Senet (bono) kaç yılda zamanaşımına uğrar?

2 dakika okuma Son güncelleme: 15 Ekim 2026 Mevzuat kontrolü: 15 Ekim 2026

Kısa cevap

Bonoyu düzenleyen kişiye karşı haklar, vadenin geldiği tarihten itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TTK md. 749, 779). Senedi ciro edenlere karşı süre, protesto tarihinden veya "gidersiz iade olunacaktır" kaydı varsa vadeden itibaren bir yıldır (TTK md. 749). Dava açmak veya icra takibi başlatmak zamanaşımını keser (TTK md. 750). Süre dolsa bile, düzenleyen sizin zararınıza zenginleştiği ölçüde bir yıl içinde sebepsiz zenginleşme davasıyla sorumlu tutulabilir (TTK md. 732).

Bono hangi kurallara tabidir?

Günlük dilde "senet" denilen belge çoğunlukla bonodur: düzenleyen kişinin belirli bir tarihte belirli bir parayı ödeme sözü verdiği kambiyo senedi. Kanun, poliçeye ilişkin zamanaşımı hükümlerinin bonolara da uygulanacağını açıkça belirtir (TTK md. 778). Bonoyu düzenleyen kişi, bir poliçeyi kabul eden gibi sorumludur (TTK md. 779).

Kime karşı kaç yıllık süre var?

Düzenleyene karşı: Bonoyu imzalayan borçluya karşı istemler, vadenin geldiği tarihten itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TTK md. 749, 779). Örneğin vadesi 10 Mart 2023 olan bir bono için süre 10 Mart 2026'da dolar.

Cirantalara karşı: Senedi elinde bulunduran hamilin, senedi kendisine ciro edenlere karşı istemleri, süresinde çekilen protesto tarihinden veya senette "gidersiz iade olunacaktır" kaydı varsa vadenin dolduğu tarihten itibaren bir yılda zamanaşımına uğrar. Bir cirantanın diğer cirantalara karşı istemleri ise senedi ödediği veya kendisine dava açıldığı tarihten itibaren altı ayda zamanaşımına uğrar (TTK md. 749).

Zamanaşımı nasıl kesilir?

Zamanaşımı; dava açılması, icra takibi talebinde bulunulması, davanın ihbar edilmesi veya alacağın iflas masasına bildirilmesiyle kesilir (TTK md. 750). Yani alacaklı süre dolmadan kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatırsa zamanaşımı durmaz, kesilir ve yeniden işlemeye başlar.

Borçluysanız ve size zamanaşımına uğramış bir bonoya dayanılarak ödeme emri gönderildiyse, bu itirazınızı süresinde ileri sürmeniz gerekir. Kambiyo senetlerine dayalı takipte borca itiraz süresi beş gündür ve itiraz icra mahkemesine yapılır (İİK md. 168, 169).

Süre dolunca alacak tamamen kaybolur mu?

Hayır. Zamanaşımı nedeniyle senetten doğan yükümlülük düşmüş olsa bile, düzenleyen kişi hamilin zararına zenginleştiği ölçüde ona karşı borçlu kalır. Bu sebepsiz zenginleşme istemi, senedin zamanaşımına uğradığı tarihi izleyen tarihten itibaren bir yıl içinde ileri sürülmelidir; sebepsiz zenginleşmediğini ispat yükü borçludadır (TTK md. 732, 778).

Kurgusal örnek: Mehmet Bey, Ayşe Hanım'a vadesi 1 Haziran 2022 olan bir bono verir ve ödemez. Ayşe Hanım 1 Haziran 2025'e kadar takip başlatmazsa senetten doğan hakkı zamanaşımına uğrar (TTK md. 749). Yine de 1 Haziran 2026'ya kadar, Mehmet Bey'in kendi zararına zenginleştiğini ileri sürerek sebepsiz zenginleşme davası açabilir (TTK md. 732).

Senet kaç yıl geçerlidir?
Bonoyu düzenleyen kişiye karşı haklar, vadenin geldiği tarihten itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TTK md. 749, 779).
İcra takibi senet zamanaşımını keser mi?
Evet. Dava açılması, takip talebinde bulunulması, davanın ihbarı veya alacağın iflas masasına bildirilmesi zamanaşımını keser (TTK md. 750).
Zamanaşımına uğramış senetle para istenebilir mi?
Senetten doğan hak düşse de borçlu, hamilin zararına zenginleştiği ölçüde sorumlu kalır; bu istem, zamanaşımı tarihini izleyen günden itibaren bir yıl içinde ileri sürülmelidir (TTK md. 732).
Senedi ciro edenlere karşı süre ne kadardır?
Hamilin cirantalara karşı istemleri, protesto tarihinden veya "gidersiz iade olunacaktır" kaydı varsa vadeden itibaren bir yılda zamanaşımına uğrar (TTK md. 749).

Bu Yazıda Dayanılan Mevzuat

Bu yazıda geçen hukuki terimler

İlgili Yargı Kararları

Kararlar konunun yargıda nasıl değerlendirildiğini göstermek içindir; her dosya kendi koşullarına göre ayrıca incelenir.

Mahkeme: Yargıtay , 11. Hukuk Dairesi
Tarih: 13.07.2026
Esas No: 2025/6009
Karar No: 2026/4174

Davacılar, davalı şirketin bonoya dayanarak başlattığı icra takibinde, kooperatifin yem alımı karşılığında verdiği bonolara konu borcun müşteri çekleriyle ödendiğini, diğer davacının adının sonradan bonoya eklenerek aval veren konumuna getirildiğini ileri sürerek borçlu olmadıklarının, olmazsa takas yoluyla borcun sona erdiğinin tespitini istemiştir. Davalı, alacağın kambiyo senedine dayandığını ve ödeme iddiasının yazılı belgeyle ispatlanması gerektiğini savunmuştur.

İlk derece mahkemesi, taraflar arasında aynı ticari ilişkiden kaynaklanan karşılıklı alacaklar bulunduğunu, kooperatifin davalı şirketten alacaklı olduğunun başka bir itirazın iptali davasında verilip kesinleşen kararla belirlendiğini tespit etmiştir. Takas definde bulunulan takibin, dava konusu takipten sonra başlatıldığını da dikkate alarak talep ile bağlı kalmak suretiyle davacıların takip konusu tutarda borçlu olmadığının tespitine karar vermiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu reddetmiştir.

Yargıtay, davacılardan birinin bonoda avalist sıfatını taşıdığını, diğer davacı kooperatifin takas defi sonucunda borcun bir kısmının ödenmiş olduğunu ve ödemenin borcu sona erdirdiğini belirterek kararı HMK md. 370/1 uyarınca kesin olarak ve oy birliğiyle onamıştır.

Mahkeme: Yargıtay , 11. Hukuk Dairesi
Tarih: 02.07.2026
Esas No: 2025/6456
Karar No: 2026/4094

Davacılar, davalının önceki bir icra takibindeki borca mahsuben kendilerinden teminat olarak bono aldığını, bu takipten tahsilat yapmasına rağmen bonoyu ayrıca takibe koyduğunu ileri sürerek bonodan dolayı borçlu olmadıklarının tespitini istemiştir. Davalı, davacıların borcu kabul ettiklerini ve daha önce açtıkları davalardan vazgeçtiklerini savunmuştur.

İlk derece mahkemesi, bilirkişi hesabına göre önceki takip dosyasındaki bakiye borcu dava tarihi itibarıyla belirlemiş, bono bedelinin bu bakiyeyi aşan kısmı yönünden davacıların borçlu olmadığının tespitine karar vermiş, fazlaya ilişkin talebi ve kötü niyet tazminatı taleplerini reddetmiştir. Bölge adliye mahkemesi, her davanın açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirileceğini, dava tarihinden sonra yapılan tahsilatların ve takip masraflarının infaz aşamasında icra müdürlüğünce gözetileceğini belirtmiştir. Davalının tazminat talebi yönünden ise, aynı dava için daha önce verilen ret kararına davalı istinaf başvurusunda bulunmadığından davacılar lehine usuli kazanılmış hak oluştuğunu kabul ederek tarafların istinaf başvurularını reddetmiştir.

Yargıtay, kararı usul ve yasaya uygun bularak HMK md. 370/1 uyarınca kesin olarak ve oy birliğiyle onamıştır.

Editör ekibi

⚠️ Önemli

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya hukuki görüş niteliği taşımaz ve herhangi bir avukat–müvekkil ilişkisi kurmaz.

İçerik, yayın ve son güncelleme tarihindeki mevzuata göre hazırlanmıştır; mevzuat ve yargı kararları zamanla değişebilir. Bu bilgilere dayanılarak yapılan işlem ve verilen kararlardan Dava Rehberi sorumlu değildir.

Kendi durumunuza ilişkin karar vermeden önce bir avukata danışmanız önerilir. Avukatlık ücretini karşılayamayacak durumdaysanız bulunduğunuz yerdeki baronun Adli Yardım Bürosu'na başvurabilirsiniz.

Sitemizle ilgili iletişim bilgilerine İletişim sayfasından ulaşabilirsiniz.

Bu yazı faydalı oldu mu?

Hata bildir

İlgili Yazılar

Çerezler kullanıyoruz

Bu site, düzgün çalışması ve deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Ayrıntılar