Yargıtay Kararı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Kararı: Marka başvurusu
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/7137
- Karar No
- 2026/4128
- Karar tarihi
- 02.07.2026
- marka başvurusu
- karıştırılma ihtimali
- ilişkilendirilme ihtimali
- ayırt edicilik
- YİDK kararı
Kararın özeti
Davacının marka başvurusu, davalıların itirazı üzerine 13. sınıf mallar ile 12. sınıftaki bir kısım mallar yönünden Türk Patent ve Marka Kurumunca reddedilmiş, itirazı da Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından reddedilmiştir. Davacı, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını ve ilgili malların tüketicisinin sıradan tüketici olmadığını ileri sürerek Kurum kararının iptalini istemiştir.
İlk derece mahkemesi, markaların esas unsurunun aynı sözcükten oluştuğunu ve kapsamlarındaki malların aynı veya aynı tür olduğunu belirtmiştir. Bu sözcüğün silah niteliğindeki mallar yönünden de herkesin ilk anda aklına gelecek bir tercih olmadığını ve yeterli ayırt ediciliğe sahip olduğunu kabul etmiştir. Önceki markaları bilen ilgili tüketici kesiminin başvuruyu bu markalarla ilişkilendireceğini, markaların farklı kaynaklardan geldiğini ayırt edenlerin dahi marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bağlantı bulunduğu yanılgısına düşeceğini belirterek ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
Yargıtay, kararı usul ve yasaya uygun bularak HMK md. 370/1 uyarınca kesin olarak ve oy birliğiyle onamıştır.
Özet, kararın tam metniyle karşılaştırılarak editör ekibimizce hazırlanmıştır; bağlayıcı olan kararın kendisidir.
Kararın tam metni
11. Hukuk Dairesi 2025/7137 E. , 2026/4128 K.
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1320 Esas, 2025/1573 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/248 E., 2023/70 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2020/149865 sayılı ve "..." ibareli marka başvurusunun davalı şirket ve davalı gerçek kişinin itirazı sonucu, başvurunun tescilinin istendiği 13. sınıf mallar ile 12. sınıfta yer alan bir kısım mallar yönünden Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen reddedildiğini, bu karara karşı yaptıkları itirazlarının da dava konusu TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile reddedildiğini, dava konusu başvuru ile redde mesnet markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, başvurunun reddedildiği malların tüketicisinin sıradan tüketici olmadığını ileri sürerek 2022-M-4415 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; dava konusu başvuru ile müvekkiline ait redde mesnet arasında iltibas koşullarının oluştuğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
3. Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markaların esas unsurlarının müşterek olarak "..." sözcüğünden oluştuğu, kapsamlarında yer alan emtiaların da aynı/aynı tür olduğu, her ne kadar davaya konu emtialardan bilhassa 13. sınıfa giren ve “silah” niteliği olan emtialar yönünden "..." sözcüğünün somut ayırt ediciliğinin düşük/zayıf olduğu ileri sürülebilecek ise de bir “roket”in “...” olarak nitelendirilmesi, sıklıkla yapılan bir nitelendirme olmadığı zira “silahların avcılığından” ziyade “silahı kullananın avcılığından” bahsedilmesinin hayatın olağan akışına ve yerleşik ifade biçimine daha uygun düştüğünden 13. sınıfa giren “silah” ve “silah cinsi” emtialar yönünden dahi “...” ibaresinin markasal hüviyette ayırt ediciliğinin, başka herhangi bir kelimeden daha zayıf/düşük olmadığı, diğer bir ifadeyle, “...” ibaresinin “silah” emtialarında markasal hüviyette kullanılması durumunun, yeterli ölçüde “orijinallik/ayırt edicilik” ihtiva ettiği ve herkesin ilk anda aklına gelebilecek bir tercih olmadığı, buna göre, daha önce redde mesnet markaları gören, işiten, bu markalı emtialardan yararlanan ilgili tüketici kesiminin, daha sonra davaya konu marka başvurusunu gördüğünde veya işittiğinde, davaya konu emtialardan faydalanmak için ayıracağı sınırlı süre içerisinde, bu markayı, redde mesnet markalar ile ilişkilendireceği, bir kısım tüketici kesiminin markaların farklı ticari kökenden geldiğini ayırt etmesi halinde dahi bu kez marka sahipleri arasında idari ya da ekonomik bir bağlantı bulunduğu yönünde yanılsamaya düşeceği, dolayısıyla karşılaştırılan markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının "..." işaretinin marka olarak tescili için yaptığı başvurunun kısmen reddine yönelik nihai Kurum kararının iptali talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 02.07.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: Yargıtay Karar Arama. Karar, Yargıtay tarafından kişisel veriler gizlenerek yayımlanmıştır.
İlgili hukuki terimler
Hesaplayın
11. Hukuk Dairesinin diğer kararları
- Limited şirket — 2026/4170 K. (13.07.2026)
- Marka hakkına tecavüz — 2026/4168 K. (13.07.2026)
- Müteselsil kefalet — 2026/4173 K. (13.07.2026)
- Marka hükümsüzlüğü — 2026/4167 K. (13.07.2026)
⚠️ Önemli
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya hukuki görüş niteliği taşımaz ve herhangi bir avukat–müvekkil ilişkisi kurmaz.
İçerik, yayın ve son güncelleme tarihindeki mevzuata göre hazırlanmıştır; mevzuat ve yargı kararları zamanla değişebilir. Bu bilgilere dayanılarak yapılan işlem ve verilen kararlardan Dava Rehberi sorumlu değildir.
Kendi durumunuza ilişkin karar vermeden önce bir avukata danışmanız önerilir. Avukatlık ücretini karşılayamayacak durumdaysanız bulunduğunuz yerdeki baronun Adli Yardım Bürosu'na başvurabilirsiniz.
Sitemizle ilgili iletişim bilgilerine İletişim sayfasından ulaşabilirsiniz.