Görevli Mahkeme Nasıl Belirlenir?

7 dakika okuma Son güncelleme: 14 Ekim 2026

Kısaca

Görevli mahkeme, uyuşmazlığın konusuna ve bazı durumlarda tarafların niteliğine göre belirlenir. Asliye hukuk mahkemesi genel görevli mahkeme olmakla birlikte iş, tüketici, aile ve ticaret uyuşmazlıkları için özel mahkemeler bulunur. Görev kuralları kamu düzenindendir; mahkeme bunu kendiliğinden inceleyebilir. Görev ile yetki aynı şey değildir.

Görevli mahkeme ne demektir?

Görevli mahkeme, belirli bir uyuşmazlık türüne bakmaya kanunen yetkili mahkemedir. Örneğin bir işçilik alacağı, tüketici işlemi veya boşanma davası için her hukuk mahkemesi aynı görev alanına sahip değildir. Görevin belirlenmesinde çoğunlukla uyuşmazlığın hukuki niteliği, tarafların sıfatı ve talebin dayandığı ilişki dikkate alınır. Hukuk mahkemelerinin görevi kanunla belirlenir; taraflar kendi aralarında anlaşarak görevli mahkemeyi değiştiremez (HMK md. 1).

Görev kavramı, yetki kavramından farklıdır. Görev, davaya hangi tür mahkemenin bakacağını gösterir; yetki ise aynı tür mahkemelerden hangisinin yer bakımından davaya bakacağını belirler. Örneğin uyuşmazlık türü bakımından asliye hukuk mahkemesi görevliyse, bundan sonra davanın hangi il veya ilçedeki asliye hukuk mahkemesinde açılacağı ayrıca değerlendirilir. Bu yazı esas olarak görev konusunu açıklar.

Asliye hukuk mahkemesi ne zaman görevlidir?

Asliye hukuk mahkemesi, özel bir mahkemenin görev alanına bırakılmayan ve başka bir hukuk mahkemesinin görevine girmeyen dava ve işlerde genel görevli mahkemedir (HMK md. 2). Bu nedenle bir uyuşmazlık için özel görev kuralı bulunup bulunmadığı önce araştırılır. Özel bir düzenleme yoksa, uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesinin genel görev alanında olması mümkündür.

Sulh hukuk mahkemesi ise dava konusunun değerine bakılmaksızın kanunda sayılan davalara bakar: kira ilişkisinden doğan alacak davaları dâhil tüm kira uyuşmazlıkları (ilamsız icra yoluyla tahliye hariç), ortaklığın giderilmesi davaları, yalnız zilyetliğin korunmasına yönelik davalar ve kanunların sulh hukuk mahkemesini görevlendirdiği işler (HMK md. 4). Sadece davanın başlığındaki ifadeye bakarak görev belirlemek doğru değildir.

Özel görevli mahkemeler

İş mahkemesi: İşçi ile işveren arasındaki iş ilişkisinden veya İş Kanunu kapsamındaki bazı uyuşmazlıklardan doğan dava ve işlere iş mahkemeleri bakar. İş mahkemelerinin görev alanı, iş ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenir (7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu md. 5). İşçilik alacağı, işe iade veya hizmet ilişkisinden doğan taleplerde görev değerlendirmesi yapılırken tarafların arasındaki ilişkinin gerçekten iş ilişkisi olup olmadığı önem taşır.

Tüketici mahkemesi: Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğan uyuşmazlıklara tüketici mahkemeleri bakar. Tüketici işlemi, tüketici ile ticari veya mesleki amaçla hareket eden kişi ya da kuruluş arasındaki işlemleri kapsayabilir. Uyuşmazlığın tüketici işlemi sayılıp sayılmayacağı, tarafların niteliği ve işlemin amacı birlikte değerlendirilerek belirlenir (6502 sayılı Kanun md. 73).

Aile mahkemesi: Boşanma, nafaka, velayet, mal rejimi ve aile hukukundan doğan benzeri uyuşmazlıklar, kanunda belirtilen kapsam içinde aile mahkemelerinin görevine girer (4787 sayılı Kanun md. 4). Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde davanın hangi mahkeme tarafından aile mahkemesi sıfatıyla görüleceği ayrıca teşkilat ve görevlendirme kurallarına bağlı olabilir.

Asliye ticaret mahkemesi: Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile kanunda ticari dava sayılan bazı uyuşmazlıklar ticaret mahkemesinin görev alanına girebilir (TTK md. 4). Ticari davalarda görev, yalnızca taraflardan birinin tacir olup olmadığına bakılarak belirlenmez; uyuşmazlığın ticari işletmeyle bağlantısı ve kanundaki özel düzenlemeler de incelenir. Ticaret mahkemelerinin görevi ayrıca Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenmiştir (TTK md. 5).

İdari yargı ile adli yargı arasındaki fark

Görev değerlendirmesi yalnızca hukuk mahkemeleri arasında yapılmaz. Kamu kurumlarının kamu gücüne dayanarak yaptığı idari işlemler ve bazı idari eylemlerden doğan uyuşmazlıklar idari yargının görev alanına girebilir. İdare mahkemeleri, kanunlarda başka bir yargı merciine bırakılmayan idari işlemler ve idari eylemler bakımından görevli olabilir; vergi mahkemeleri ise vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler ile bunlara ilişkin 6183 sayılı Kanun uygulamasından doğan davalara bakar (2576 sayılı Kanun md. 5, 6).

İdari davaların kapsamı; iptal davaları, tam yargı davaları ve idari sözleşmelerden doğan bazı uyuşmazlıklar bakımından İYUK’ta düzenlenmiştir (2577 sayılı Kanun md. 2). Bir kamu kurumuyla yaşanan her uyuşmazlık otomatik olarak idari yargının görev alanına girmez. Özel hukuk sözleşmesi, kira ilişkisi veya haksız fiil gibi bir hukuki sebep varsa adli yargının görevli olması da mümkündür. Bu ayrım, işlemin veya ilişkinin hukuki niteliğine göre yapılır.

Ceza davalarında görevli mahkeme

Ceza yargılamasında görevli mahkeme, isnat edilen suçun kanundaki ceza sınırına, suçun niteliğine ve varsa özel görev kurallarına göre belirlenir. Ceza mahkemelerinin görevine ilişkin kurallar kanunla düzenlenir (CMK md. 3). Bu nedenle aynı kişinin farklı suçlamalarla karşılaşması hâlinde her suç bakımından görev değerlendirmesi ayrı yapılabilir.

Davaya bakan ceza mahkemesi, görevli olup olmadığına kovuşturma evresinin her aşamasında kendiliğinden karar verebilir; görev konusunda mahkemeler arasında uyuşmazlık çıkarsa görevli mahkemeyi ortak yüksek görevli mahkeme belirler (CMK md. 4). Görev sorunu, ceza davasının hangi mahkemede görülmesi gerektiğiyle ilgilidir; yetki sorunu ise aynı tür ceza mahkemeleri arasındaki yer bağlantısıyla ilgilidir.

Görevsizlik kararı verilirse ne olur?

Hukuk yargılamasında mahkemenin görevli olması bir dava şartıdır (HMK md. 114). Dava şartı, mahkemenin davanın esasını inceleyebilmesi için bulunması gereken ön koşuldur. Mahkeme, görev şartının bulunmadığını tespit ederse davayı usulden sonuçlandırabilir; bu inceleme tarafların itirazı olmasa da yapılabilir (HMK md. 115).

Görevsizlik kararı verildiğinde dosya görevli mahkemeye kendiliğinden gitmez. Görevsizlik kararı kesinleştikten sonra (karar verildiği anda kesinse tebliğden, kanun yoluna başvurulup reddedilmişse ret kararının tebliğinden) iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurularak dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi istenmelidir; istenmezse dava açılmamış sayılır (HMK md. 20). Bu aşamada kararın hüküm bölümünü, kesinleşme durumunu ve mahkemenin belirttiği işlemleri dikkatle kontrol etmeniz gerekir. Bir görevsizlik kararından sonra ne yapılacağı, kararın türüne ve somut dosyadaki usule göre değişebilir.

Görevli mahkeme nasıl araştırılır?

Önce talebinizi tek cümleyle tanımlayın: Bir alacağın ödenmesi mi, sözleşmenin feshi mi, boşanma mı, idari işlemin iptali mi, ceza sorumluluğunun belirlenmesi mi? Ardından tarafların kim olduğunu ve aralarındaki ilişkinin iş, tüketici, ticari, aile veya kamu hukuku ilişkisi olup olmadığını belirleyin. Son olarak özel bir kanunun belirli bir mahkemeyi görevli kılıp kılmadığını kontrol edin.

Uyuşmazlık türü Genel görev değerlendirmesi
Özel bir mahkemeye bırakılmayan hukuk davası Asliye hukuk mahkemesi (HMK md. 2)
Kanunda sayılan kira ve benzeri işler Sulh hukuk mahkemesi (HMK md. 4)
İş ilişkisinden doğan uyuşmazlık İş mahkemesi (7036 sayılı Kanun md. 5)
Tüketici işlemi veya tüketici uygulaması Tüketici mahkemesi (6502 sayılı Kanun md. 73)
Aile hukukundan doğan uyuşmazlık Aile mahkemesi (4787 sayılı Kanun md. 4)
Ticari dava niteliğindeki uyuşmazlık Asliye ticaret mahkemesi (TTK md. 4-5)
İdari işlem veya idari eylemden doğan dava İdari yargı; uyuşmazlığın türüne göre idare veya vergi mahkemesi (2576 sayılı Kanun md. 5, 6; 2577 sayılı Kanun md. 2)

Kurgusal örnek olay

Örneğin, Ayşe Hanım bir mağazadan mesleki amacı olmadan aldığı buzdolabının ayıplı çıktığını ve satıcının talebini karşılamadığını düşünelim. Uyuşmazlığın tarafları ve işlemin amacı tüketici işlemi niteliğini taşıyorsa, görevli mahkeme tüketici mahkemesi olabilir (6502 sayılı Kanun md. 73). Ayşe Hanım’ın aynı olay için doğrudan asliye hukuk mahkemesine başvurması hâlinde mahkeme öncelikle görev meselesini değerlendirecektir. Bu örnek kurgusaldır; gerçek dosyada sözleşme, tarafların sıfatı ve talebin içeriği ayrıca incelenir.

Görev belirlenirken yalnızca dava konusu malın veya paranın değeri dikkate alınmaz. Uyuşmazlığın hangi hukuki ilişkiden doğduğu ve kanunun özel bir mahkeme öngörüp öngörmediği daha belirleyicidir. Tereddüt hâlinde dava dilekçesinin hazırlanması ve görevsizlik kararının olası sonuçları bakımından bir avukata danışabilirsiniz. Avukatlık ücretini karşılayamıyorsanız baronun Adli Yardım Bürosuna başvuru şartlarını araştırabilirsiniz.

Görevli mahkeme ile yetkili mahkeme aynı mıdır?
Hayır. Görev, uyuşmazlığa hangi tür mahkemenin bakacağını; yetki ise aynı tür mahkemelerden hangisinin yer bakımından davaya bakacağını ifade eder.
Görev itirazı yapılmasa da mahkeme görevsizlik kararı verebilir mi?
Hukuk yargılamasında görev, dava şartı olarak mahkeme tarafından kendiliğinden incelenebilir. Bu nedenle taraflar itiraz etmese de görev sorunu değerlendirilebilir (HMK md. 114-115).
Her alacak davası asliye hukuk mahkemesinde mi açılır?
Hayır. Alacağın kaynağı iş ilişkisi, tüketici işlemi, ticari iş veya başka bir özel hukuki ilişkiyse özel görev kuralları uygulanabilir.
Kamu kurumuna karşı açılan her dava idare mahkemesinde mi görülür?
Hayır. Uyuşmazlığın idari işlem veya idari eylemden doğup doğmadığı incelenir. Kamu kurumuyla özel hukuk ilişkisi varsa adli yargı görevli olabilir.
Görevsizlik kararı verilirse dava kendiliğinden doğru mahkemeye gider mi?
Hayır. Görevsizlik kararı kesinleştikten sonra (karar verildiği anda kesinse tebliğden, kanun yoluna başvurulup reddedilmişse ret kararının tebliğinden) iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurularak dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi istenmelidir; istenmezse dava açılmamış sayılır (HMK md. 20).

Bu Yazıda Dayanılan Mevzuat

Bu yazıda geçen hukuki terimler

Editör ekibi

⚠️ Önemli

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya hukuki görüş niteliği taşımaz ve herhangi bir avukat–müvekkil ilişkisi kurmaz.

İçerik, yayın ve son güncelleme tarihindeki mevzuata göre hazırlanmıştır; mevzuat ve yargı kararları zamanla değişebilir. Bu bilgilere dayanılarak yapılan işlem ve verilen kararlardan Dava Rehberi sorumlu değildir.

Kendi durumunuza ilişkin karar vermeden önce bir avukata danışmanız önerilir. Avukatlık ücretini karşılayamayacak durumdaysanız bulunduğunuz yerdeki baronun Adli Yardım Bürosu'na başvurabilirsiniz.

Sitemizle ilgili iletişim bilgilerine İletişim sayfasından ulaşabilirsiniz.

Bu yazı faydalı oldu mu?

Hata bildir

İlgili Yazılar

Çerezler kullanıyoruz

Bu site, düzgün çalışması ve deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Ayrıntılar