Yargıtay Kararı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Kararı: Menfi tespit

Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6456
Karar No
2026/4094
Karar tarihi
02.07.2026
  • menfi tespit
  • teminat senedi
  • bono
  • mükerrer tahsil
  • usuli kazanılmış hak

Kararın özeti

Davacılar, davalının önceki bir icra takibindeki borca mahsuben kendilerinden teminat olarak bono aldığını, bu takipten tahsilat yapmasına rağmen bonoyu ayrıca takibe koyduğunu ileri sürerek bonodan dolayı borçlu olmadıklarının tespitini istemiştir. Davalı, davacıların borcu kabul ettiklerini ve daha önce açtıkları davalardan vazgeçtiklerini savunmuştur.

İlk derece mahkemesi, bilirkişi hesabına göre önceki takip dosyasındaki bakiye borcu dava tarihi itibarıyla belirlemiş, bono bedelinin bu bakiyeyi aşan kısmı yönünden davacıların borçlu olmadığının tespitine karar vermiş, fazlaya ilişkin talebi ve kötü niyet tazminatı taleplerini reddetmiştir. Bölge adliye mahkemesi, her davanın açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirileceğini, dava tarihinden sonra yapılan tahsilatların ve takip masraflarının infaz aşamasında icra müdürlüğünce gözetileceğini belirtmiştir. Davalının tazminat talebi yönünden ise, aynı dava için daha önce verilen ret kararına davalı istinaf başvurusunda bulunmadığından davacılar lehine usuli kazanılmış hak oluştuğunu kabul ederek tarafların istinaf başvurularını reddetmiştir.

Yargıtay, kararı usul ve yasaya uygun bularak HMK md. 370/1 uyarınca kesin olarak ve oy birliğiyle onamıştır.

Özet, kararın tam metniyle karşılaştırılarak editör ekibimizce hazırlanmıştır; bağlayıcı olan kararın kendisidir.

Bu konudaki rehberlerimiz

Kararın tam metni

11. Hukuk Dairesi 2025/6456 E. , 2026/4094 K.

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5.Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/1329 Esas, 2025/1289 Karar

HÜKÜM : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2021/320 E., 2022/502 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalının Bursa 1. İcra Müdürlüğünün 2007/11302 E. sayılı dosya borcuna mahsuben kendilerinden 107.270,00 TL meblağlı 28.08.2013 keşide tarihli senet aldığını, senet ile ilgili de davalı ile aralarında 28.08.2013 tarihli protokolün imzalandığını, davalının.... İcra Müdürlüğünün 2007/11302 sayılı dosyasından tahsilat yaptığı halde teminat olarak sunmuş oldukları senedi Bursa 14. İcra Müdürlüğünün 2016/7148 E. sayılı dosyasından takibe koyduğunu, davalıya borçlarının bulunmadığını, davalının aynı borcu kendilerinden tekrar tahsil etmek istediği ileri sürerek Bursa 1. İcra Müdürlüğünün 2007/11302 ve Bursa 14. İcra Müdürlüğünün 2016/7148 E. sayılı dosyalarından takibe konulmuş senedin borçlusu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının asılsız ve yersiz olduğunu, davacının daha önce de Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/396 E. sayılı dava dosyası ve Bursa 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/1177 E. sayılı dosyaları ile açmış olduğu davalardan yine kendisinin vazgeçtiğini, Bursa 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2016/499 E. sayılı dosyası ile dava açtığını ve bu davadan da kendisinin vazgeçtiğini, davacının borcu kabul ettiğine ve ödemeleri yapacağına dair beyanının icra dosyasında mevcut olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Bursa 14. İcra Müdürlüğünün 2016/7148 E. sayılı dosyasının takip tarihi olan 28.06.2016 tarihi itibari ile

Bursa 1. İcra Müdürlüğünün 2007/11302 E. sayılı dosyasının bakiye alacak miktarı 105.096,08 TL olup işbu

alacak miktarının 4.246,38 TL’lik kısmı tahsil harcı bakiyesi olduğundan Bursa 14. İcra Müdürlüğünün ilgili

dosyasından takibe konu edilemeyeceğinden 14. İcra Müdürlüğü ilgili dosyasından

toplamda 27.492,24 TL’lik kısım fazla talep olup ilgili dosyadan talep edilebilir alacak kalemlerinin asıl alacak

100.849,70 TL + bono komisyonu 321,81 TL olmak üzere toplamda 101.171,51 TL olduğu, ayrıca dava tarihi olan 12.12.2016 tarihi itibari ile Bursa 1. İcra Müdürlüğü 2007/11302 E. sayılı dosyasının bakiye

alacak miktarı 101,675,55 TL olduğu, davalının Bursa 1. İcra Müdürlüğünün 2007/11302 E. sayılı dosya borcuna mahsuben kendilerinden 107.270,00 TL meblağlı 28.08.2013 keşide tarihli senet bedelinden kalan 5.594,45 TL asıl alacak tutarında borçlu bulunmadığının tespitine, davanın kısmen kabulü ile davacıların Bursa 14. İcra Müdürlüğünün 2016/7148 E. sayılı icra takibine konu bono nedeni ile davalıya 5.594,45 TL asıl alacak tutarında borçlu bulunmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, yasal koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu takibin Bursa 1. İcra Müdürlüğünün 2007/11302 E. sayılı takip dosyasına konu borca yönelik olması, dava tarihi itibariyle yapılan ödemeler sonrası bakiye borcun 101.675,55 TL olarak iddia, savunma ve sunulu delillere göre yöntemince hesaplanması karşısında raporun hükme esas alınmak için yeterli olduğu, her dava açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirileceğinden davacının işbu dava tarihinden sonra davacı borçlulardan yapılan tahsilatlar bulunmakta ise de; alacağa ilişkin takip masrafları (işleyecek faiz vs.) ve bu ödemelerin infaz aşamasında icra müdürlüğünce gözetilecek olması sebebiyle bu davada değerlendirme konusu edilmediği, açıklanan bu nedenler karşısında yerel mahkemenin menfi tespit hükmüne yönelik tarafların istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, ayrıca Mahkemece icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiği ve bu kararın infaz edildiği dolayısıyla davacının reddedilen miktar üzerinden tazminat talep hakkının bulunduğu, ancak davanın açılıp, tedbirin verilip uygulandığı Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine yönelik verilen karara davalının istinaf başvurusunda bulunmadığı, bu halde isteme konu edilen tazminat yönünden davacılar lehine usuli kazanılmış hakkın doğduğu, dolayısıyla hükmedilmeyerek kesinleşen tazminatın artık talep edilemeyeceği, bu nedenle davalının tazminat talebinin reddi kararının da doğru olduğu, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle tarafların istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, kambiyo senetlerine özgü başlatılan icra takibine konu senet sebebi ile borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

02.07.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama. Karar, Yargıtay tarafından kişisel veriler gizlenerek yayımlanmıştır.

İlgili hukuki terimler

Hesaplayın

11. Hukuk Dairesinin diğer kararları

⚠️ Önemli

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya hukuki görüş niteliği taşımaz ve herhangi bir avukat–müvekkil ilişkisi kurmaz.

İçerik, yayın ve son güncelleme tarihindeki mevzuata göre hazırlanmıştır; mevzuat ve yargı kararları zamanla değişebilir. Bu bilgilere dayanılarak yapılan işlem ve verilen kararlardan Dava Rehberi sorumlu değildir.

Kendi durumunuza ilişkin karar vermeden önce bir avukata danışmanız önerilir. Avukatlık ücretini karşılayamayacak durumdaysanız bulunduğunuz yerdeki baronun Adli Yardım Bürosu'na başvurabilirsiniz.

Sitemizle ilgili iletişim bilgilerine İletişim sayfasından ulaşabilirsiniz.

Çerezler kullanıyoruz

Bu site, düzgün çalışması ve deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Ayrıntılar