İstifa eden işçi kıdem tazminatı alabilir mi?

3 dakika okuma Son güncelleme: 14 Ekim 2026

Kısa cevap

İstifa eden işçi kural olarak kıdem tazminatı alamaz. Ancak işçinin işverenden kaynaklanan haklı bir nedenle iş sözleşmesini feshetmesi, zorunlu askerlik nedeniyle ayrılması, emeklilik için gerekli şartları tamamlaması veya kadın işçinin evlenmesi gibi kanunda sayılan durumlarda kıdem tazminatı hakkı doğabilir (1475 sayılı Kanun md. 14; 4857 sayılı İş Kanunu md. 24).

İstifa eden işçi normalde kıdem tazminatı alamaz

İstifa, işçinin iş sözleşmesini kendi isteğiyle sona erdirmesidir. İşçinin herhangi bir haklı neden göstermeden işten ayrılması halinde kıdem tazminatı hakkı kural olarak doğmaz. Kıdem tazminatı bakımından ayrıca aynı işverene bağlı en az bir yıllık çalışma şartı da aranır (1475 sayılı İş Kanunu md. 14).

Hangi durumlarda istifa eden işçi kıdem tazminatı alabilir?

İşçi, işverenin davranışı veya çalışma koşulları nedeniyle kanunda belirtilen haklı nedenlerden biri varsa sözleşmesini derhal feshedebilir. Örneğin ücretin kanuna veya sözleşmeye uygun hesaplanmaması ya da ödenmemesi, çalışma şartlarının uygulanmaması veya işçinin sağlık durumunun iş nedeniyle tehlikeye girmesi gibi haller bu kapsamda değerlendirilebilir. Böyle bir fesih, sıradan istifadan farklıdır ve şartları varsa kıdem tazminatı talep edilebilir (4857 sayılı İş Kanunu md. 24).

1475 sayılı Kanunun yürürlükte kalan 14. maddesinde bazı özel ayrılma halleri de düzenlenir. İşçinin zorunlu askerlik hizmeti nedeniyle ayrılması, yaş dışındaki emeklilik şartlarını tamamlayarak kendi isteğiyle işten ayrılması veya emeklilik aylığı ya da toptan ödeme almak amacıyla ayrılması bu haller arasındadır. Kadın işçi, evlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde işten ayrılırsa ve diğer kıdem şartı da varsa kıdem tazminatı gündeme gelebilir (1475 sayılı İş Kanunu md. 14).

Kurgusal örnek

Örneğin, Ayşe Hanım aynı işverene bağlı olarak bir yıldan uzun süre çalışmış ve evlendikten sonra işinden ayrılmış olsun. Ayrılma nedeni evlilikse ve işten ayrılma evlenme tarihinden itibaren bir yıl içinde gerçekleşmişse, kıdem tazminatı talep edebilir. Buna karşılık, yalnızca başka bir iş bulduğu için istifa eden ve kanunda belirtilen özel durumlardan birine dayanmayan işçinin kıdem tazminatı istemesi kural olarak mümkün değildir.

Kıdem tazminatı hakkının doğup doğmadığı; iş sözleşmesinin nasıl sona erdiğine, çalışma süresine, ayrılma nedenine ve bu nedenin kanıtlanıp kanıtlanamadığına göre değerlendirilir. Bu nedenle istifa dilekçesi vermeden önce ayrılma nedeninin 1475 sayılı Kanunun 14. maddesi veya 4857 sayılı İş Kanununun 24. maddesi kapsamına girip girmediği incelenmelidir. Ücreti karşılayamayan kişiler baronun Adli Yardım Bürosuna başvurabilir.

Başka bir işe geçmek için istifa eden işçi kıdem tazminatı alabilir mi?
Başka bir işe geçmek amacıyla ve haklı neden olmadan istifa eden işçi kural olarak kıdem tazminatı alamaz. Yeni iş bulmuş olmak tek başına kıdem tazminatı hakkı doğurmaz.
Kadın işçi evlenince istifa ederse kıdem tazminatı alabilir mi?
Kadın işçi, evlenme tarihinden itibaren bir yıl içinde bu nedenle işten ayrılırsa ve aynı işverene bağlı en az bir yıllık çalışma şartı da varsa kıdem tazminatı talep edebilir (1475 sayılı İş Kanunu md. 14).
Ücret ödenmediği için istifa eden işçi kıdem tazminatı alabilir mi?
Ücretin kanuna veya sözleşmeye uygun hesaplanmaması ya da ödenmemesi, şartları varsa işçiye haklı nedenle fesih imkânı verebilir. Haklı nedenin ve çalışma süresinin kanıtlanması halinde kıdem tazminatı talep edilebilir (4857 sayılı İş Kanunu md. 24; 1475 sayılı İş Kanunu md. 14).

Bu Yazıda Dayanılan Mevzuat

Bu yazıda geçen hukuki terimler

İlgili Yargı Kararları

Kararlar konunun yargıda nasıl değerlendirildiğini göstermek içindir; her dosya kendi koşullarına göre ayrıca incelenir.

Mahkeme: Yargıtay , 9. Hukuk Dairesi
Tarih: 23.12.2025
Esas No: 2025/9059
Karar No: 2025/10261

Davacı işçinin iş sözleşmesi, sosyal medyada üyesi olduğu sendikanın başkanı hakkında yaptığı ağır ifadeli yorum gerekçesiyle 4857 sayılı İş Kanunu md. 25/II uyarınca tazminatsız feshedilmiştir. İlk derece mahkemesi feshin haklı nedene dayanmadığını kabul ederek kıdem ve ihbar tazminatına hükmetmiş, bölge adliye mahkemesi ise bu davranışın sadakat borcuna aykırı olduğu ve işyeri huzurunu bozduğu gerekçesiyle davayı reddetmiştir.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi bölge adliye mahkemesi kararını bozmuştur. Daireye göre, işyerinin çalışanı olmayan sendika başkanına yönelik bu söylem, işveren bakımından İş Kanunu md. 25/II-(e)'deki doğruluk ve bağlılığa aykırılık boyutuna ulaşmamaktadır. Paylaşımın toplu iş sözleşmesi görüşmelerini nasıl olumsuz etkilediği ve işyerindeki çalışma barışının bozulduğu somut olarak ispatlanamamıştır. Haklı fesih iddiasını ispat yükü işverendedir; ispatlanamadığı için işçinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı kabul edilmelidir.

Kararın önemi: İşyeri dışında yapılan sosyal medya paylaşımları, işverenle veya işyeriyle somut bağlantısı ve işyerine etkisi ispatlanmadıkça tek başına tazminatsız fesih için yeterli görülmeyebilir.

Mahkeme: Yargıtay , 9. Hukuk Dairesi
Tarih: 06.11.2025
Esas No: 2025/6610
Karar No: 2025/8609

Emeklilik nedeniyle işten çıkışı yapılan ve kıdem tazminatı ödenmeyen işçi, alacağı için icra takibi başlatmış; işverenin itirazı üzerine itirazın iptali davası açmıştır. Uyuşmazlık, kıdem tazminatına uygulanacak gecikme faizinin oranı ve hesaplama yöntemiyle ilgilidir.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 4857 sayılı İş Kanunu md. 120 yollamasıyla yürürlükte olan 1475 sayılı Kanun md. 14/11 uyarınca, kıdem tazminatı gününde ödenmezse mevduata uygulanan en yüksek faize hükmedilmesi gerektiğini hatırlatmıştır. Bankalarda en uzun vade bir yıl olduğundan esas alınacak oran, fesih tarihinde bankalarca bir yıllık mevduata uygulanan en yüksek faiz oranıdır. Gecikme bir yılı aşarsa her yılın başındaki bir yıllık mevduat faizinin en yüksek oranı ayrıca belirlenip uygulanır; yıl içindeki artış ve azalışlar dikkate alınmaz.

İlk derece mahkemesinin aylık değişen oranlarla hesap yapması ve bankalardan aylık vadeli mevduat oranlarının istenmesi hatalı bulunmuştur. Mahkemenin, davacının bildirdiği bankalardan fesih tarihinde bir yıllık mevduata fiilen uygulanan en yüksek oranı sorması ve faizi buna göre hesaplatması gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.

Editör ekibi

⚠️ Önemli

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya hukuki görüş niteliği taşımaz ve herhangi bir avukat–müvekkil ilişkisi kurmaz.

İçerik, yayın ve son güncelleme tarihindeki mevzuata göre hazırlanmıştır; mevzuat ve yargı kararları zamanla değişebilir. Bu bilgilere dayanılarak yapılan işlem ve verilen kararlardan Dava Rehberi sorumlu değildir.

Kendi durumunuza ilişkin karar vermeden önce bir avukata danışmanız önerilir. Avukatlık ücretini karşılayamayacak durumdaysanız bulunduğunuz yerdeki baronun Adli Yardım Bürosu'na başvurabilirsiniz.

Sitemizle ilgili iletişim bilgilerine İletişim sayfasından ulaşabilirsiniz.

Bu yazı faydalı oldu mu?

Hata bildir

İlgili Yazılar

Çerezler kullanıyoruz

Bu site, düzgün çalışması ve deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Ayrıntılar