İşe iade davası için kaç işçi çalışan işyeri gerekir?

3 dakika okuma Son güncelleme: 14 Ekim 2026

Kısa cevap

Genel kural olarak işe iade davası için işyerinde en az 30 işçi çalışmalıdır. İşverenin aynı işkolunda birden fazla işyeri varsa, çalışan sayısı bu işyerlerindeki toplam işçi sayısına göre belirlenir. Ayrıca işçinin belirsiz süreli sözleşmeyle çalışması ve en az altı aylık kıdemi bulunması gerekir (4857 sayılı İş Kanunu md. 18).

İşe iade davası için 30 işçi şartı

İşe iade davası, işveren tarafından geçerli bir neden gösterilmeden veya kanundaki şartlara aykırı biçimde işten çıkarıldığını düşünen işçinin, işine dönmek amacıyla başvurabildiği hukuki yoldur. Bu davanın açılabilmesi için temel şartlardan biri, işyerinde en az 30 işçinin çalışmasıdır (4857 sayılı İş Kanunu md. 18).

30 işçi sayısı, yalnızca işten çıkarılan kişinin bağlı olduğu küçük bir şubeye bakılarak her zaman belirlenmez. Aynı işverenin aynı işkolunda birden fazla işyeri bulunuyorsa, bu işyerlerinde çalışan işçilerin toplamı dikkate alınır (4857 sayılı İş Kanunu md. 18). Bu nedenle işverenin merkez, şube, mağaza veya üretim birimlerinin hukuki ve fiilî durumunun birlikte incelenmesi gerekebilir.

30 işçi şartı tek başına yeterli değildir

İşyerinde 30 veya daha fazla işçi bulunması, tek başına işe iade davası hakkı vermez. İşçinin belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalışması ve en az altı aylık kıdeme sahip olması da gerekir. İşverenin feshi, işçinin yeterliliği veya davranışı gibi geçerli bir nedene dayanmalıdır; işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan bazı nedenler de kanunda düzenlenmiştir (4857 sayılı İş Kanunu md. 18).

Kanun, işyerinin bütününü sevk ve idare eden ve işçiyi işe alma veya işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekilleri bakımından işe iade hükümlerinin uygulanmayacağını da düzenler. Bu nedenle kişinin işyerindeki unvanından çok, sahip olduğu gerçek yönetim ve fesih yetkileri değerlendirilir (4857 sayılı İş Kanunu md. 18).

Kurgusal örnek

Örneğin, Ayşe Hanım bir mağazada 12 işçiyle çalışmaktadır. İşverenin aynı işkolunda faaliyet gösteren iki mağazasında toplam 34 işçi bulunuyorsa, 30 işçi şartı bakımından yalnızca Ayşe Hanım’ın çalıştığı mağazadaki sayı değil, aynı işkolundaki işyerlerinin toplamı esas alınır. Ayşe Hanım’ın belirsiz süreli sözleşmesi ve en az altı aylık kıdemi de varsa, diğer şartların bulunması hâlinde işe iade hakkı gündeme gelebilir.

29 işçi çalışan bir işyerinde işe iade davası açılamaz mı?
Genel kural, işyerinde en az 30 işçi çalışmasıdır. Ancak aynı işverenin aynı işkolundaki birden fazla işyerinde çalışan işçilerin toplamı 30 veya daha fazlaysa, şart gerçekleşmiş olur (4857 sayılı İş Kanunu md. 18).
İşe iade davası için yalnızca 30 işçi şartı mı aranır?
Hayır. İşçinin belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalışması ve en az altı aylık kıdeme sahip olması da gerekir. Ayrıca işveren vekilleri bakımından kanunda özel bir istisna düzenlenmiştir (4857 sayılı İş Kanunu md. 18).
Aynı işverenin farklı şubelerindeki işçiler birlikte mi sayılır?
İşverenin aynı işkolunda birden fazla işyeri varsa, çalışan sayısı bu işyerlerindeki toplam işçi sayısına göre belirlenir (4857 sayılı İş Kanunu md. 18).

Bu Yazıda Dayanılan Mevzuat

Bu yazıda geçen hukuki terimler

İlgili Yargı Kararları

Kararlar konunun yargıda nasıl değerlendirildiğini göstermek içindir; her dosya kendi koşullarına göre ayrıca incelenir.

Mahkeme: Yargıtay , 9. Hukuk Dairesi
Tarih: 02.07.2026
Esas No: 2026/362
Karar No: 2026/6513

Yurt dışındaki bir şantiyede aşçıbaşı olarak çalışan davacı işçi, işe iade davasını kazanıp işe başlamak için başvurmuştur. Davalı şirketlerin adi ortaklığı başvuruyu kabul ettiğini bildirmiş, ancak salgın nedeniyle o ülkeye giriş kapandığı için işçiyi işe başlatmamıştır. İşçi iş güvencesi tazminatı, boşta geçen süre ücreti, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti istemiştir. İlk derece mahkemesi alacakları ABD doları üzerinden ve ödeme günündeki döviz kurundan Türk lirası karşılığıyla ödenmek üzere kısmen kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurularını reddetmiştir.

Yargıtay, davalı yabancı hukukun uygulanmasını en geç cevap dilekçesinde istemediğinden Türk hukukunun zımnen seçildiğini kabul etmiştir (5718 sayılı Kanun md. 24/1). Ücretin para birimi konusunda ise sözleşmelerde, işe alma belgesinde, ibranamede ve banka kayıtlarında uygulanan ücretin Euro olduğunu, bu nedenle alacakların ABD doları üzerinden hesaplanmasının hatalı olduğunu belirtmiştir. Yabancı para borcunda alacaklı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu md. 99 uyarınca aynen ödeme ile ülke parasıyla ödeme arasında seçim yapabilir; bu seçim yenilik doğurucu olduğundan kullanıldıktan sonra geri dönülemez. İşçi alacaklarını yabancı para olarak istediği için hükmün yabancı parayla aynen ödeme şeklinde kurulması gerekirdi.

Bu nedenlerle bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılmış ve ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur. Karar oy birliğiyle verilmiştir.

Editör ekibi

⚠️ Önemli

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya hukuki görüş niteliği taşımaz ve herhangi bir avukat–müvekkil ilişkisi kurmaz.

İçerik, yayın ve son güncelleme tarihindeki mevzuata göre hazırlanmıştır; mevzuat ve yargı kararları zamanla değişebilir. Bu bilgilere dayanılarak yapılan işlem ve verilen kararlardan Dava Rehberi sorumlu değildir.

Kendi durumunuza ilişkin karar vermeden önce bir avukata danışmanız önerilir. Avukatlık ücretini karşılayamayacak durumdaysanız bulunduğunuz yerdeki baronun Adli Yardım Bürosu'na başvurabilirsiniz.

Sitemizle ilgili iletişim bilgilerine İletişim sayfasından ulaşabilirsiniz.

Bu yazı faydalı oldu mu?

Hata bildir

İlgili Yazılar

Çerezler kullanıyoruz

Bu site, düzgün çalışması ve deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Ayrıntılar