Yargıtay Kararı
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi Kararı: Ön alım hakkı
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/3025
- Karar No
- 2026/3499
- Karar tarihi
- 29.06.2026
- ön alım hakkı
- şufa
- kamulaştırma
- organize sanayi bölgesi
- paylı mülkiyet
Kararın özeti
Davacı, paydaşı olduğu taşınmazdaki bir payın kendi bilgisi ve rızası olmadan davalı organize sanayi bölgesine satıldığını ileri sürerek ön alım hakkına dayanarak tapu iptali ve kendi adına tescil istemiştir. Davalı, taşınmazın sanayi bölgesi genişleme alanında kaldığını, tapuya genişleme alanı şerhi konulduğunu ve kamulaştırma yaptırabilen bir kuruluş olduğunu savunmuştur.
İlk derece mahkemesi, taşınmaz hakkında kamulaştırma kararı alındığını ve tapuya kamulaştırma şerhi işlendiğini, 4562 sayılı Kanun md. 4/4 uyarınca seçilen alandaki özel mülkiyete konu arazilerin rızaen satın alma veya kamulaştırma yoluyla edinileceğini ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümlerinin uygulanacağını belirtmiştir. Davalının payları devralmasının kamulaştırma işlemi olarak kabul edilmesi gerektiğini ve kamulaştırılan paylar için ön alım davası açılamayacağını kabul ederek davayı reddetmiştir. Bölge adliye mahkemesi, valiliğin sanayi bölgesi adına kamulaştırma yapmaya yetkili olduğunu ve davacının payı hakkında da kamulaştırma yoluyla tescil kararı verildiğini belirterek istinaf başvurusunu reddetmiştir.
Yargıtay, davacının temyiz itirazlarını yerinde görmeyerek kararı HMK md. 370/1 uyarınca kesin olarak ve oy birliğiyle onamıştır.
Özet, kararın tam metniyle karşılaştırılarak editör ekibimizce hazırlanmıştır; bağlayıcı olan kararın kendisidir.
Bu konudaki rehberlerimiz
Kararın tam metni
7. Hukuk Dairesi 2026/3025 E. , 2026/3499 K.
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/3437 E., 2026/577 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/398 E., 2022/276 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1 04... parsel sayılı taşınmazda hissesinin bulunduğunu, dava konusu 1/2 hissenin 17.10.2019 tarihinde davalıya satıldığını, bu satışın müvekkilinin bilgisi ve rızası olmaksızın yapıldığını ve ön alım hakkının kullanabilmesi için gerekli yasal şartların oluştuğunu ileri sürerek, dava konusu hisse yönünden davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu alanın sanayi bölgesi genişleme alanı olarak sınırlarının belirlendiğini, bu nedenle 03.08.2018 tarihinde taşınmazın tapu kaydına genişleme alanı şerhi konulduğunu, bölgedeki taşınmazların OSB dışındaki üçüncü kişilerle yapılacak tasarrufların yasa gereği kısıtladığını, davalı kurumun ihtiyaç duyması halinde kamulaştırma yaptırabilen kuruluş konumunda olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 08.04.2022 tarihli ve 2021/398 Esas, 2022/27 Karar sayılı kararı ile; "...Ankara Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı'nın 07.04.2022 tarihli cevap yazısında dava konusu taşınmaz hakkında kamulaştırma kararı bulunduğunun bildirildiği, dava konusu taşınmazın tapu kaydına 13.12.2021 tarihinde kamulaştırma şerhinin işlendiği, 4562 sayılı OSB Kanunu'nun 4/4. maddesinde seçilen alanda özel mülkiyette olan araziler bulunması hâlinde bu araziler rızaen satın alma veya kamulaştırma yoluyla iktisap edileceği, bu nitelikte taşınmazlar hakkında 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun hükümlerinin uygulanacağının belirtildiği, davalı tarafından payların devralınması işleminin kamulaştırma işlemi olarak kabul edilmesi gerektiği ve kamulaştırılan paylara ilişkin ön alım davası açılamayacağı..." gerekçesiyle "...davanın reddine..." karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 04.03.2026 tarihli ve 2024/3437 Esas, 2026/577 Karar sayılı kararı ile "...4562 sayılı Kanun'un 6-(2) maddesine eklenen hükümle Ankara Valiliği OSB adına kamulaştırma yapmaya yetkili hale getirildiği, adına kamulaştırma yapılan OSB'nin duyduğu genişleme ihtiyacı nedeniyle Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının 13.12.2017/37419779-453.01/06E.5187 sayılı yer seçimi kararının kesinleştiği, 25.08.20 21... .11.2021 tarihli kamu yararı kararı ile Başkent OSB adına genişleme alanına isabet ettiği için kamulaştırma kararı alınması üzere davacı tarafla anlaşma sağlanamadığından kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil istemi ile açılan davada....davacı payı hakkında da Başkent OSB adına tapuya kayıt ve tescil karar verildiği..." gerekçesiyle "... istinaf başvurusunun esastan reddine...." karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davalının taşınmaz hakkında kamulaştırma almasına rağmen bu amaca uygun tek bir işlem bile yapmadığını, işlem tarihi üzerinden 5 yıllık süre geçtiğinden işlemin iptali için gerekli koşulların oluştuğunu, sonradan yapılan kamulaştırma işleminin müvekkilinin önalım hakkına engel olamayacağını, kamu yararı iddiasının soyut olduğunu, eksik incelemeyle hüküm kurulduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; ön alım hakkkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: Yargıtay Karar Arama. Karar, Yargıtay tarafından kişisel veriler gizlenerek yayımlanmıştır.
İlgili hukuki terimler
Hesaplayın
7. Hukuk Dairesinin diğer kararları
- Ön alım hakkı — 2026/3335 K. (17.06.2026)
- Muhdesat — 2026/3322 K. (17.06.2026)
- Ön alım hakkı — 2026/3294 K. (16.06.2026)
- Muhdesatın tespiti — 2026/2821 K. (21.05.2026)
⚠️ Önemli
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya hukuki görüş niteliği taşımaz ve herhangi bir avukat–müvekkil ilişkisi kurmaz.
İçerik, yayın ve son güncelleme tarihindeki mevzuata göre hazırlanmıştır; mevzuat ve yargı kararları zamanla değişebilir. Bu bilgilere dayanılarak yapılan işlem ve verilen kararlardan Dava Rehberi sorumlu değildir.
Kendi durumunuza ilişkin karar vermeden önce bir avukata danışmanız önerilir. Avukatlık ücretini karşılayamayacak durumdaysanız bulunduğunuz yerdeki baronun Adli Yardım Bürosu'na başvurabilirsiniz.
Sitemizle ilgili iletişim bilgilerine İletişim sayfasından ulaşabilirsiniz.