Yargıtay Kararı

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi Kararı: Kamulaştırma bedelinin tespiti

Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/9293
Karar No
2026/12442
Karar tarihi
08.09.2026
  • kamulaştırma bedelinin tespiti
  • emsal karşılaştırması
  • emlak vergi değeri
  • bozmaya uyma
  • bilirkişi raporu

Kararın özeti

Davacı idare, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu md. 10 uyarınca kamulaştırdığı taşınmazların bedelinin tespiti ile yol olarak terkinini istemiştir. Davalı, taşınmazın değerli konumda olduğunu ve serbest piyasa rayicine göre değer belirlenmesi gerektiğini savunmuştur. Dava, Yargıtay'ın emsal ve düzenleme ortaklık payı araştırması, depo için uygun süre verilmemesi ve emlak vergi değerleriyle çelişen değer tespiti gerekçeleriyle verdiği üç bozma kararından sonra yeniden kabul edilmiştir.

Taraflar kararı temyiz etmiştir. İdare, bedelin fahiş olduğunu; davalı ise bedelin süresinde depo edilmediğini, emsalin daha değersiz olduğunu ve değer kaybının da hesaplanması gerektiğini ileri sürmüştür.

Yargıtay, tarafların diğer itirazlarını yerinde görmemiştir. Ancak mahkemenin bozmaya uymasına rağmen bozma gereklerini yerine getirmediğini belirtmiştir. Bozmadan sonra hükme esas alınan raporda öncekiyle aynı emsal kullanılarak değer tespit edilmiş, önceki raporda emsal ile taşınmazın vergi değerleri arasında ters orantı bulunmasına karşın yeni raporda bulunmadığı değerlendirmesi kendi içinde çelişkili olmuş ve soyut ifadelerle değer biçilmiştir. Bu rapora göre hüküm kurulması hatalı bulunarak karar oy birliğiyle bozulmuştur.

Özet, kararın tam metniyle karşılaştırılarak editör ekibimizce hazırlanmıştır; bağlayıcı olan kararın kendisidir.

Bu konudaki rehberlerimiz

Kararın tam metni

5. Hukuk Dairesi 2026/9293 E. , 2026/12442 K.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2024/239 Esas, 2026/53 Karar

KARAR : Kabul

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili, yol olarak terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 62... parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların yol olarak terkinini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın değerli konumda olduğunu, serbest piyasa rayicine göre değerinin belirlenmesi gerektiğini belirtmiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 03.03.2015 tarihli ve 2014/353 Esas, 2015/71 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Birinci Bozma Kararı

1. Mahkemenin 03.03.2015 tarihli ve 2014/353 Esas, 2015/71 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; yakın bölgeden, değerlendirme tarihine yakın emsal incelenmesi gerektiğinden; dava konusu taşınmazların ve içinde bulunduğu bölgenin ileride imar uygulamasına tabi tutulması halinde kesilmesi gereken düzenleme ortaklık payı oranının ve dava konusu taşınmazların çevresinde düzenleme görmüş parseller var ise bunlardan kesilen düzenleme ortaklık payı oranları araştırılarak bilirkişi kurulu raporu denetlenmeden dava konusu taşınmazın emsal karşılaştırması sonucu tespit edilen metrekare birim fiyatından % 40 oranında düzenleme ortaklık payı düşülmek suretiyle değer biçilmesinin doğru olmadığından bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar

Mahkemenin 10.12.2019 tarihli ve 2018/540 Esas, 2019/538 Karar sayılı kararı ile depo kararı yerine getirilmediğinden davanın reddine karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı

1. Mahkemenin 10.12.2019 tarihli ve 2018/540 Esas, 2019/538 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; depo için 2942 sayılı Kanun'a uygun süre verilmediğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar

Mahkemenin 29.09.2022 tarihli ve 2022/136 Esas, 2022/415 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

E. Üçüncü Bozma Kararı

1. Mahkemenin 29.09.2022 tarihli ve 2022/136 Esas, 2022/415 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucu hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazların emlak vergi değeri 430 TL/m²; emsal kabul edilen taşınmazın emlak vergi değerinin 300 TL/m² olduğu kabul edilerek kıyas yapılmış ise de emlak vergisine esas olan m² değerlerinin karşılaştırılmasında dava konusu taşınmazlar daha değerli olduğu hâlde, emsal taşınmazın daha değerli olduğu kabul edilerek vergi değerlerine ters düşecek şekilde değer tespit edildiğinden hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporu inandırıcı görülmediği, dava konusu taşınmazın kadastro yenilemesi sonucu tapu bilgileri değiştiğinden güncel tapu kaydı getirilerek güncel tapu bilgileri üzerinden hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

F. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların şehrin gelişmesini tamamlamamış kısmında olduğunu, dava konusu taşınmazların rapordaki tespite göre çok daha değersiz olduğunu, hükmedilen bedelin fahiş olduğunu, resen sebeplerin gözetilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yargılama süreci boyunca idarenin kesin süreler içinde bedeli depo etmediğini, keyfi davranarak sonradan depo ettiğini, bu sebeple davanın reddinin gerektiğini, konum itibarıyla dava konusu taşınmazlardan daha değersiz emsal incelendiğini ve dava konusu taşınmazın emlak vergi değeri emsalden yüksek olduğu hâlde, raporda dava konusu taşınmazın değersiz kabul edildiğini, tespit edilen gerçek değeri altında kaldığını, kamulaştırma koridorundaki yakın parsellere göre düşük bedel tespit edildiğini, dava konusu taşınmazların 3194 sayılı İmar Kanunu'nun (3194 sayılı Kanun) 16 ncı maddesi gereği imar parseli olduğunu, bozma öncesi bedele faiz işletilmediğini, Anayasa Mahkemesinin 16.03.2023 tarihli ve 2020/1395 başvuru numaralı kararı gözetilerek yasal faiz uygulaması ile müvekkillerinin mülkiyet haklarının ihlal edildiğini, kamulaştırma bedelinin değer kaybı bilirkişilerce hesap edilerek değer kaybı bedelinin tazminine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme

1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeler Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

3. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyulmuşsa da bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Mahkemece bozma sonrası hükme esas alınan raporda bozma öncesi hükme esas alınan rapor ile aynı emsal alınarak değer tespiti yapıldığı, bozma öncesi hükme dayanak alınan raporda emsal vergi değerleri arasında ters orantı bulunmasına rağmen bozma sonrası hükme esas alınan raporda ters orantı bulunmadığı değerlendirmesinin kendi içinde çelişki oluşturduğu ve soyut ifadelerle değer biçildiğinde bu rapora göre hüküm kurulması bozmayı gerektirir.

VI. KARAR

Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Davalıdan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,

08.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama. Karar, Yargıtay tarafından kişisel veriler gizlenerek yayımlanmıştır.

İlgili hukuki terimler

Hesaplayın

5. Hukuk Dairesinin diğer kararları

⚠️ Önemli

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya hukuki görüş niteliği taşımaz ve herhangi bir avukat–müvekkil ilişkisi kurmaz.

İçerik, yayın ve son güncelleme tarihindeki mevzuata göre hazırlanmıştır; mevzuat ve yargı kararları zamanla değişebilir. Bu bilgilere dayanılarak yapılan işlem ve verilen kararlardan Dava Rehberi sorumlu değildir.

Kendi durumunuza ilişkin karar vermeden önce bir avukata danışmanız önerilir. Avukatlık ücretini karşılayamayacak durumdaysanız bulunduğunuz yerdeki baronun Adli Yardım Bürosu'na başvurabilirsiniz.

Sitemizle ilgili iletişim bilgilerine İletişim sayfasından ulaşabilirsiniz.

Çerezler kullanıyoruz

Bu site, düzgün çalışması ve deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Ayrıntılar