Yargıtay Kararı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Kararı: Patent hakkına tecavüz
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6268
- Karar No
- 2026/4134
- Karar tarihi
- 02.07.2026
- patent hakkına tecavüz
- dolaylı tecavüz
- patent hükümsüzlüğü
- ıslah
- bilirkişi raporu
- 551 sayılı KHK
Kararın özeti
Bir sanayi grubuna bağlı davacı şirket, klinker gibi sıcak yığma malzemenin soğutulması usulüne ilişkin Avrupa patentinin Türkiye uzantısının, davalı fabrika tarafından doğrudan, soğutucuyu imal ve monte eden davalı şirket tarafından ise dolaylı olarak ihlal edildiğini ileri sürmüştür. 551 sayılı KHK uyarınca tecavüzün tespiti, önlenmesi ve giderilmesi ile manevi tazminat, birleşen davada ise maddi tazminat istemiştir. Davalı imalatçı, uyguladığı usulün daha önce genel kullanıma açılmış bir patent başvurusuna dayandığını savunmuş, birleşen başka bir davada da davacının patentinin yenilik ve buluş basamağı içermediği ileri sürülerek hükümsüzlüğü istenmiştir.
İlk derece mahkemesi, yerinde incelemeye dayalı bilirkişi raporlarına göre patente tecavüzün ispatlanamadığını ve hükümsüzlük iddialarının da yerinde olmadığını belirterek tüm davaları reddetmiştir. Bölge adliye mahkemesi, davacının bilirkişi raporundan sonra sonradan tescil edilen ve dava konusu olmayan bir patenti ıslah yoluyla davaya dahil edemeyeceğini belirterek kararı düzeltilmiş gerekçeyle yeniden kurmuş ve davaları reddetmiştir.
Yargıtay, bölge adliye mahkemesinin ıslahın ikinci kez yapıldığına ilişkin gerekçesinin yerinde olmadığını, ancak dava tarihindeki koşulların esas alınması gerektiğini ve rapordan sonra farklı istemlerle tescil edilen patentin davaya dahil edilmesinin tespitleri çekişmeyle uyumlu hâle getirme amacı taşıdığını belirtmiştir. Sonuç olarak davaların reddi doğru bulunarak karar kesin olarak ve oy birliğiyle onanmıştır.
Özet, kararın tam metniyle karşılaştırılarak editör ekibimizce hazırlanmıştır; bağlayıcı olan kararın kendisidir.
Bu konudaki rehberlerimiz
Kararın tam metni
11. Hukuk Dairesi 2025/6268 E. , 2026/4134 K.
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/577 Esas, 2025/1149 Karar
HÜKÜM : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/274 E., 2022/172 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin kuruluşunun 1907 yılına dayanan ... grubuna dahil olduğunu, öncü araştırma geliştirme faaliyetleri neticesinde sahip olduğu pek çok patentten birinin müvekkili firma adına ...Kurumu nezdinde .... sayı ile tescil edilen,.... tescil sayılı Avrupa patentinin Türkiye’de geçerli uzantısı olduğunu, 5 Nisan 2004 tarihi itibarıyla koruma altında bulunduğunu, .... sayılı patentin bir soğutma usulü ve özellikle de bir fırında ısıtılan klinker gibi bir tür sıcak yığma malzemenin soğutulması usulü ile ilgili olduğunu, buluşa konu soğutma usulünün yığma malzemenin üzerinde ilerlediği bir ızgara; bu ızgaranın alt tarafında bulunan soğutucu fan bölümünü içeren kapalı formda bir soğutma tertibatında gerçekleştirildiğini, .... sayılı patentin 1 bağımsız (1 sayılı istem) 4 bağımlı (2-5 sayılı istemler) olmak üzere toplamda 5 patent istemine sahip olduğunu, davalı ... Grubuna bağlı ... Sanayii ve Ticaret A.Ş., .... sayılı patenti doğrudan ihlal ettiğini, davalılardan ... ... firmasının .... sayılı patenti dolaylı yoldan ihlal ettiğini, davalılara ... siteleri içeriklerinin ... Hukuk Mahkemesi’nin 2015/51 D.İş sayılı dosyası ile delil tespiti yapıldığını, .... sayılı patentin 1. istemi, ...’nun klinker soğutma usulüyle karşılaştırılarak dilekçelerinde tablo haline getirildiğini, 2015/61 D.İş ve 2015/62 K. sayılı tespit davasında davalı ... ... ... Ltd. Şti.'nin klinker yatağında “karıştırma yapıldığını” iddia ettiğini, ... ... firması'nın ... Sanayii ve Ticaret A.Ş.’nin .... sayılı patenti ihlal eden fiillerine iştirak, yardım, bunları teşvik ve bu fiillerin yapılmasını kolaylaştırmak suretiyle müvekkili patentini dolaylı yoldan ihlal ettiğini, 551 sayılı KHK’nın 136/1(e) maddesi uyarınca patentten doğan hakka tecavüz teşkil eden fiillere iştirak veya yardım veya bunları teşvik etmek veya hangi şekil veya şartla olursa olsun bu fiillerin yapılmasını kolaylaştırmak patente tecavüz sayılan fiiller arasında olduğunu ileri sürerek davalı firmaların eylemlerinin müvekkil firmanın 551 sayılı KHK'dan doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitini ve patente tecavüzün önlenmesi (men’i) ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını (ref’ini), davalıların müvekkili şirketin patentine vaki tecavüzleri nedeni ile (maddi tazminata dair hakları saklı kalmak üzere) 500.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini, verilecek kararın 551 sayılı KHK’nın 137. maddesi ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 62. maddesi hükümlerine istinaden kesinleşmesinden sonra masrafı davalılardan alınmak koşulu ile “Başlangıç” ve “Gerekçe” bölümlerinin yurt çapında yayınlanan tirajı en yüksek gazetede ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen 2017/37 E. sayılı davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacı firma adına .... sayı ile tescil edilen, .... tescil sayılı ...de geçerli uzantısı olup, 5 Nisan 2004 tarihi itibarıyla koruma altında olduğunu, ...'un revize ettiği klinker soğutucuyu kullanan ...'nun, .... sayılı patentin 5 istemiyle korunan unsuru içerdiğini, .... sayılı patenti ihlal etmekte olduğunu ileri sürerek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı HMK) 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılan davada toplanarak deliller ve yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde belirlenecek asgari 1.369.000,00 TL maddi tazminat tutarının, zararın tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere hüküm altına alınmasını, haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
3.Birleşen 2017/786 E. sayılı davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin ... fabrikalarına, endüstriyel tesislere, klinker soğutma tertibatları ve çeşitli teçhizatlarının imalat, montajı ve satışını yaptığını, merkezi ve imalat fabrikalarının Türkiye'de bulunduğunu, müvekkilinin faaliyet gösterdiği sektörde kullanılan bir soğutma usulü, yığma malzeme tabakasının soğutulması usulü ile ilgili davalının bir patent almış olduğunu, bu patentin "yığma yanma malzemesinin soğutulması için işlem" buluş başlıklı olduğunu, .... tescil sayılı ...de geçerli uzantısı olan ... nezdinde .... sayı ile tescil edildiğini, bu patentin davalı tarafından haksız ve kötüniyetli alındığını, piyasada haksız rekabete sebebiyet verdiğini, sektöründe lider pozisyonunda olan müvekkilin menfaatlerinin zedelendiğini, davaya konu patente konu buluşun yenilik unsuru taşımadığını, teknik alanda uzmanın onu uygulamaya koyabilmesini mümkün kılacak açıklıkta olmadığını ileri sürerek davalı adına kayıtlı olan .... tescil sayılı Avrupa patentinin Türkiye'ye geçerli uzantısı olan ve ... Kurumu (...) nezdinde tescilli .... sayı ile tescilli patentin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... (...) ... A.Ş. vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; 2014 yılında ... Fabrikasında mevcut 2. üretim hattı klinker soğutama ünitesinin de montajının yapılması, bu ünite yerine; yeni nesil yüksek soğutma ünitesinin projelendirilerek, her türlü imalat, montaj, tüm elektrik, otomasyon, devreye alma işlerinin anahtar teslimi surette yapılması için ihale açtığını, ihaleye davacı ve davalının içinde bulunduğu yükleniciler çağrıldığını ve bu firmaların teklifte bulunduğunu ve yapılan değerlendirmeler sonucu davalı ... Ltd. Şti. ile sözleşme imzalandığını, yüklenici tarafından, sözleşme konusu işler yapılarak müvekkili şirkete teslim edildiğini, özellikle davacı şirketin, ihaleyi yapılan işin mahiyetini ve ihale sonucunda kimin yüklenici olduğunu sözleşme tarihi olan 2014 yılı itibarı ile bildiğini ve bilebilecek durumda olduğunu, ayrıca dava konusu işlere ilişkin olarak, diğer davalı ...'un başka şirketlerin fabrikalarına yine aynı usul ve teknikte işler yaptığını da bu işlerin müvekkili şirkete karşı yapılan yüklenimden çok daha önce olduğunu, davacının bunlara karşı benzer iddialar ile dava ve talep hakkında bulunmadığını, davacı müvekkilinin yaptırmış olduğu bu işi 2014 tarihinden bu yana biliyor olması karşısında, sonradan öğrendiği iddiasının samimi olmadığını, davacının açmış olduğu haksız rekabetin kaldırılması ve manevi tazminat davasının davacı şirketin yabancı bir şirket olduğundan davanın görülebilmesi için davacının, davanın sonunda, davayı kazanmaları halinde doğacak haklarını teminen, teminat yatırması gerektiğini, davacının evvel emirde dayandığı hukuki mesnedi açık bir şekilde hasretmesi gerektiğini, bu noktadan sonra bu yönde bir değişiklik talebine de muvafakatları olmadığını, davacının sahibi bulunduğu davaya esas patentin .... sayı ile tescil edilen .... tescil sayılı Avrupa patentinin Türkiye’de geçerli uzantısı olduğu ve 5 Nisan 2004 tarihi itibarı ile koruma altında olduğunu iddia ederek, gerek sahibi olduğu patenti ve gerekse iddia ettiği ihlalleri, çarptırarak ve uzak ilişki kurmaya çalışarak anlattığını, bu anlatılanların tümünün gerçek ve hukuki olmadığını, davacının kötüniyetli olduğunu ve hukukun kendine şekilsel olarak tanıdığı bir hakkı kötüye kullandığını, müvekkili şirkete yapılan uygulamada 1999 yılından bu yana kullanılan ve halka mal olan ... sayılı patent başvurusunda yer alan usulün kullanıldığını, .... sayılı Avrupa Patentinin ... nezdinde tescilli uzantısı olan yığma yanma malzemesinin soğutulması için işlem buluş başlıklı .... sayılı patenti hiçbir şekilde ihlal etmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı asıl davaya vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dünya çapında temsilcilikleri mevcut olduğu, müvekkilinin dünyaya satış yapan ve Türk sanayisini destekleyen bir firma olduğunu, ...ortaklığı ve sermayesi ile kurularak, yönetim merkezi ve imalat fabrikaları Türkiye'de olan müvekkil firmanın, çalışanların ve emeğin Türk emeği olduğu, kazancın Türk kazancı olduğu bir firma olduğunu, ülke ekonomisine büyük katkı sağladığını, huzurda açılan dava ile, haksız ve etik olmayan bir pazarlama davranışı da sergileyen davacı Alman menşeili firmanın, dünya pazarında, sektöründe başarılı bir Türk firması olan müvekkilinin sektördeki duruş ve imajına da zarar verdiğini, müvekkilinin 1999 yılından bu yana, ... fabrikalarında ve benzeri endüstriler için ... ve soğutucu imalatı, montajı ve satışı işini ifa ettiğini, müvekkilinin imalat ve montajını gerçekleştirdiği bu soğutucularda ise, Danimarka'da 1 Ekim 1999 tarihinde, ... (...) başlıklı ve ... sayılı patent başvurusunda yer alan usulü kullandığını, ... sayılı patent başvurusunda yer alan usüle ilişkin buluşun aynı zamanda müvekkili şirket kurucularından olan ...'a ait olduğu, kendisinin patent başvurusundan doğan haklarını devrettiğini, devralan firma tarafından patent başvurusunun patente dönüşmesi için gerekli prosedürlerin takip edilmemesi sebebi ile başvuru hükümden düşmüş ve genel kullanıma açık hale geldiğini, davaya konu edilen patentin 1 bağımsız istem (1. İstem) ve buna bağlı 4 bağımlı istemden (2-3-4-5. İstemler) oluştuğunu, patentin ana isteminde (İstem 1) yer alan unsurların tekniğin bilinen durumuna dahil ve kullanımı her hangi bir ihlal teşkil etmediğini, kaldı ki bu hususların daha önce müvekkiline ait patent başvurusunda da yer aldığını, ayrıca davacı yan patentinin uzantısı olduğu ... sayıli Avrupa patenti sürecinde de tekniğin bilinen durumuna dahil olduğunu, belirtmiş oldukları üzere müvekkilinin kullanmış olduğu tertibatta, ... sayılı patent başvurusunda yer alan sistemi kullandığını ve bu sistemde düşey karıştırmanın mevcut olduğunu, müvekkilinin uygulamasının dayanağı olan ve müvekkilin kurucu ortağının buluşu ... L sayılı patent başvurusunun 8, 7, 8 ve 9. istemlerinde plakalar ( blokaj olarak adlandırıldığını) yer aldığını, linker tabakası aracılığı ile "soğuk kanallar” oluşumunu önlemek olduğunın belirtildiğini, müvekkilince kullanılan tertibatta da amaçlarının bu ve bu usulün kullanıldığı, ayrıca, ekte yer alan ve daha evvel davacı yanın İstanbul 1. Fikri Sınai haklar Hukuk Mahkemesi 2015/61 D.İş ve 2015/62 K. sayılı dosyasına sunmuş oldukları, 05.10.2015 tarihli dilekçelerinde de detaylı olarak izah edildiğini, müvekkilinin diğer davalı ... tesisinde de, diğer uygulamalarında olduğu gibi, ... sayılı patent başvurusunda yer alan tertibatı kullandığını, ... yer alan sistem içerisinde de dikey plakaların mevcut olduğu ve bu plakaların dikey karıştırma hareketi ile yığma malzemenin karıştığını, ısı geri kazanımının da en verimli haline ulaşabildiğini, dolayısıyla davacının kullanılan tertibat ile patent başvurusunda yer alan tertibatın aynı olmadığı yönündeki iddialarının dinlenemeyeceğini, müvekkilinin farklı bir usulü hiçbir zaman kullanmadığını, ... tesisinde yapılan uygulamaya ilişkin resimlerin dilekçeleri ekinde yer aldığını ve bu resimlerde dikey plakaların açıkça görüldüğünü, davacı iddiasında olduğu gibi ne uzunlamasına çeperler aşınma plakalarının “karıştırma” etkisini “nötralize” ettiğini ne de davacı patentlerinde geçen “soğutulmuş malzemenin içinde toplandığı boş alan” meydana geldiğini, müvekkili uygulaması ile aynı olan DK 1999 1403 sayılı patent başvurusunun 6, 7, 8 ve 9 istemlerinde bu blokaj yapılarının bölüm yüzeylerine olan yüksekliklerine ilişkin detay bilgileri verdiğini, bu bağlamda iddia edildiği gibi aşınma plakaları, yataklarıyla beraber .... patentin 4. ve 6. şeklinde yer alan 13 numarası ile gösterilen çeperlere karşılık gelmediğini, müvekkilinin ...'ya tedarik etmiş olduğu klinker soğutmanın ilgili bölümün kesit resimlerinin dilekçelerinde detaylı olarak gösterildiğini, ... no.lu ve ... no.lu parçaların montaj ve detay kesit resminde gösterildiğini ve detay kesitinde ... no.lu “aşınma plakasının”, ... no.lu destek kısımlarını ayıran çeper'den ....5 mm daha yüksek olduğunun çok net olarak gösterildiğini, davacı yanın ayrıca, patentlerinin uzantısı olduğu ve ... sayılı patente yapılan itiraz safahatına ilişkin 30... tarihli karar sunduğunu, ... yer alan klinker soğutucuda yer alan destek elemanları ile üzerindeki enine çeperler arasında açık bir farklılığı olmadığını, ... sayılı başvurudaki gibi bir karıştırma olmadığı iddiasını yinelediğini, itiraz kurulunun ... sayılı patent başvurusunda yer alan blokajların, enine çeperlerle arasında açık fark olduğunu ortaya koyduğunu, gerek kararda gerekse davacı tarafından karardan yapılan alıntıda, söz konusu patent başvurusunda düşey karıştırma olduğunun açıkça ifade edildiğini ve müvekkil uygulamalarında da böyle olduğunu, müvekkilinin Avrupa patent avukatı ...'in raporunda detaylı olarak belirtildiği üzere, davacının 2007 yılındaki patent alımı sürecinde Avrupa patent ofisi vekilleri ile yapılan görüşmede, müvekkilinin patent başvurusunda yer alan ... numaralı aşınma plakalarının “blokajların” düşey karıştırma yaptığını kabul ettiğini, sonuç olarak davacı tarafın müvekkilinin blokaj parçalarının düşey karıştırma yaptığını bildiğini, bunu kabul ettiğini ve patent alma sürecinde kullanılmış olduğunu, bu doğrultuda orijinal patent başvuruşuna uygun şekilde üretim yapan müvekkilinin düşey karıştırma yapmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
3.Birleşen 2017/786 E. sayılı davada davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin patente tecavüzün varlığından ancak diğer davalı ... şirketinin .... dergisinin Mart 2015 sayısında yayınlanan makalesi sayesinde haberdar olduklarını, zira ancak bu makale sonrasında müvekkilinin dava konusu üründe klinkerden ısı geri kazanımının klinkerde karıştırma yapılmaksızın icra edildiğinden haberdar olduğunu ki bu hususun da patente tecavüzün varlığını gösteren iki ana unsurdan birisi olduğunu, bu sebeple müvekkilinin patente tecavüzü öğrendikten sonra süresi içinde huzurdaki davayı açmış olduğunu, davalının zamanaşımı itirazının reddini talep ettiklerini, müvekkilinden 14.03.1972 tarih ve 1574 sayılı Kanun ile onaylanarak yürürlüğe girmiş olan ve her iki devletin de taraf olduğu “Hukuk Usulune Dair ... Sözleşmesi’nin” 17. maddesi uyarınca ve yine her iki devletin de taraf olduğu Sınai Mülkiyet’in Korunması ile İlgili 1883 tarihli ...Sözleşmesi’nin 3. ve 4. maddeleri uyarınca MÖHUK'un 48. maddesi kapsamında yabancılık teminatı ödemesinin istenmesinin mümkün olmadığını, zira ...’nin 3. ve 4. maddelerinde üye ülkelere, kendi vatandaşlarına veya herhangi bir diğer üye ülkenin vatandaşına en üst seviyede sağladığı hakların tamamını tüm üye devlet vatandaşlarına da sağlamak mükellefiyeti yüklendiğini, davalı ... firmasının ve diğer davalı ... firması patente tecavüz ile ilgili teknik cevaplarında birebir aynı argümanları birebir aynı ifadelerle kullandıklarını, bu sebeple taraflarınca da her iki cevap dilekçesine karşı bu yönden aynı cevap ve beyanlar sunulduğunu, her iki davalı da cevap lahiyalarında, .... sayılı patentin 1. İstemine atfen tekniğin bilinen durumuna ait unsurların (3. Kişilerce) kullanımının patenti ihlal fiili oluşturmadığı yönünde vurgulu beyanlarda bulunduklarını, öncelikle bir patent isteminin ihlal edildiğinden bahsedebilmek için o istemdeki tüm unsurların doğrudan ya da bu unsurların eşdeğerinin tümünün mütecaviz ürün veya yöntemde mevcut olmasının patent hukukunun gereği olduğunu, dava dilekçelerinin hiçbir yerinde, ... sayılı patent başvurusunda gösterilen soğutucunun aksine, aşınma plakalarının destek kısımlarını ayıran çeperlerden daha uzun olduğu iddia edilen bölümleri arasındaki klinker parçaları, kolayca kayabilecekleri ve dolayısı ile...tarafından bahsedildiği gibi bir akordeon etkisi oluşturmak üzere sıkışabilecekleri pürüzsüz ve düz bir destek kısmı yüzeyi üzerinde bulunmadığını, bu parçalar daha altta bulunan sabit klinker cebinde, yani yatay bir sıkıştırma hareketine karşı hareket eden pürüzlü ve düz olmayan bir yüzey üzerinde durduğundan, klinker parçalarının yukarıdan düşebileceği boşluğun oluşturulmasının mümkün olmadığını, üstelik iddia edilen yükseklik (... ... firmasına göre ....5 mm.) böyle bir etki yaratamayacağını, ayrıca bitişik destek kısımları üzerinde bulunan iddiaya göre daha uzun olan aşınma plakası bölümlerinin birbirinden çok uzak olduğunu, dilekçelerinde görüldüğü gibi aşınma plakaları gittikçe inceldiğini ve böylece sadece son derece dar olan bölümler uzunlamasına çeperlerin boyunu aşabildiğini, bu durum da klinker parçalarının tutma etkisini zayıflattığını, geri çekilen destek kısmı üzerinde bulunan ve iddiaya göre daha uzun olan bölümler arasındaki klinker destek kısmı ile birlikte hareket edebilirken, bitişik destek kısmı üzerinde bulunan ve iddiaya göre daha uzun olan bölümler arasındaki klinker ilgili destek kısmı ile birlikte hareketsiz kalabildiğini, ancak bu geri çekilmiş ve hareketsiz klinker bölümleri arasında, klinker hareketinin tam geri çekme durumdan tam hareketsiz duruma (= ...) yalnızca kademeli olarak değişiklik göstereceği geniş bir alan bulunduğunu, hareketteki bu kademeli değişiklik herhangi bir boşluk oluşumunu önlediğini çünkü boşluk oluşumu geri çekilmiş klinker parçalarından bitişik hareketsiz klinker parçalarına oldukça keskin bir geçiş gerektirdiğini, düşey hareket veya yer değiştirme yeterli bir savunma olmadığını, ifade edildiği gibi, düşey karıştırma hareketi ayriyeten klinker parçalarının düşey pozisyonlarında değişiklik olmasını gerektirdiğini, parçaların yüksekliklerinin geçici olarak klinker yatağı içerisinde değişebilmesinin yeterli olmadığını, daha ziyade düşey karıştırma hareketi parçaların yüksekliklerinin değişmesini gerektirdiğini, çok az daha uzun olduğu iddia edilen aşınma plakaların bu değişimi sağlayamayacağını, davalıların aşınma plakalarının iddiaya göre daha uzun olan bölümleri klinker yatağını çok az yükseltebileceğini ancak yüksekliği fazla olan klinker parçalarının bu yükseklik seviyesini değiştirerek daha düşük bir seviyedeki bir parçanın yerini almasını sağlayamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
4.Birleşen 2017/37 E. sayılı davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının tüm taleplerinin reddi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davacı birleşen dosya davacı / davalı vekilince açmış oldukları davalara ilişkin ıslah dilekçesi sunulmuş ise de yargılama safahatinde alınan rapor içerikleri dikkate alındığında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 182. maddesi kapsamında ıslahın kötüniyetli olarak yapıldığı, zira istem değişikliğine yönelik taleplerin alınan rapordaki tespitleri çekişme ile uyumlu hale getirmeye yönelik olduğu ve davayı uzatmaya yönelik olduğu anlaşılmakla yapılan ıslah dikkate alınmadığı, davacı birleşen davacı / davalının patente tecavüze yönelik iddialarının sunulan rapor içerikleri dikkate alındığında sübut bulmadığı anlaşılmakla, patente tecavüzün tespiti, durdurulması, önlenmesi, maddi ve manevi talepli açılan asıl dava ve birleşen mahkememizin 2017/37 E. sayılı dosyalarının reddi gerektiği, yine birleşen 2017/786 E. sayılı hükümsüzlük davası yönünden yerinde incelemeye dayalı heyet raporundaki hükümsüzlüğü talep edilmiş olan .... numaralı
patentin, yetersiz ifşaat içerdiği, yeni olmadığı ve buluş basamağı içermediği
yönündeki iddiaların haklı olmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, asıl dosyada ve maddi tazminat istemli birleşen davada davacı/ patent maliki vekilinin 25... tarihli dilekçesi ile; davacının .... sayılı patentinin kök patenti olan ...sayılı Avrupa patentinden bölünmüş olan ve başvuru işlemleri...da devam etmekte bulunan ... sayılı başvurunun sahibi olduğu, ... sayılı Avrupa patent başvurusundan doğan haklarına ilişkin istemlerinin Türkçe tercümesinin 17... tarihinde ... Kurumuna sunulması ve Kurum tarafından bu başvuruya ... numarası verilmesi suretiyle Türkiye’de geçerli hale getirildiği,... nezdinde işlemleri devam etmekte olan başvurunun istemlerinin tekrar değiştirildiği ve bu değişen istemlerin Türkçe tercümesinin de... Kurumuna takdim edildiği ve bu son istem değişikliği talebine ilişkin 25.11.2021 tarihinde Kurum tarafından ... numarasının verildiği belirtilerek davasını bu yönden ıslah ettiğini beyan ettiği, bununla birlikte asıl dosyada ve maddi tazminat istemli birleşen davada davacı vekilinin 25.01.2022 tarihli olmak üzere ikinci kez ıslah yoluna başvurduğunu içerir dilekçe sunduğu, HMK'nın 176. maddesi gereğince aynı davada, taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabileceği, dolayısıyla 25.01.2022 tarihli ıslah dilekçesinin nazara alınmasının mümkün olmadığından İlk Derece Mahkemesinin HMK'nın 182. maddesi kapsamında 25.01.2022 tarihli ıslah başvurusunun kötüniyetli olarak yapıldığına yönelik gerekçesinin isabetsiz olduğu, ayrıca ıslah ile taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilmekle birlikte ıslaha ilişkin yasal düzenlemeler göstermektedir ki ıslahla kastedilen dava konusu edilen hususların genişletilmesi veya değiştirilmesi olduğu, dava konusu edilmeyen bir şeyin ıslah yoluyla davaya ithaline ve dava konusu hâline getirilmesine yasal açıdan olanağın bulunmadığı (Emsal ilam: Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/14-2815 esas, 2021/888 karar sayılı ilamı.) bu nedenle patent maliki vekilinin ... numaralı dava konusu olmayan patentin davaya dahil edilmesine yönelik istemine ıslah yolu ile cevaz verilmediği, asıl ve birleşen davalar kapsamında yerinde incelemeye dayalı, ayrıntılı, gerekçeli ve hüküm kurmaya elverişli bulunan raporlar doğrultusunda uygulanması gereken yasal düzenlemelere uygun şekilde inceleme yapılarak asıl ve birleşen davaların reddine karar verildiği, asıl ve birleşen tazminat istemli davada davalı ... vekili tarafından nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği iddiası ile istinaf kanun yoluna başvurulmuş ise de maddi ve manevi tazminat istemli asıl ve birleşen davaların tamamen reddine karar verildiğinden AAÜT'nin 10/3 ve 13/4. maddeleri gereğince tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre (maktu vekâlet ücreti) vekalet ücretinin belirlendiği görülmekle usule uygun bulunduğu, davalılar ... ... şirketi ile ... ... şirketinin istinaf başvurusunun esastan reddi, davacı patent sahibi ... vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile asıl ve birleşen davaların düzeltilmiş gerekçeyle reddine karar verilmesi kanaatine varıldığı gerekçesiyle davalılar ... ... şirketi ile ... ... Şirketinin istinaf başvuruların esastan reddine, davacı-birleşen davada davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına, asıl davanın ve birleşen davaların reddine karar verilmiş, karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava; 551 sayılı KHK kapsamında davacı patent hakkı sahibi tarafından açılan .... sayılı patent hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, kaldırılması, manevi tazminat, birleşen 2017/37 E. sayılı dava, patent sahibi tarafından açılan .... sayılı patent hakkına tecavüzden kaynaklı maddi tazminat, birleşen 2017/786 E. sayılı dava ise, .... sayılı patentin hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yan olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/9 hükmü ve 371. maddesinin uygulanması gerektirici nedenler de bulunmasına ve dosya kapsamında her ne kadar Mahkemece 25.11.2021 tarihli dilekçesi sonrasında verilen 25.01.2022 tarihli ıslah dilekçesinin ikinci defa verildiğinden 25.01.2022 tarihli ıslah dilekçesinin yapılmamış sayılmasına karar verilerek asıl dava yönünden patent haklarına tecavüz koşulları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de davacı tarafından verilen 25.11.2021 tarihli dilekçede ıslah bulunmayıp davacının 25.01.2022 tarihli dilekçe ile davayı ıslah ettiğinin anlaşıldığı, öte yandan; dava tarihi itibariyle .... numaralı patent yönünden patent haklarına tecavüzün tespiti, meni ile refini talep ettiği, Mahkemece alınan bilirkişi raporunda davalının ürününde, sıcak yığma malzemenin soğutulması usulüne ilişkin klinkerde davacının tescilli patentinde bulunmayan mekanizmanın bulunduğunun belirlenmesi nedeniyle tecavüz koşullarının oluşmadığına ilişkin tespiti sonrasında davacı tarafından ilk patentinde bulunmayan istemlerin eklenmesi suretiyle sonradan tescil ettirdiği 25.11.2021 tarihli ... numaralı patent yönünden tecavüzün tespitini talep etmesi karşısında davaya konu edilmeyen ve bilirkişi raporu sonrasında davalı ... usulünde farklı olan istemlerin dahil edilmesi suretiyle tescil edilen patentle rapordaki tespitlerin çekişme ile uyumlu hale getirmeye çalışıldığının anlaşılması ve davanın açıldığı tarihe kadarki tescilli patente tecavüzün olup olmadığının tespiti istendiğinden ve dava tarihindeki koşulların değerlendirilmesi gerektiğinden Bölge Adliye Mahkemesinin ikinci ıslah olması nedeniyle ıslahın yapılmamış sayılmasına ilişkin gerekçesi yerinde olmamakla birlikte sonucu itibariyle davanın reddine karar verilmesinin doğru olduğu anlaşıldığından sadece bu hususun eleştiri konusu edilmesine göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesinin asıl davaya ilişkin kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince birleşen 2017/37 E. ve 2017/786 E. sayılı davalar bakımından esastan verilen nihai kararlarda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 02.07.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: Yargıtay Karar Arama. Karar, Yargıtay tarafından kişisel veriler gizlenerek yayımlanmıştır.
İlgili hukuki terimler
11. Hukuk Dairesinin diğer kararları
- Marka hükümsüzlüğü — 2026/4167 K. (13.07.2026)
- Müteselsil kefalet — 2026/4173 K. (13.07.2026)
- Limited şirket — 2026/4170 K. (13.07.2026)
- Menfi tespit — 2026/4174 K. (13.07.2026)
⚠️ Önemli
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya hukuki görüş niteliği taşımaz ve herhangi bir avukat–müvekkil ilişkisi kurmaz.
İçerik, yayın ve son güncelleme tarihindeki mevzuata göre hazırlanmıştır; mevzuat ve yargı kararları zamanla değişebilir. Bu bilgilere dayanılarak yapılan işlem ve verilen kararlardan Dava Rehberi sorumlu değildir.
Kendi durumunuza ilişkin karar vermeden önce bir avukata danışmanız önerilir. Avukatlık ücretini karşılayamayacak durumdaysanız bulunduğunuz yerdeki baronun Adli Yardım Bürosu'na başvurabilirsiniz.
Sitemizle ilgili iletişim bilgilerine İletişim sayfasından ulaşabilirsiniz.