Yargıtay Kararı
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi Kararı: Trafik kazası
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/16720
- Karar No
- 2025/17421
- Karar tarihi
- 25.12.2025
- trafik kazası
- destekten yoksun kalma tazminatı
- esnaf desteğin geliri
- kişisel emek katkısı
- manevi tazminat
- karşı oy
Kararın özeti
Yaya olarak bulunduğu sırada trafik kazasında hayatını kaybeden kişinin yakınları, sürücü ve araç işletenine karşı maddi ve manevi tazminat davası açmıştır. Ölen kişi deri giyim mağazası işleten bir vergi mükellefidir ve bilirkişi, işletmenin vergi matrahına dayanarak desteğin gelirini asgari ücretin 3,75 katı kabul ederek destekten yoksun kalma tazminatını hesaplamıştır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, ticari faaliyet yürüten desteğin tazminata esas gelirinin işletmenin gelirine göre değil, desteğin kişisel yetenek ve emeğinin işletme gelirine katkısına göre belirlenmesi gerektiğini belirtmiştir. Çünkü desteğin ölümüyle işyeri ve malvarlığı mirasçılarına geçer; mirasçılar bu işletmeyi kullanarak gelir elde etmeye devam edebilir. Bu nedenle desteğin ölüm tarihindeki sosyal ve ekonomik durumu ile mesleği araştırılmalı, işine kişisel katkısının oranı konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmalı ve fiili emeğiyle elde edeceği net gelir tespit edilmelidir.
Maddi tazminat hesabı bu yönden eksik inceleme nedeniyle bozulmuştur. Karar oy çokluğuyla verilmiştir. Karşı oy yazısında, davacının talep ettiği ıslah süresi yerine harç tamamlama süresi verilmesinin ıslah hakkını ihlal ettiği ve bunun öncelikli bozma nedeni yapılması gerektiği savunulmuştur.
Özet, kararın tam metniyle karşılaştırılarak editör ekibimizce hazırlanmıştır; bağlayıcı olan kararın kendisidir.
Bu konudaki rehberlerimiz
Kararın tam metni
4. Hukuk Dairesi 2022/16720 E. , 2025/17421 K.
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/967 E., 2022/2037 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Anamur 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/425 E., 2020/211 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı ...'in davalı ...'a ait olan araç ile seyir halinde iken kusurlu davranışı sonucu meydana gelen 17.11.2015 tarihli trafik kazası neticesinde yaya konumunda bulunan davacıların müşterek murisi olan ...'ın vefat ettiğini, davacılardan ...'ın destekten yoksun kalıp kazanç kaybına uğradığını ve belgelendirilmesi mümkün olmayan birçok masraf yaptığını, tüm davacıların müşterek murislerinin ölümü nedeniyle büyük bir acı yaşadığını belirterek davacı ... için 60.000,00 TL manevi tazminat ve ilerde değişen şartlara göre talep artırma haklarını saklı tutarak şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın, diğer davacılar için ise ayrı ayrı 30.000,00 TL olmak üzere toplam 60.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... cevap dilekçesinde; davacı vekilinin ileri sürdüğü hususların somut delile dayanmayan ve tamamen soyut iddialardan ibaret olduğunu, meydana gelen kazada yaya olan müteveffanın da kusurlu olduğunu, talep edilen tazminat miktarını ödeme gücü bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... tarafından sunulan cevap dilekçesinde; diğer davalı ...'i tanımadığını, kazaya sebebiyet veren aracı 09.02.2015 tarihinde ...'e sattığını ancak ...'in aracı adına tescile yanaşmadığını, kazayla herhangi bir ilgisinin bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; maddi tazminat yönünden davanın kabulü ile 75.085,38 TL tazminatın 17.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 15.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL , davacı ... için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 35.000,00 TL manevi tazminatın 17.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacılar vekili ve davalılar vekilinin istinaf başvurularının kısmen kabul, kısmen reddine, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı vekilinin dava dilekçesinde açıkça ve tereddüte yer vermeyecek biçimde davalılardan, davacı eş ... için 10.000,00 TL maddi tazminat talebinde bulunduğu ve yargılama sırasında bedel arttırım dilekçesi veya ıslah dilekçesi de sunmadığı, bu durumda davacı ...'nin 10.000,00 TL maddi tazminat talebini aşacak, talepten fazla olacak biçimde hüküm kurulmasının hatalı olduğu, davacı eş ...'ın destekten yoksun kalma tazminat alacağının 218.888,05 TL olduğunun anlaşıldığı, davacının dava dilekçesini ıslah etmediği ve istinaf aşamasında ıslah imkanının bulunmadığı dikkate alınarak davacı eş ...'nin fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak suretiyle maddi tazminat yönünden davanın kısmen kabulü ile 10.000,00 TL tazminatın kaza tarihi olan 17.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 15.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılmış olup 23.09.2020 tarihli celsede davacı vekili olarak alacak-tazminat miktarını belirlemek için davayı ıslah etmek üzere taraflarına süre verilmesini talep etmelerine rağmen mahkemece hatalı kurulan ara karar ile tamamlama harcını yatırmak üzere süre verildiğini, dava değeri üzerinden belirlenen dava harcının tamamen yatırıldığını buna rağmen harcı yatırılan kısım açısından davanın reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, birçok istinaf mahkemesince ıslahın geçerli olabilmesi açısından usuli işlemin tamamlanması yönünde ilk derece mahkemesine gönderme kararı verilmesine rağmen taktirde hataya düşülerek karar verildiğini, verilen karar ile davacı ... aleyhine vekalet ücreti ve sair giderler ödemesine dair karar tesisinin de hatalı olduğunu belirtmiştir.
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; itirazları konusunda değerlendirme yapılmadan yetersiz gerekçe ile davalı ...'ın işleten sıfatı olduğuna karar verilmesinin hatalı olduğunu, kaza tespit tutanağı, Anamur Asliye Ceza Mahkemesinde düzenlenen ilk bilirkişi raporu ve Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 28.06.2018 tarihli raporu arasında çelişki bulunduğunu, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden yetersiz gerekçeyle Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi raporunun tazminat hesabına esas alındığını, davalı ...'in kazada kusuru , diğer davalı ...'ın ise işleten sıfatı bulunmadığını, davalı ...'in düzenli işi olmayan beş çocuk sahibi birisi olup çocuklarının hepsinin eğitim görmekte olduğunu, halen kirada oturduğunu, ödemekte olduğu borçları bulunduğunu, davalı ...'ın ev hanımı olduğunu, davacıların ise ortalamanın üzerinde gelire sahip olduğunu, hesap bilirkişisi tarafından davacıların murisinin vefat ettiği tarihin ekonomik koşullarını göz önüne alarak asgari ücretin 3.75 tutarında gelir kazanabileceği yönünde yapılan bir hesaplama yönteminin ekonomik gerekçelerle bağdaşmadığı gibi davalılar aleyhine hakkaniyete aykırı neticeye sebebiyet verdiğini, bilirkişi raporlarında desteğin muhtemel ömrünün sonu olarak gösterilen 2028 senesine kadar gelir getirici faaliyette bulunabileceği yönünde tespitte bulunularak destekten yoksun kalma tazminatına yönelik hatalı değerlendirme yapıldığını, istinaf taleplerinin bir kısmı kabul edilerek maddi tazminat talepleri yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen davanın reddedilen kısmı yönünden müvekkili lehine vekalet ücreti takdir edilmediğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, trafik kazası nedeniyle oluşan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; hükme esas alınan bilirkişi raporunda müteveffa ...'ın 17.11.2025 tarihli kaza öncesi aktif vergi mükellefi olduğu, işyerinin deri veya deri bileşenli giyim eşyası, konfeksiyon eşyası perakende satış mağazası üzerine çalıştığı, 2015 vergilendirme dönemine ilişkin belirlenen matrahına göre asgari ücretin 3.75 katı oranında geliri olduğu kabul edilerek hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır.
Ticari bir alanda çalışan kişinin tazminata esas alınacak geliri, işletmenin gelirine göre değil, kişinin kişisel yetenek ve emeğinin işletme gelirine katkısı belirlenerek bu katkının parasal değeri üzerinden destekten yoksun kalma zararının belirlenmesi gerekir. Zira desteğin vefatı ile sahip olduğu işyeri ve malvarlığı mirasçılarına intikal etmektedir. Bu nedenle desteğin sağlığında gelir elde ettiği işyerleri gelirleri ve ticari müessese mirasçılarına intikal etmektedir. İntikal eden ticari faaliyetinin işletme varlıklarının mirasçılar tarafından kullanılması neticesinde gelir elde edilebileceğinden artık destekten yoksun kalma zararı hesaplanırken bu durumun da nazara alınması gerekmektedir. Bu nedenle desteğin vefatından önceki geliri tespit edilirken söz konusu ticari faaliyetinin desteğin sağlığında yapmış olduğu kişisel katkısının belirlenmesi gerekmektedir.
Şu durumda Bölge Adliye Mahkemesince; yukarıda belirtilen ilkeler ışığında, desteğin ölüm tarihindeki sosyal ve ekonomik durumu ilgili yerlerden araştırılarak, desteğin mesleği de tespit edilerek, desteğin kişisel özellikleri nedeniyle işine katkısının ne oranda olabileceği hususunda alanında uzman bilirkişiden rapor aldırılmak suretiyle gelirinin tespit edilerek, desteğin fiili emeği ile elde edeceği net gelirin ne kadar olacağı tespit edilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davacılar vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
3. Bozma nedenine göre davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacılara ve davalılara iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.12.2025 tarihinde Üye ...'nin karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Sayın çoğunluğun, Bölge Adliye Mahkemesi kararının sadece maddi tazminat hesabı yönünden bozulmasına ilişkin görüşüne; davacı tarafın "ıslah hakkının" ihlal edildiği ve bu hususun öncelikle bozma nedeni yapılması gerektiği düşüncesiyle katılmıyorum.
Davacı vekili, 23.09.2020 tarihli celsede alacak miktarını belirlemek üzere davayı ıslah etmek için süre talep etmiştir. Ancak yerel mahkemece, davacı tarafın iradesine uygun bir ıslah süresi verilmesi yerine, doğrudan "tamamlama harcı" yatırılması yönünde hatalı bir ara karar kurulmuştur.Zira davanın “belirsiz alacak davası olarak açılmış olması" ve "ıslah süresi yada davadaki miktarı belirlemesi yerine tamamlama harcı süresi verilmesi"usul ve yasaya aykırıdır.
Islah, taraflardan birinin yapmış olduğu bir usul işlemini tamamen veya kısmen düzeltmesine imkan tanıyan, hak arama hürriyetiyle doğrudan bağlantılı bir müessesedir. Davacı tarafın açıkça ıslah süresi istemesine rağmen, mahkemenin usule aykırı şekilde sadece harç tamamlama süresi vermesi ve ardından ıslah yapılmadığı gerekçesiyle davanın kısmen reddine karar vermesi, davacının davayı genişletme ve haklılığını ispat etme hakkını elinden almıştır.
Çoğunluk görüşünde sadece maddi tazminatın hesaplanma yöntemi ele alınmıştır. Oysa ki, usul ekonomisi ve adil yargılanma hakkı gereğince; davacıya usulüne uygun ıslah hakkı tanınmadan, sadece bilirkişi raporundaki eksiklik üzerinden bir bozma yapılması eksiktir. Davacının ıslah hakkını kullanmasına engel olan bu usul hatası, kararın öncelikli bozma nedeni olmalıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin ıslah hakkına yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu yönden de bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun sadece hesaplama yöntemine ilişkin bozma kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.
Kaynak: Yargıtay Karar Arama. Karar, Yargıtay tarafından kişisel veriler gizlenerek yayımlanmıştır.
İlgili hukuki terimler
4. Hukuk Dairesinin diğer kararları
- Zorunlu mali sorumluluk sigortası — 2025/17419 K. (25.12.2025)
⚠️ Önemli
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya hukuki görüş niteliği taşımaz ve herhangi bir avukat–müvekkil ilişkisi kurmaz.
İçerik, yayın ve son güncelleme tarihindeki mevzuata göre hazırlanmıştır; mevzuat ve yargı kararları zamanla değişebilir. Bu bilgilere dayanılarak yapılan işlem ve verilen kararlardan Dava Rehberi sorumlu değildir.
Kendi durumunuza ilişkin karar vermeden önce bir avukata danışmanız önerilir. Avukatlık ücretini karşılayamayacak durumdaysanız bulunduğunuz yerdeki baronun Adli Yardım Bürosu'na başvurabilirsiniz.
Sitemizle ilgili iletişim bilgilerine İletişim sayfasından ulaşabilirsiniz.