Yargıtay Kararı
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Kararı: Tıbbi uygulama hatası
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/216
- Karar No
- 2026/3463
- Karar tarihi
- 03.06.2026
- tıbbi uygulama hatası
- aydınlatma yükümlülüğü
- illiyet bağı
- hekim sorumluluğu
- vekâlet sözleşmesi
Kararın özeti
Davacılar, anne adayının gebelik sürecini davalı şirketin işlettiği hastanede davalı doktorun takibinde geçirdiğini, kontrollerde bebeğin durumunun normal olduğunun söylendiğini, ancak başka bir hastanede doğan bebeğin ağır anomaliler nedeniyle kısa süre sonra öldüğünü ileri sürmüştür. Riskli gebelikte hekimin aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmediğini ve gerekli tanı testlerinin yapılmadığını belirterek maddi ve manevi tazminat ile destekten yoksun kalma tazminatı istemişlerdir.
İlk derece mahkemesi, hastanenin yapabileceği tıbbi işlemleri yerine getirdiğini ve gerektiğinde aileyi başka hastanelere yönlendirdiğini belirtmiştir. Adli Tıp Kurulu raporuna göre bebeğin ölümünün anomalilerin devamı sonucunda gerçekleştiğini, üniversite raporunda bazı tespitlerin kayda geçirilmemesi eksiklik olarak belirtilse de anomalilerin erken saptanamaması ile ölüm arasında illiyet bağı bulunmadığını kabul ederek davayı reddetmiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu reddetmiştir.
Yargıtay, uyuşmazlığın vekâlet sözleşmesinden kaynaklanan bilgilendirme yükümlülüğünün ihlaline ilişkin olduğunu belirtmiştir. Birbiriyle uyumlu ve denetime elverişli bilirkişi raporlarına, anne adayının ilgili tetkikleri başka bir tıp merkezinde yaptırarak bilgi sahibi olmasına ve illiyet bağı bulunmamasına göre kararı oy birliğiyle onamıştır.
Özet, kararın tam metniyle karşılaştırılarak editör ekibimizce hazırlanmıştır; bağlayıcı olan kararın kendisidir.
Kararın tam metni
3. Hukuk Dairesi 2026/216 E. , 2026/3463 K.
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2935 E., 2025/2053 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 7. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2020/156 E., 2022/812 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkil ...un hamilelik sürecini davalı şirket tarafından işletilen hastane ve davalı doktor gözetiminde geçirdiğini, davalı doktor tarafından 36 hafta süren hamilelik boyunca yapılan rutin kontrollerde bebeğin durumunun iyi ve her şeyin normal olduğunun belirtildiğini, 36. hafta içerisinde doğum sancıları sebebiyle hastaneye başvurmaları üzerine davalı doktorun bulunmaması sebebiyle doğumun hastanede gerçekleştirilmeyeceğini bildirildiğini, müvekkillerinin kendi imkanları ile gittikleri dava dışı hastanenede doğumun gerçekleştiğini fakat erkek cinsiyetindeki bebeğin, doğduktan sonra cinsel organının farklı yerde olduğu, kafasında su toplandığı, kalp yetmezliği, solunum yetmezliği, böbreğinin ve mesanesinin de olmadığı, ellerinin ve ayaklarında engeller olduğu ve ağır derecede olan engelleri sebebiyle hastanede 02.11.2019 tarihinde yaşamını yitirdiği, anne adayının gebelik esnasında 38 yaşında olması sebebiyle 'riskli gebe' olduğu için sorumlu hekimin gebeliklerde oluşabilecek riskler konusunda hastayı aydınlatma yükümlülüğü bulunmasına rağmen müvekkile gerekli açıklamalarda bulunmadığını, prenatal tanı testlerin yapılmadığını, doğum ve bebeğin ölümünü izleyen süreçte anne ve babanın maddi ve manevi olarak zarara uğradığını belirterek; anne için şimdilik 500,00 TL, baba için şimdilik 500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının ve gebelik süreci boyunca tedavi giderleri, engelli olarak doğan bebeğin ölümüne kadarki süreçte yapılan hastane masrafları, ölüm sonrasındaki cenaze giderlerine ilişkin olarak şimdilik 2.000,00 TL maddi tazminatın, anne için 400.000,00 TL, baba için 400.000,00 TL olmak üzere toplamda 800.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek banka faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı doktor vekili; dava konusu olayda müvekkili hekimin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, hastanın gebelik takip süreci ve izlenmesinin güncel tıp kurallarındaki algoritmalar çerçevesinde yapıldığını, müvekkili doktorun herhangi bir tıbbi uygulama hatası veya özen eksikliğinin olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
2. Davalı şirkete usulüne uygun tebligat yapılmış, davaya cevap dilekçesi sunulmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hastanede yapılması mümkün olan tıbbi aktivitelerin yerine getirildiği, personel ve teçhizat bakımından yetersiz olması halinde gebelik süresinde ailenin başka hastanelere yönlendirilerek işlemlerin tamamlattırıldığı, bu haliyle hastane yönünden gebelik süresi ve doğumdan sonra bebeğin vefatı arasında illiyet bağının bulunmadığı, hastanenin kusurunun olmadığı, Adli Tıp Kurulu raporu ile bebekteki anomalilerin devamı sonucunda doğum sonrasında bebeğin vefat ettiği, bu durumun doktora kusur atfedilemeyeceği, ölüm ile anomaliler arasındaki bağlantının komplikasyon kapsamında kaldığı, üniversite raporunda ise her ne kadar doktorun bir kısım tespitlerinin kayda geçirilmemesinin eksiklik olduğu belirtilse de anomalilerin erken saptanamaması ile bebeğin ölümü arasında illiyet bağının bulunmadığı, doğumun tam teşekküllü bir hastanede sezaryen ile yapılmış olmasına rağmen ölümün yaşandığı dikkate alındığında, doktorun gebelik süresince yapmış olduğu takip eylemlerinde herhangi bir kusuru olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili; davalının gebeliğin 21. ve 22. haftasında yapılan ultrason bilgilerine göre fetüsteki yapısal anormallikler konusunda müvekkilini bilgilendirmediğini, bu olayın davalı doktor tarafından tespit edilmemesinin bir eksiklik olduğunu, zira doğumu sonlandırma haklarını doktorun bilgilendirme yapmaması nedeniyle kullanamadıklarını, bu olay sebebiyle manevi üzüntü duyduklarını, hastane ve doktor hakkındaki davanın reddedilmesinin yerinde olmadığını, hastanenin erken doğum açısından gerekli donanım ve teçhizata sahip olmadığı şeklindeki somut koşullara aykırı hastaneye kabul edilmediğini, başka hastaneye sevk konusunda da planlamanın eksik yapıldığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vekalet sözleşmesinden kaynaklanan bilgilendirme yükümlülüğünün ihlali nedeniyle maddi ve manevi istemine ilişkindir.
Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye, dosyaya kazandırılan ATK ve ... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan bilirkişi heyeti raporlarının birbiriyle uyumlu, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, davacı anne adayının hamilelik sürecinde üçlü test ve detaylı ultrason yapılması gereken zamanda davalı doktorun kontrolünde bulunmasına, davacının dava dışı tıp merkezinde anılan tetkikleri yaptırarak hali hazırda bilgi sahibi olmasına, anomalilerin erken saptanamaması ile bebeğin ölümü arasında illiyet bağının bulunmadığının ve davalılara kusur atfedilemediğinin anlaşılmasına göre, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: Yargıtay Karar Arama. Karar, Yargıtay tarafından kişisel veriler gizlenerek yayımlanmıştır.
İlgili hukuki terimler
Hesaplayın
3. Hukuk Dairesinin diğer kararları
- Finansal kiralama — 2026/4414 K. (02.07.2026)
- Kira bedelinin tespiti — 2026/3681 K. (09.06.2026)
- Belirsiz alacak davası — 2026/3658 K. (08.06.2026)
- Paylı mülkiyet — 2026/3493 K. (04.06.2026)
⚠️ Önemli
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya hukuki görüş niteliği taşımaz ve herhangi bir avukat–müvekkil ilişkisi kurmaz.
İçerik, yayın ve son güncelleme tarihindeki mevzuata göre hazırlanmıştır; mevzuat ve yargı kararları zamanla değişebilir. Bu bilgilere dayanılarak yapılan işlem ve verilen kararlardan Dava Rehberi sorumlu değildir.
Kendi durumunuza ilişkin karar vermeden önce bir avukata danışmanız önerilir. Avukatlık ücretini karşılayamayacak durumdaysanız bulunduğunuz yerdeki baronun Adli Yardım Bürosu'na başvurabilirsiniz.
Sitemizle ilgili iletişim bilgilerine İletişim sayfasından ulaşabilirsiniz.