Yargıtay Kararı

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi Kararı: Kamulaştırmasız el atma

Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/3244
Karar No
2026/12330
Karar tarihi
07.09.2026
  • kamulaştırmasız el atma
  • enerji nakil hattı
  • irtifak hakkı
  • hak düşürücü süre
  • net gelir yöntemi

Kararın özeti

Davacı, kapama fındıklık niteliğindeki taşınmazlarına kamulaştırma yapılmadan enerji nakil hattı geçirilerek el atıldığını ileri sürerek irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tahsilini istemiştir. İlk derece mahkemesi davayı hak düşürücü süre nedeniyle reddetmiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu reddetmiştir.

Yargıtay önceki incelemesinde, 2942 sayılı Kanun md. 38'deki yirmi yıllık hak düşürücü sürenin Anayasa Mahkemesince iptal edildiğini, 5999 sayılı Kanunla eklenen geçici 6. maddedeki üç aylık sürenin hak düşürücü süre olmadığını ve el atma sürdüğü müddetçe malikin tazminat davası açabileceğini belirterek kararları bozmuştur. Bozmaya uyan ilk derece mahkemesi davayı kabul etmiştir.

Davalı idare, taşınmazlardan birinin üçüncü kişiye satıldığını ve davacının taraf sıfatının kalmadığını ileri sürmüştür. Yargıtay, taşınmazlara 2942 sayılı Kanun md. 11/1-f uyarınca olduğu gibi kullanılması hâlinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesini yerinde bulmuştur. Yeni malikin taşınmazı, tapuya daha önce tescil edilen irtifak nedeniyle oluşan değer kaybıyla birlikte satın aldığını belirterek davanın kabulünü ve idare adına irtifak hakkı tesisini isabetli bulmuş ve kararı oy birliğiyle onamıştır.

Özet, kararın tam metniyle karşılaştırılarak editör ekibimizce hazırlanmıştır; bağlayıcı olan kararın kendisidir.

Kararın tam metni

5. Hukuk Dairesi 2026/3244 E. , 2026/12330 K.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2024/32 Esas, 2024/187 Karar

KARAR : Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; Trabzon ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 08... ve 110 parsel sayılı taşınmazlara kamulaştırma yapılmaksızın enerji nakil hattı geçirilmek suretiyle fiilen el atıldığını ileri sürerek irtifak hakkı ve pilon yeri karşılığının davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız olduğunu ileri sürerek reddine karar verilmesini taşınmazın ... Genel Müdürlüğü adına tescilini, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 26.10.2021 tarihli ve 2020/614 Esas, 2021/452 Karar sayılı kararıyla davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 08.03.2023 tarihli ve 2022/654 Esas, 2023/401 Karar sayılı kararıyla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizce yapılan temyiz incelemesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 38 inci maddesinin "Kamulaştırma yapılmış ancak işlemleri yapılmamış veya kamulaştırma hiç yapılmamış iken kamu hizmetine ayrılarak veya kamu yararına yönelik bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmaz malın malik, zilyet veya mirasçılarının bu taşınmaz mal ile ilgili her türlü dava hakkı yirmi yıl geçmekle düşer. Bu süre taşınmaz mala elkoyma tarihinden başlar." hükmü Anayasa Mahkemesinin 10.04.2003 tarihli ve 2002/112 Esas, 2003/33 Karar sayılı kararı ile iptal edilmesinden sonra 30.06.2010 tarihinde yürürlüğe giren 5999 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6 ncı maddesinde "... Bu madde hükümlerine göre uzlaşma yoluna gitmeyi isteyip istemediklerini bu maddenin yürürlüğe girmesinden itibaren üç ay içinde idareye ve mahkemeye verecekleri dilekçeler ile bildirebilirler..." hükmü getirilmiş ise de 2942 sayılı Kanun'un 38 inci maddesinin iptal edildiği de gözetilerek el atma olgusu devam ettiği sürece tapu malikinin tazminat davası açabileceği, kanun maddesinde belirtilen sürenin taraflara üç ay içinde idare tarafından bedel tespit ve tescil, malik tarafından tazminat davasının açılabileceğini düzenleyen yasal süre olduğu, hak düşürücü süre olmadığı bu nedenle esasa girilerek hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması bozmayı gerektirdiğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetli; dava konusu taşınmazın üçüncü bir kişiye satıldığını, davacının taraf sıfatının kalmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, taşınmaz bedelinin yüksek belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme

1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Kapama fındıklık niteliğindeki dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Dava konusu Trabzon ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 08... parsel sayılı taşınmazın yeni maliki dava dışı ... ...'in taşınmazın üzerinde bulunan ve tapuya 13.05.2019 tarihinde tescil edilen irtifak tesisi nedeniyle oluşacak değer kaybı ile 06.09.2022 tarihinde satın aldığı anlaşıldığından davanın kabulü ile davacı idare adına irtifak hakkı tesisi ve tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

4. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı kalan harcın davalı idareden alınarak Hazineye irat kaydedilmesine,

07.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama. Karar, Yargıtay tarafından kişisel veriler gizlenerek yayımlanmıştır.

İlgili hukuki terimler

Hesaplayın

5. Hukuk Dairesinin diğer kararları

⚠️ Önemli

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya hukuki görüş niteliği taşımaz ve herhangi bir avukat–müvekkil ilişkisi kurmaz.

İçerik, yayın ve son güncelleme tarihindeki mevzuata göre hazırlanmıştır; mevzuat ve yargı kararları zamanla değişebilir. Bu bilgilere dayanılarak yapılan işlem ve verilen kararlardan Dava Rehberi sorumlu değildir.

Kendi durumunuza ilişkin karar vermeden önce bir avukata danışmanız önerilir. Avukatlık ücretini karşılayamayacak durumdaysanız bulunduğunuz yerdeki baronun Adli Yardım Bürosu'na başvurabilirsiniz.

Sitemizle ilgili iletişim bilgilerine İletişim sayfasından ulaşabilirsiniz.

Çerezler kullanıyoruz

Bu site, düzgün çalışması ve deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Ayrıntılar