerrüt faizi istenebilir. Ticari iş niteliği, kanunda ticari sayılan konulara ve ticari işletmeyi ilgilendiren işlem veya fiillere göre değerlendirilir. Bu nedenle kişisel bir borçta ticari faiz istemeden önce işlemin niteliğini kontrol etmelisiniz; güncel avans oranını resmî kaynaktan kontrol edin (3095 sayılı Kanun md. 2; TTK md. 3).

Yabancı para borçlarında farklı bir düzenleme bulunur. Sözleşmede daha yüksek akdî faiz veya gecikme faizi kararlaştırılmamışsa, devlet bankalarının aynı yabancı para üzerinden açılan bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek oran uygulanır. Bu nedenle döviz alacağına doğrudan Türk lirası için geçerli yasal oranı uygulamak doğru bir başlangıç değildir. Hesapta borcun para birimini ve sözleşmedeki faiz kaydını birlikte inceleyin (3095 sayılı Kanun md. 4/a).

Faiz hesabını nasıl kontrol edebilirsiniz?

Hesabı incelerken önce anaparayı, yani faiz dışındaki asıl borcu ayırın. Ardından faiz türünü, uygulanacak yıllık oranı ve başlangıç tarihini belirleyin. Hesap dökümünde farklı faiz dönemlerini ayrı satırlarda görmek, aynı süreye iki kez faiz yazılıp yazılmadığını fark etmeyi kolaylaştırır. Hukuki açıdan oranı kanun veya sözleşme, temerrüt başlangıcını ise ödeme zamanı ve ihtar koşulları belirler; hesap programının verdiği toplam tek başına bu koşulların doğru seçildiğini göstermez (3095 sayılı Kanun md. 1, 2; TBK md. 117, 120).

Kurgusal örnek: Ayşe Hanım ile Mehmet Bey, bir para borcunun ödeneceği günü sözleşmede açıkça belirlemiş olsun. Sözleşmede faiz oranı bulunmadığını, işlemin ticari olmadığını ve borcun o gün ödenmediğini varsayalım. Belirlenen günün geçmesiyle ayrıca ihtar gerekmeksizin temerrüt oluşabilir; gecikme için genel kanuni oran esas alınır. Buna karşılık ödeme günü taraflarca belirlenmemiş olsaydı, aynı başlangıç kabul edilmeden önce borcun muacceliyeti ve ihtar şartı incelenmeliydi (TBK md. 117, 120; 3095 sayılı Kanun md. 2).

Bileşik faiz, hesaplanan faizin anaparaya eklenip yeniden faiz üretmesidir. Kanuni faiz ve temerrüt faizinde temel kural, bu şekilde faize faiz yürütülmemesidir. Türk Ticaret Kanunundaki özel istisnalar saklıdır; tüketici işlemlerinde ise temerrüt dahil bileşik faiz uygulanamaz. Bu nedenle borç dökümünde daha önce hesaplanmış faizin yeni bir faiz hesabına dahil edildiğini görürseniz, bunun hangi düzenlemeye dayandırıldığını kontrol edin (3095 sayılı Kanun md. 3; TTK md. 8; TKHK md. 4).

İcra takibinde faiz talebi ve itiraz

İcra takibi başlatırken faiz talep ediyorsanız, takip talebinde faizin miktarı ile işlemeye başladığı günü belirtmeniz gerekir. Yabancı para alacağında da hangi tarihteki kurun esas alındığı ve faiz belirtilmelidir. Siz borçluysanız, takipteki asıl alacakla faiz kalemini birbirinden ayırarak inceleyin. Özellikle sözleşmedeki ödeme tarihi, talep edilen faiz başlangıcı ve kullanılan oran arasındaki uyumsuzlukları not edin (İİK md. 58).

Yalnızca faiz tutarının bir bölümüne karşı çıkıyorsanız, kısmi itirazda itiraz ettiğiniz kısmı ve miktarını açıkça belirtmeniz gerekir; aksi halde itiraz yapılmamış sayılır. “Faiz fazla hesaplanmış” gibi genel bir ifade yerine, hangi faiz kalemine ve hangi miktara itiraz edildiğinin anlaşılır olması gerekir. Ödeme emri geldiğinde sözleşmeyi, ödeme belgelerini ve faiz dökümünü birlikte incelemek, itirazın kapsamını belirlemenize yardımcı olur (İİK md. 62).

Yasal faiz ile temerrüt faizi aynı şey mi?
Hayır. Yasal faiz kanundan alınan oranı, temerrüt faizi ise para borcunun ödenmesindeki gecikmeye bağlı faizi ifade eder. Temerrüt faizi yasal oran üzerinden hesaplanabilir (3095 sayılı Kanun md. 1, 2; TBK md. 120).
Sözleşmede faiz yazmıyorsa gecikme faizi istenebilir mi?
Para borcunda temerrüt koşulları oluşmuşsa, sözleşmede faiz hükmü bulunmasa da kanuni oran üzerinden temerrüt faizi istenebilir. Başlangıç tarihi için borcun ödeme zamanı ve ihtar gerekip gerekmediği incelenmelidir (3095 sayılı Kanun md. 2; TBK md. 117).
Temerrüt faizi için mutlaka ihtar gerekir mi?
Kural olarak ödeme zamanı gelmiş borç için ihtar gerekir. Ancak ödeme günü tarafların anlaşmasıyla belirlenmişse, o günün geçmesiyle ayrıca ihtar olmadan temerrüt oluşabilir (TBK md. 117).
Borcun faizine yeniden faiz eklenebilir mi?
Kanuni faiz ve temerrüt faizinde temel kural, faize faiz yürütülmemesidir. Türk Ticaret Kanunundaki istisnalar saklıdır. Tüketici işlemlerinde temerrüt dahil bileşik faiz uygulanamaz (3095 sayılı Kanun md. 3; TTK md. 8; TKHK md. 4).
İcra takibinde yalnızca faize itiraz edebilir miyim?
Genel haciz yoluyla ilamsız takipte itirazınızı faiz kısmıyla sınırlayabilirsiniz. Kısmi itirazda karşı çıktığınız kısmı ve miktarı açıkça belirtmelisiniz. İtiraz süresi ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gündür (İİK md. 62).

Bu Yazıda Dayanılan Mevzuat

Bu yazıda geçen hukuki terimler

Editör ekibi

⚠️ Önemli

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya hukuki görüş niteliği taşımaz ve herhangi bir avukat–müvekkil ilişkisi kurmaz.

İçerik, yayın ve son güncelleme tarihindeki mevzuata göre hazırlanmıştır; mevzuat ve yargı kararları zamanla değişebilir. Bu bilgilere dayanılarak yapılan işlem ve verilen kararlardan Dava Rehberi sorumlu değildir.

Kendi durumunuza ilişkin karar vermeden önce bir avukata danışmanız önerilir. Avukatlık ücretini karşılayamayacak durumdaysanız bulunduğunuz yerdeki baronun Adli Yardım Bürosu'na başvurabilirsiniz.

Sitemizle ilgili iletişim bilgilerine İletişim sayfasından ulaşabilirsiniz.

Bu yazı faydalı oldu mu?

Hata bildir

İlgili Yazılar

Çerezler kullanıyoruz

Bu site, düzgün çalışması ve deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Ayrıntılar