Trafik Kazası, Sigorta ve Tazminat Ana Rehberi

10 dakika okuma Son güncelleme: 14 Ekim 2026

Kısaca

Trafik kazası sonrasında zarar türüne göre maddi tazminat, manevi tazminat, destekten yoksun kalma veya araç değer kaybı talep edilebilir. Önce kaza ve zarar belgeleri toplanır; zorunlu trafik sigortası bakımından sigorta şirketine başvurulur. Uyuşmazlıkta mahkeme veya şartları varsa Sigorta Tahkim Komisyonu gündeme gelebilir. Trafik cezasına itiraz ise ayrı bir başvuru yoludur.

Trafik kazası ve sigorta alanının temel çerçevesi

Trafik kazası sonrasında aynı anda birkaç farklı hukuki konu ortaya çıkabilir. Yaralanma, tedavi gideri, çalışma gücü kaybı, araç hasarı, araç değer kaybı ve ölüm nedeniyle yakınların uğradığı zararlar birbirinden farklı taleplerdir. Kazaya kimin ve hangi oranda kusurlu olduğu da tazminatın kapsamını etkiler. Motorlu aracın işletilmesinden doğan zararlar bakımından işletenin sorumluluğu ve bazı hâllerde kusursuz sorumluluk kuralları Karayolları Trafik Kanunu’nda düzenlenir (2918 sayılı KTK md. 85, 86). Zarar görenin talep edebileceği maddi zarar kalemleri Türk Borçlar Kanunu’nda ayrıca gösterilir (6098 sayılı TBK md. 54).

Zorunlu trafik sigortası, motorlu araç işletilmesi nedeniyle üçüncü kişilere verilen zararların belirli kapsam ve limitler içinde karşılanmasını amaçlar (2918 sayılı KTK md. 91). Bu sınırlar içindeki talepler için dava açmadan veya tahkime gitmeden önce sigorta şirketine yazılı başvuru yapılması gerekir; şirket 15 gün içinde cevap vermelidir (2918 sayılı KTK md. 97). Kasko ise zorunlu trafik sigortasından farklı olarak, sigorta sözleşmesinin kapsamına göre kendi aracınızdaki zararları konu edinir (6102 sayılı TTK md. 1401).

Sorun İlk bakılacak konu Başvurulabilecek yer veya yol
Maddi tazminat Tedavi, kazanç kaybı ve diğer maddi zararlar (TBK md. 54) Sigorta şirketi, sorumlu kişi veya işletene karşı görevli mahkeme; şartları varsa tahkim
Manevi tazminat Yaralanma veya ölüm nedeniyle duyulan acı ve ruhsal zarar (TBK md. 56) Görevli hukuk mahkemesi; zorunlu trafik sigortasının manevi zararı karşılayıp karşılamadığı ayrıca incelenir
Destekten yoksun kalma Ölen kişinin maddi desteğinden mahrum kalma (TBK md. 53) Sigorta şirketi ve sorumlulara karşı talep; mahkeme veya şartları varsa tahkim
Araç değer kaybı Onarım görmüş aracın kaza öncesine göre piyasa değerindeki azalma Önce zorunlu trafik sigortasına başvuru; uyuşmazlıkta mahkeme veya şartları varsa tahkim (KTK md. 97, 109)
Kasko uyuşmazlığı Poliçe kapsamı, istisnalar ve hasar ödeme şartları (TTK md. 1401) Sigorta şirketi, Sigorta Tahkim Komisyonu veya uyuşmazlığın niteliğine göre görevli mahkeme
Trafik cezası İdari para cezasının hukuka uygun olup olmadığı Sulh ceza hâkimliği; başvuru süresi Kabahatler Kanunu md. 27’de düzenlenir

Maddi tazminat

Maddi tazminat, kazanın malvarlığınızda meydana getirdiği ölçülebilir kaybın giderilmesini amaçlar. Yaralanma hâlinde tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından veya kaybından doğan zararlar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar gündeme gelebilir (6098 sayılı TBK md. 54). Araç hasarı ve makul onarım giderleri de olayın özelliklerine göre talep konusu olabilir; zarar miktarı araç kayıtları, servis belgeleri, ekspertiz ve bilirkişi incelemesiyle belirlenebilir (2918 sayılı KTK md. 85, 90).

İlk aşamada kaza tespit tutanağı, sağlık raporları, faturalar, gelir ve çalışma durumunu gösteren belgeler, fotoğraflar ve araç hasar kayıtları toplanmalıdır. Zorunlu trafik sigortasına yöneltilecek talepler için dava veya tahkimden önce sigorta şirketine yazılı başvuru zorunludur; şirketin cevap süresi 15 gündür (2918 sayılı KTK md. 97). Sigorta şirketiyle uyuşmazlık devam ederse görevli mahkemede dava açılması veya sigorta kuruluşunun tahkim sistemine katılmış olması ve diğer şartların bulunması hâlinde Sigorta Tahkim Komisyonu yoluna gidilmesi değerlendirilebilir (5684 sayılı Sigortacılık Kanunu md. 30).

Manevi tazminat

Manevi tazminat, yaralanma veya ölüm nedeniyle kişinin yaşadığı bedensel ve ruhsal acının parasal olarak giderilmesine yönelik bir taleptir. Bedensel zarar gören kişi için uygun bir miktar para ödenmesine karar verilebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınları için de uygun bir manevi tazminat talep edilebilir (6098 sayılı TBK md. 56). Miktar belirlenirken olayın özellikleri, zararın ağırlığı, tarafların kusur durumu ve somut etkiler değerlendirilir; otomatik veya herkes için aynı olan bir hesaplama yoktur (6098 sayılı TBK md. 56).

Manevi tazminat talebi, maddi zarar talebinden ayrı bir hukuki değerlendirme gerektirir. Sağlık raporları, tedavi süreci, kalıcı etkiler ve yakınlık ilişkisini gösteren belgeler önem taşıyabilir. Manevi tazminat talepleri zorunlu trafik sigortasının kapsamı dışındadır; bu talep sigorta şirketine değil, işletene ve kusurlu sürücüye yöneltilir (2918 sayılı KTK md. 92).

Destekten yoksun kalma tazminatı

Destekten yoksun kalma tazminatı, trafik kazasında ölen kişinin sağlığında fiilen veya düzenli biçimde sağladığı maddi destekten mahrum kalan kişilerin talebidir. Talepte bulunan kişinin mutlaka resmî mirasçı olması gerekmez; asıl mesele, ölen kişinin desteğinden yararlanıldığının ve ölüm nedeniyle bu desteğin kaybedildiğinin ortaya konulmasıdır (6098 sayılı TBK md. 53). Eş, çocuk, anne veya baba gibi yakınların durumu somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir.

Hesaplamada ölen kişinin geliri, destek ilişkisinin niteliği, destek görenlerin durumu ve kusur oranı gibi veriler dikkate alınır. Ölüm belgesi, nüfus kayıtları, gelir belgeleri, eğitim veya bakım durumu ve birlikte yaşamaya ilişkin kanıtlar dosyanın niteliğine göre gerekli olabilir. Talep, kazadan sorumlu kişilerle birlikte zorunlu trafik sigortası bakımından sigorta şirketine de yöneltilebilir; sigortanın sorumluluğu poliçe ve kanuni kapsamla sınırlıdır (2918 sayılı KTK md. 91, 92).

Araç değer kaybı

Araç değer kaybı, aracın kaza öncesinde sahip olduğu piyasa değeri ile onarımdan sonraki piyasa değeri arasındaki azalmayı ifade eder. Araç kullanılabilir durumda olsa ve onarım giderleri karşılansa bile, kaza ve onarım geçmişi nedeniyle ikinci el değerinde azalma meydana gelebilir. Bu zarar, kusurlu aracın işleteni ve sorumluluğu kapsamında zorunlu trafik sigortası bakımından ayrıca değerlendirilebilir (2918 sayılı KTK md. 85, 91).

Değer kaybı talebinde kaza tespit tutanağı, ruhsat, hasar fotoğrafları, servis ve ekspertiz kayıtları ile aracın kaza öncesi ve sonrası özellikleri önemlidir. Hasarın niteliği, aracın yaşı, kilometresi, daha önceki hasarları ve değişen parçaları değerlendirmeyi etkileyebilir. Başvuru doğrudan sigorta şirketine yapılır; uyuşmazlıkta dava veya şartları varsa Sigorta Tahkim Komisyonu yolu gündeme gelir (2918 sayılı KTK md. 97, 109; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu md. 30).

Trafik sigortası başvurusu

Zorunlu trafik sigortası, sigortalı aracın işletilmesi nedeniyle üçüncü kişilerin uğradığı zararlar bakımından kanunun öngördüğü zorunlu sigorta türüdür (2918 sayılı KTK md. 91). Bu sigorta, sigortalının kendi aracındaki her zararı karşılayan bir kasko değildir. Kendi aracınızdaki hasar için kusur durumu, karşı tarafın sigortası ve varsa kasko poliçesi ayrı ayrı incelenmelidir (2918 sayılı KTK md. 91, 92; 6102 sayılı TTK md. 1401).

Başvuruda kazaya ilişkin belgeler, zarar kalemini gösteren kayıtlar, sağlık belgeleri veya araç hasar evrakı ve ödeme yapılacak kişiye ilişkin bilgiler sunulur. Zorunlu trafik sigortası sınırları içindeki talepler için dava açmadan veya tahkime gitmeden önce sigorta şirketine yazılı başvuru yapılması gerekir. Şirket başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde yazılı cevap vermezse ya da cevap talebi karşılamazsa dava açılabilir veya tahkime başvurulabilir (2918 sayılı KTK md. 97).

Sigorta Tahkim Komisyonu

Sigorta Tahkim Komisyonu, sigorta sözleşmesinden veya sigorta kuruluşunun sorumluluğundan doğan uyuşmazlıkların belirli şartlarla mahkeme yerine hakemler aracılığıyla çözülmesini sağlayan bir başvuru yoludur (5684 sayılı Sigortacılık Kanunu md. 30). Her uyuşmazlık otomatik olarak tahkime taşınamaz. Sigorta şirketinin tahkim sistemine üye olup olmadığı, önce şirkete başvuru yapılıp yapılmadığı ve uyuşmazlığın Komisyonun görev alanına girip girmediği kontrol edilmelidir (5684 sayılı Sigortacılık Kanunu md. 30).

Başvuru dosyasına sigorta şirketine yapılan başvuru, şirketin cevabı veya cevap vermediğini gösteren belgeler, poliçe, kaza evrakı ve zarar hesabıyla ilgili kayıtlar eklenir. Tahkim seçildiğinde aynı uyuşmazlık için mahkeme ve tahkim yollarının birlikte yürütülmesi mümkün olmayabilir; usul tercihi yapılmadan önce dosyanın kapsamı ve başvuru şartları incelenmelidir (5684 sayılı Sigortacılık Kanunu md. 30).

Kasko uyuşmazlıkları

Kasko, sigorta sözleşmesinde belirlenen rizikolar gerçekleştiğinde sigortalının kendi aracında meydana gelen zararı poliçe kapsamı içinde karşılamayı amaçlar. Poliçedeki teminatlar, istisnalar, muafiyetler, bildirim yükümlülükleri ve hasar inceleme hükümleri uyuşmazlığın temelini oluşturur (6102 sayılı TTK md. 1401, 1409). Bu nedenle yalnızca aracın hasar görmüş olması, her durumda kasko ödemesi yapılacağı anlamına gelmez.

Hasar reddedildiğinde ret gerekçesi yazılı olarak istenmeli; poliçe, hasar dosyası, ekspertiz raporu, fotoğraflar ve servis belgeleri birlikte değerlendirilmelidir. Sigorta şirketiyle uyuşmazlıkta, şirketin tahkim sistemine üyeliği varsa Sigorta Tahkim Komisyonu; tüketici işlemi niteliği taşıyan uyuşmazlıklarda ise tüketici mahkemesi ve ilgili tüketici başvuru yolları gündeme gelebilir (5684 sayılı Sigortacılık Kanunu md. 30; 6502 sayılı TKHK md. 3, 73). Uygulanacak merci, poliçeyi kimin hangi amaçla yaptırdığına ve talebin niteliğine göre değişebilir.

Trafik cezalarına itiraz

Trafik cezasına itiraz, kazadan kaynaklanan tazminat talebinden farklı bir süreçtir. İdari para cezasının hukuka aykırı olduğunu düşünüyorsanız ceza tutanağı, tebliğ bilgisi, araç ve sürücüye ilişkin kayıtlar ile itiraz gerekçesini hazırlamanız gerekir. İdari para cezalarına karşı başvuru mercii ve usulü Kabahatler Kanunu’nda düzenlenir (5326 sayılı Kabahatler Kanunu md. 27).

İtiraz dilekçesinde ceza kararının hangi nedenle hukuka aykırı olduğu açıkça yazılmalıdır. Örneğin plaka veya araç bilgilerinin uyuşmaması, tutanaktaki maddi hatalar, ölçüm veya tespit yöntemine ilişkin itirazlar somut belgelerle açıklanabilir. Trafik cezasına itiraz edilmesi, aynı kazaya ilişkin maddi veya manevi tazminat taleplerinin kendiliğinden çözüldüğü anlamına gelmez; iki süreç farklı amaçlara ve farklı hukuki dayanaklara sahiptir (5326 sayılı Kabahatler Kanunu md. 27; 2918 sayılı KTK md. 85).

Kurgusal örnek olay: Hangi konuya yönelmelisiniz?

Örneğin, Ayşe Hanım’ın aracı başka bir sürücünün kusuruyla hasar görüyor. Araç onarılıyor ancak ikinci el piyasa değeri düşüyor. Ayşe Hanım’ın ilk bakacağı konu araç değer kaybıdır. Onarım faturası ve araçtaki doğrudan hasar da maddi tazminat kapsamında ayrıca incelenebilir. Aynı kazada Ayşe Hanım yaralanmış ve tedavi giderleri oluşmuşsa kişisel bedensel zararları için maddi tazminat gündeme gelir. Kazaya ilişkin tutanakta ayrıca Ayşe Hanım’a idari para cezası verilmişse bu ceza için ayrı olarak Kabahatler Kanunu’ndaki itiraz yolu değerlendirilir (2918 sayılı KTK md. 97, 109; 6098 sayılı TBK md. 54; 5326 sayılı Kabahatler Kanunu md. 27).

Başlamadan önce hazırlanabilecek belgeler

Dosyanın ilk aşamasında kaza tespit tutanağı, olay yeri ve araç fotoğrafları, varsa kamera kayıtları, tanık bilgileri, ruhsat ve poliçe, sağlık raporları, tedavi faturaları, gelir ve çalışma durumunu gösteren belgeler, servis ve ekspertiz kayıtları saklanmalıdır. Ölüm bulunan dosyalarda ölüm belgesi, nüfus kayıtları ve destek ilişkisini gösteren belgeler de önem kazanabilir (6098 sayılı TBK md. 53, 54, 56).

Talebin türü belirlendikten sonra doğru muhatap seçilmelidir: zorunlu trafik sigortası bakımından sigorta şirketi, kusurlu araç işleteni veya sürücüsü; kasko bakımından ise poliçeyi düzenleyen sigorta şirketi öne çıkabilir (2918 sayılı KTK md. 85, 97; 6102 sayılı TTK md. 1401). Süreler kaçırılmadan başvuru yapılması gerekir. Dosyanın teknik hesap, kusur veya poliçe yorumu gerektirdiği hâllerde bir avukata danışılabilir; avukatlık ücretini karşılayamayan kişiler baronun Adli Yardım Bürosuna başvuru şartlarını inceleyebilir (1136 sayılı Avukatlık Kanunu md. 176, 177).

Trafik kazasında önce sigorta şirketine mi başvurmalıyım?
Evet. Zorunlu trafik sigortası sınırları içindeki talepte dava veya tahkimden önce sigorta şirketine yazılı başvuru zorunludur; şirket 15 gün içinde cevap vermezse veya cevap talebi karşılamazsa dava ya da tahkim yoluna gidilebilir (2918 sayılı KTK md. 97).
Araç değer kaybı ile araç hasarı aynı talep midir?
Hayır. Araç hasarı onarım gideriyle, değer kaybı ise onarımdan sonra aracın piyasa değerinde meydana gelen azalmayla ilgilidir. Somut olayda iki zarar kalemi ayrı ayrı incelenebilir (2918 sayılı KTK md. 85, 91).
Trafik kazasında manevi tazminat kimler tarafından istenebilir?
Bedensel zarar gören kişi manevi tazminat isteyebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde yakınların talebi de gündeme gelebilir; değerlendirme olayın özelliklerine göre yapılır (6098 sayılı TBK md. 56).
Sigorta Tahkim Komisyonuna her sigorta uyuşmazlığında başvurulabilir mi?
Hayır. Sigorta kuruluşunun tahkim sistemine üyeliği, sigorta şirketine başvuru ve uyuşmazlığın Komisyonun görev alanına girmesi gibi şartlar kontrol edilmelidir (5684 sayılı Sigortacılık Kanunu md. 30).
Trafik cezasına itiraz nereye yapılır?
İdari para cezasına karşı başvuru sulh ceza hâkimliğine yapılır. Başvuru süresi kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren on beş gündür (5326 sayılı Kabahatler Kanunu md. 27).

Trafik Kazası, Sigorta ve Tazminat: bütün rehberler

Bu Yazıda Dayanılan Mevzuat

Bu yazıda geçen hukuki terimler

İlgili Yargı Kararları

Kararlar konunun yargıda nasıl değerlendirildiğini göstermek içindir; her dosya kendi koşullarına göre ayrıca incelenir.

Mahkeme: Yargıtay , 4. Hukuk Dairesi
Tarih: 23.06.2026
Esas No: 2025/1053
Karar No: 2026/7718

Trafik kazasında yolcu olarak yaralanan ve malul kalan davacı, kazaya karışan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısından sürekli iş göremezlik tazminatı istemiştir. Sigorta şirketine yaptığı başvurudan sonuç alamayınca Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurmuştur. Uyuşmazlık Hakem Heyeti, başvuruya eklenen maluliyet raporu alt ekstremite yaralanmasında bir yıllık iyileşme süresi dolmadan alındığı için sigortacıya usulüne uygun başvuru yapılmadığını kabul etmiş ve davayı usulden reddetmiştir. İtiraz Hakem Heyeti de itirazı reddetmiştir.

Yargıtay, çalışma gücü kaybı iddiasında maluliyetin varlığı ve oranının Adli Tıp Kurumu veya üniversite hastanelerinin adli tıp anabilim dalları gibi kuruluşların uzman heyetlerince, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe göre belirlenmesi gerektiğini hatırlatmıştır. Davacı itiraz aşamasında, iyileşme süreci dolduktan sonra bir üniversite adli tıp anabilim dalından yeni rapor almıştır. Bu rapor kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'e göre, davacı muayene edilerek, kaza ile maluliyet arasındaki illiyet bağı kurularak ve aralarında ortopedi uzmanının da bulunduğu bir heyetçe düzenlenmiştir. Yargıtay'a göre bu rapor hüküm kurmaya elverişlidir ve değerlendirilmeden davanın usulden reddedilmesi hatalıdır.

Bu nedenle İtiraz Hakem Heyeti kararı bozulmuştur. Karar oy birliğiyle verilmiştir.

Mahkeme: Yargıtay , 4. Hukuk Dairesi
Tarih: 25.12.2025
Esas No: 2022/16720
Karar No: 2025/17421

Yaya olarak bulunduğu sırada trafik kazasında hayatını kaybeden kişinin yakınları, sürücü ve araç işletenine karşı maddi ve manevi tazminat davası açmıştır. Ölen kişi deri giyim mağazası işleten bir vergi mükellefidir ve bilirkişi, işletmenin vergi matrahına dayanarak desteğin gelirini asgari ücretin 3,75 katı kabul ederek destekten yoksun kalma tazminatını hesaplamıştır.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, ticari faaliyet yürüten desteğin tazminata esas gelirinin işletmenin gelirine göre değil, desteğin kişisel yetenek ve emeğinin işletme gelirine katkısına göre belirlenmesi gerektiğini belirtmiştir. Çünkü desteğin ölümüyle işyeri ve malvarlığı mirasçılarına geçer; mirasçılar bu işletmeyi kullanarak gelir elde etmeye devam edebilir. Bu nedenle desteğin ölüm tarihindeki sosyal ve ekonomik durumu ile mesleği araştırılmalı, işine kişisel katkısının oranı konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmalı ve fiili emeğiyle elde edeceği net gelir tespit edilmelidir.

Maddi tazminat hesabı bu yönden eksik inceleme nedeniyle bozulmuştur. Karar oy çokluğuyla verilmiştir. Karşı oy yazısında, davacının talep ettiği ıslah süresi yerine harç tamamlama süresi verilmesinin ıslah hakkını ihlal ettiği ve bunun öncelikli bozma nedeni yapılması gerektiği savunulmuştur.

Mahkeme: Yargıtay , 4. Hukuk Dairesi
Tarih: 25.12.2025
Esas No: 2025/5758
Karar No: 2025/17419

İki yaşındaki çocuk, sera önünde geri manevra yapan aracın altında kalarak hayatını kaybetmiştir. Anne, aracın zorunlu mali sorumluluk (trafik) sigortacısına karşı Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurarak destekten yoksun kalma tazminatı istemiş, hakem heyeti talebi kabul etmiştir.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, kazanın karayolu ile bağlantılı bir alanda meydana geldiğini ve sigortacıya usulüne uygun başvuru yapıldığını kabul ederek bu yöndeki itirazları reddetmiştir. Ancak itiraz hakem heyetinin, kusur oranlarını uzman bilirkişi raporuyla belirlemeden yalnızca kaza tespit tutanağına dayanarak sürücüyü tam kusurlu kabul etmesini hatalı bulmuştur. Ceza dosyası da getirtilerek tüm deliller değerlendirilmeli ve kusur oranları için uzman bilirkişi heyetinden denetime elverişli, gerekçeli rapor alınmalıdır.

Daire ayrıca 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu md. 30/17, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik md. 16/13 ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi md. 17/2 birlikte değerlendirildiğinde, sigorta tahkim yargılamasında vekâlet ücretinin asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin beşte biri oranında belirlenmesi gerektiğini, tam ve nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir. Karar bu iki yönden bozulmuştur.

Editör ekibi

⚠️ Önemli

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya hukuki görüş niteliği taşımaz ve herhangi bir avukat–müvekkil ilişkisi kurmaz.

İçerik, yayın ve son güncelleme tarihindeki mevzuata göre hazırlanmıştır; mevzuat ve yargı kararları zamanla değişebilir. Bu bilgilere dayanılarak yapılan işlem ve verilen kararlardan Dava Rehberi sorumlu değildir.

Kendi durumunuza ilişkin karar vermeden önce bir avukata danışmanız önerilir. Avukatlık ücretini karşılayamayacak durumdaysanız bulunduğunuz yerdeki baronun Adli Yardım Bürosu'na başvurabilirsiniz.

Sitemizle ilgili iletişim bilgilerine İletişim sayfasından ulaşabilirsiniz.

Bu yazı faydalı oldu mu?

Hata bildir

İlgili Yazılar

Çerezler kullanıyoruz

Bu site, düzgün çalışması ve deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Ayrıntılar