Avukatlık Ücreti: Sözleşme, Mahkeme Giderleri ve Adli Yardım

8 dakika okuma Son güncelleme: 14 Ekim 2026

Kısaca

Avukatlık ücreti, avukatla yaptığınız anlaşmaya göre belirlenir; ancak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin altında kararlaştırılamaz. Kendi avukatınızın ücreti, mahkeme harçları ve karşı taraf lehine hükmedilen vekâlet ücreti farklı kalemlerdir. Davayı kaybederseniz kural olarak yargılama giderlerini de üstlenirsiniz. Ücreti karşılayamıyorsanız baronun adli yardım hizmetine başvurabilirsiniz (1136 sayılı Avukatlık Kanunu md. 164, 178; HMK md. 323, 326).

Avukatlık ücreti hangi ödemeyi ifade eder?

Bir dava için bütçe hazırlarken tek bir “avukat parası” düşünmek yanıltıcı olabilir. Kendi avukatınızla kararlaştırdığınız ücret, size sunulan hukuki yardımın karşılığıdır. Mahkemenin davanın sonunda karşı taraf lehine belirlediği vekâlet ücreti ise ayrı bir kalemdir. Buna mahkeme harçları, bilirkişi ve tebligat gibi giderler de eklenebilir. Bu ödemeler aynı hukuki temele dayanmaz (1136 sayılı Avukatlık Kanunu md. 164; HMK md. 323, 330).

Bu rehberdeki yargılama giderleri açıklamaları hukuk davalarının genel kurallarına ilişkindir. Hukuk davalarında mahkeme, tarafların haklılık durumuna göre giderlerin hangi tarafa yükletileceğini belirler. Kendi avukatınıza karşı ücret borcunuz ise avukatlık sözleşmesinin kapsamına göre değerlendirilir. Dolayısıyla davayı kazanmak, sözleşmeyle üstlendiğiniz ücret borcunun kendiliğinden ortadan kalkması anlamına gelmez (HMK md. 326; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu md. 163, 164).

Ödeme kalemi Neyi karşılar?
Sözleşmeye dayalı avukatlık ücreti Avukatınızın üstlendiği hukuki yardımın karşılığıdır; kapsamı ve tutarı sözleşmeyle belirlenir (1136 sayılı Avukatlık Kanunu md. 163, 164).
Karşı vekâlet ücreti Mahkemenin tarife üzerinden belirlediği ve yargılama giderleri içinde değerlendirdiği avukatlık ücretidir (HMK md. 323, 330).
Diğer dava giderleri Harç, tebligat, bilirkişi, keşif ve benzeri yargılama giderlerini kapsar (HMK md. 323).

Avukatlık ücreti nasıl belirlenir?

Avukat ile iş sahibi, ücretin tutarını ve hukuki yardımın kapsamını sözleşmede belirleyebilir. Buradaki “iş sahibi”, avukattan hukuki yardım isteyen kişidir. Sözleşmenin belirli bir hukuki yardımı ve bir tutarı veya değeri kapsaması gerekir. Yalnızca bir görüşme yapılması ile bir davanın takip edilmesi aynı kapsamda değildir; neyin üstlenildiğinin açıkça belirtilmesi, ücret tartışmalarını azaltır (1136 sayılı Avukatlık Kanunu md. 163).

Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi, avukatlık ücretleri bakımından uygulanacak alt sınırları belirleyen tarifedir. Tarifenin altında ücret kararlaştırılamaz; ücretsiz iş üstlenilmesi durumunda ise bunun baro yönetim kuruluna bildirilmesi gerekir. Tarife, her dosya için herkesin aynı ücreti ödeyeceği anlamına gelmez. Ücret anlaşması bu alt sınır ve diğer kanuni sınırlamalar içinde yapılır (1136 sayılı Avukatlık Kanunu md. 164, 168).

Dava veya hükmolunacak şeyin değeri üzerinden yüzdelik bir ücret de kararlaştırılabilir; bu oran yüzde yirmi beşi aşamaz. Ancak para dışındaki dava konusu mal veya hakkın bir bölümünün doğrudan avukata ait olacağı kararlaştırılamaz. Örneğin bir taşınmazın belirli payının ücret olarak avukata bırakılması ile taşınmazın değeri üzerinden para olarak ücret hesaplanması aynı şey değildir (1136 sayılı Avukatlık Kanunu md. 164).

Yazılı ücret sözleşmesi neden yararlıdır?

Avukatlık sözleşmesinin yazılı olmaması, sözleşmenin hiçbir şekilde ispatlanamayacağı anlamına gelmez; kanun, yazılı olmayan anlaşmaların genel hükümlere göre ispatını kabul eder. Bununla birlikte sizin açınızdan yazılı bir metin, hangi iş için ne kadar ödeme yapacağınızı anlamayı kolaylaştırır. Metinde dava konusu, üstlenilen işlemler ve ücretin belirlenme yöntemi açıkça yer almalıdır (1136 sayılı Avukatlık Kanunu md. 163).

Sözleşme taslağını incelerken şu soruları sorun: Ücret yalnızca danışmanlık için mi, yoksa dava takibi için mi? İstinaf, yani kararın üst mahkemede incelenmesi, anlaşmanın kapsamında mı? İcra takibi ayrıca ücretlendirilecek mi? Kanun, sözleşmede aksi belirtilmedikçe kararlaştırılan ücretin üstlenilen işin karşılığı olduğunu; bağlantılı olsa bile başka dava, takip veya hukuki yardımın ayrı ücrete tabi olduğunu düzenler (1136 sayılı Avukatlık Kanunu md. 173).

Ücretin peşin mi, taksitle mi ödeneceğini; ödemelerin hangi aşamalarda yapılacağını ve gider avansının nasıl karşılanacağını da netleştirin. “Her şey dâhil” gibi genel bir ifade yerine kalemlerin ayrı ayrı yazılmasını istemek daha anlaşılır bir kayıt sağlar. Özellikle dava için yapılacak giderlerin avukatlık ücretinden ayrı olduğu dikkate alınmalıdır (1136 sayılı Avukatlık Kanunu md. 163, 173).

Ücret hiç kararlaştırılmadıysa ne olur?

Ücret hakkında anlaşma yapılmamış olması, sunulan hukuki yardımın mutlaka ücretsiz olduğu anlamına gelmez. Kanun; ücretin kararlaştırılmadığı, yazılı ücret sözleşmesinin bulunmadığı veya ücret hükmünün belirsiz, tartışmalı ya da geçersiz olduğu durumlar için belirleme kuralları getirir. Para ile ölçülemeyen dava ve işlerde Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uygulanır (1136 sayılı Avukatlık Kanunu md. 164).

Para ile ölçülebilen dava ve işlerde ise asgari tarifenin altında kalmamak üzere, davanın kazanılan bölümü için avukatın emeği dikkate alınır. Ücret, kararın kesinleştiği tarihteki dava konusu değerinin yüzde onu ile yüzde yirmisi arasında belirlenir. Bu kural, her sözleşmede kendiliğinden aynı oranın uygulanacağı anlamına gelmez; kanunda belirtilen anlaşma eksikliği veya uyuşmazlık durumlarına ilişkindir (1136 sayılı Avukatlık Kanunu md. 164).

Davayı kazanan veya kaybeden kimlere ödeme yapar?

Hukuk davalarında, kanunda belirtilen istisnalar dışında, yargılama giderleri aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilir. Tarafların her biri kısmen haklı çıkmışsa giderler haklılık oranına göre paylaştırılır. Dolayısıyla bir talebiniz kabul edilirken diğerinin reddedilmesi, giderlerin tamamının tek tarafa bırakılmamasına yol açabilir. Avukatla takip edilen davalarda belirlenen vekâlet ücreti de yargılama giderleri arasındadır (HMK md. 323, 326).

Mahkemenin karşı tarafa yüklediği vekâlet ücretinin, avukatınızla yaptığınız sözleşmedeki ücretle aynı tutarda olması gerekmez. Mahkeme bu ücreti tarife üzerinden belirler ve taraf lehine hükmeder; Avukatlık Kanunu ise karşı tarafa yüklenen bu ücretin avukata ait olduğunu düzenler. Bu nedenle “Davayı kazanırsam avukatıma hiçbir ücret ödemem” varsayımıyla hareket etmeyin; sözleşmenizdeki ücret düzenlemesini ayrıca inceleyin (HMK md. 330; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu md. 164).

Kurgusal örnek: Ayşe Hanım, bir alacak davasını takip etmesi için avukatıyla ücret sözleşmesi yapmıştır. Davası tamamen reddedilirse, kendi avukatına karşı sözleşmeden kaynaklanan ücret borcu ayrıca değerlendirilir. Bunun yanında, karşı taraf davayı avukatla takip etmişse mahkemece belirlenen karşı vekâlet ücreti ve diğer yargılama giderleri de kural olarak Ayşe Hanım'a yükletilir. Bunlar birbirinden farklı ödeme kalemleridir (1136 sayılı Avukatlık Kanunu md. 163, 164; HMK md. 323, 326, 330).

Mahkeme masrafları avukatlık ücretine dâhil mi?

Dava açılması ve yürütülmesi için gereken giderler, avukatlık ücretiyle karıştırılmamalıdır. Avukatlık Kanunu, işin yapılması için gereken giderlerin iş sahibinin sorumluluğunda olduğunu ve avukatın bunları önceden isteyebileceğini düzenler. Hukuk davası açılırken yargılama harçları ile gider avansının ödenmesi de ayrı bir usul yükümlülüğüdür. Ücret teklifi alırken hangi ödemenin hizmet bedeli, hangisinin gider avansı olduğunu sorun (1136 sayılı Avukatlık Kanunu md. 173; HMK md. 120).

Avukatla çalışmayı bırakırsanız ücret ne olur?

Azil, avukatın görevine iş sahibi tarafından son verilmesidir. Avukat azledildiğinde kural olarak ücretin tamamı ödenir; ancak azil avukatın kusuru veya ihmali nedeniyle yapılmışsa ücretin ödenmesi gerekmez. Bu nedenle yalnızca “Dosyamı başka avukata verdim” demek, önceki avukata karşı ücret yükümlülüğünü kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Ayrılma sebebi ve buna ilişkin belgeler değerlendirmede belirleyicidir (1136 sayılı Avukatlık Kanunu md. 174).

Avukatın işi bırakması bakımından da ayrı bir kural vardır: Üstlendiği işi haklı sebep olmaksızın takipten vazgeçen avukat ücret isteyemez ve peşin aldığı ücreti geri vermek zorundadır. Ücret peşin ödenmesi gerekirken ödenmezse avukat işe başlamak zorunda değildir. Bu iki durumun aynı olmadığını göz önünde tutarak sözleşme, ödeme kayıtları ve yazışmaları birlikte değerlendirin (1136 sayılı Avukatlık Kanunu md. 174).

Avukatlık ücretini karşılayamıyorsanız adli yardım

Avukatlık hizmetinin ücretini karşılayamıyorsanız baronun Adli Yardım Bürosuna başvurabilirsiniz. Başvuruda, isteğinizin haklı olduğunu gösteren deliller ile hizmet ücretini karşılayamayacağınızı gösteren bilgi ve belgeler istenir. Başvurunun kabulü hâlinde gerekli avukatlık hizmetinin sağlanması için görevlendirme yapılır. Adli yardım, yalnızca başvuru yapılmasıyla otomatik olarak avukat atanacağı anlamına gelmez (1136 sayılı Avukatlık Kanunu md. 176, 178, 179).

Mahkeme giderleri için adli yardım ise ayrıca değerlendirilir. Kendinizin ve ailenizin geçimini ciddi biçimde zorlaştırmadan gerekli giderleri karşılayamıyorsanız ve talebiniz açıkça dayanaktan yoksun değilse mahkemeden adli yardım isteyebilirsiniz. Bu yardım, yargılama giderlerinden geçici muafiyet ve gerekli giderlerin devletçe avans olarak karşılanması gibi imkânlar sağlayabilir. Talep, davanın görüleceği mahkemeye; icra takibinde ise takibin yapılacağı yerdeki icra mahkemesine sunulur (HMK md. 334, 335, 336).

Avukatlık ücreti için yazılı sözleşme şart mı?
Yazılı olmayan avukatlık anlaşmaları genel hükümlere göre ispatlanabilir. Ancak ücretin tutarını, ödeme biçimini ve üstlenilen işin kapsamını yazılı olarak belirlemek, anlaşmazlıkların değerlendirilmesini kolaylaştırır (1136 sayılı Avukatlık Kanunu md. 163).
Davayı kazanırsam kendi avukatıma ücret ödemem gerekir mi?
Avukatınıza karşı ücret yükümlülüğünüz sözleşmenize göre değerlendirilir. Karşı tarafa yüklenen vekâlet ücreti ayrı bir kalemdir ve kanuna göre avukata aittir. Davayı kazanmak sözleşme ücretini kendiliğinden ortadan kaldırmaz (1136 sayılı Avukatlık Kanunu md. 163, 164; HMK md. 330).
Avukat dava değerinin bir yüzdesini ücret olarak alabilir mi?
Dava veya hükmolunacak şeyin değeri üzerinden yüzde yirmi beşi aşmayan bir ücret kararlaştırılabilir. Ancak para dışındaki dava konusu mal veya hakkın bir bölümünün avukata ait olacağı kararlaştırılamaz (1136 sayılı Avukatlık Kanunu md. 164).
Avukatımı değiştirirsem önceki avukata ücret öder miyim?
Avukatın azli hâlinde kural olarak ücretin tamamı ödenir. Azil avukatın kusuru veya ihmali nedeniyle yapılmışsa ücretin ödenmesi gerekmez. Bu nedenle değişikliğin gerekçesi ayrıca değerlendirilmelidir (1136 sayılı Avukatlık Kanunu md. 174).
Barodan avukat atanması mahkeme masraflarını da kaldırır mı?
Baronun avukatlık hizmeti için sağladığı adli yardım ile mahkemenin yargılama giderlerine ilişkin adli yardımı farklı düzenlemelerdir. Mahkeme giderleri bakımından ayrıca ilgili mahkemeden adli yardım talep edebilirsiniz; bu talep kanundaki mali durum ve haklılık koşullarına göre değerlendirilir (1136 sayılı Avukatlık Kanunu md. 178, 179; HMK md. 334, 335, 336).

Bu Yazıda Dayanılan Mevzuat

Bu yazıda geçen hukuki terimler

Editör ekibi

⚠️ Önemli

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya hukuki görüş niteliği taşımaz ve herhangi bir avukat–müvekkil ilişkisi kurmaz.

İçerik, yayın ve son güncelleme tarihindeki mevzuata göre hazırlanmıştır; mevzuat ve yargı kararları zamanla değişebilir. Bu bilgilere dayanılarak yapılan işlem ve verilen kararlardan Dava Rehberi sorumlu değildir.

Kendi durumunuza ilişkin karar vermeden önce bir avukata danışmanız önerilir. Avukatlık ücretini karşılayamayacak durumdaysanız bulunduğunuz yerdeki baronun Adli Yardım Bürosu'na başvurabilirsiniz.

Sitemizle ilgili iletişim bilgilerine İletişim sayfasından ulaşabilirsiniz.

Bu yazı faydalı oldu mu?

Hata bildir

İlgili Yazılar

Çerezler kullanıyoruz

Bu site, düzgün çalışması ve deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Ayrıntılar