Yargıtay Kararı
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi Kararı: Ön alım hakkı
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2903
- Karar No
- 2026/3294
- Karar tarihi
- 16.06.2026
- ön alım hakkı
- HMK 125
- tazminata dönüşme
- ön alım bedelinin depo edilmesi
- zararın ispatı
Kararın özeti
Davacı, paydaşı olduğu taşınmazdaki bir payın davalıya satıldığını, ön alım hakkının kullanılmasını önlemek için satış bedelinin tapuda yüksek gösterildiğini ileri sürerek gerçek bedel üzerinden payın kendi adına tescilini istemiştir. Davalı payı yargılama sırasında başka bir kişiye devredince davacı, HMK md. 125/1-b uyarınca davaya tazminat olarak devam etmiş ve devir bedelleri ile gerçek bedel arasındaki farkı talep etmiştir. Payı devralan davalı, satışın muvazaalı olmadığını ve iyi niyetli olduğunu savunmuştur.
İlk derece mahkemesi, tazminat isteyebilmek için öncelikle ön alım hakkının kullanılmış olması gerektiğini, davacının ön alım bedelini depo etmeyerek bu haktan vazgeçtiğini belirtmiştir. HMK md. 125/1-b'nin davanın tazminata dönüşmesi hâlinde mutlaka tazminata hükmedilmesini öngörmediğini ve davacının payın devrinden kaynaklanan bir zararını ispatlamadığını kabul ederek davayı reddetmiştir. Bölge adliye mahkemesi de TMK md. 6 uyarınca zararın, onu ileri süren tarafça kanıtlanması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunu reddetmiştir.
Yargıtay, davacının muvazaa araştırmasının eksik yapıldığına ilişkin itirazlarını yerinde görmeyerek kararı HMK md. 370/1 uyarınca kesin olarak ve oy birliğiyle onamıştır.
Özet, kararın tam metniyle karşılaştırılarak editör ekibimizce hazırlanmıştır; bağlayıcı olan kararın kendisidir.
Kararın tam metni
7. Hukuk Dairesi 2026/2903 E. , 2026/3294 K.
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1536 E., 2026/236 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/69 E., 2024/418 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; davaya konu 121 99... parsel sayılı taşınmazda paydaş olduğunu, davalı tarafından 1/ 32... .12.2022 tarihinde satın alındığını, önalım hakkının önlenmesi amacıyla tapuda satış bedelinin yüksek gösterildiğini, taraflar arasında gerçekleşen somut satış bedeli üzerinden davaya konu payın adına tescilini talep etmiştir.
Taşınmazın davalı ... tarafından ...'a devredilmesi nedeni ile davacı vekili 25.04.2023 tarihli dilekçesinde; ön alım hakkının kullanılmasını önlemek amacıyla devrin yapıldığını belirterek devralan kişi olan ...'ın davalı olarak eklenmesini istemiştir.
Davacı vekili 30.01.2024 tarihli dilekçesinde; bu davada talebin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 125/1-b fıkrası uyarınca, davalı ...'ın haksız zenginleşmesi nedeni ile tazminata dönüştürüldüğünü, tazminat kapsamının son devir bedeli olan 891.000,00 TL ile gerçek bedel olan 240.000,00 TL arasındaki; Mahkemece bu talep kabul görülmezse tapudaki ilk devir bedeli olan 500.000,00 TL arasındaki farktan oluştuğunu belirtmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... tarafından davaya cevap verilmemiştir.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; ön alım bedelinin depo edilmesi gerektiğini, 890.000 TL ve masrafların bu aşamada ödenmesi hâlinde davayı kabul edeceğini, satışın muvazaalı olmadığını, zira satıştan sonra tüm paydaşlara noterden ihtarname gönderildiğini, tapudan iyiniyetle satın alan kişi olduğunu, kaldı ki taşınmazda meydana gelen artış nedeni ile rayiç değerin belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Davacı tarafından her ne kadar davaya tazminat talepli olarak devam edilmek istenmişse de davacı tarafından bu hakkın kullanabilmesi bakımından önalım hakkının kullanılmış olmasının gerekeceği, somut olayda önalım bedelini depo edilmeyerek bu haktan vazgeçildiği, HMK'nın 125/1 -b bendi, önalım davasının tazminat davasına dönüştürülmesi halinde mutlak surette tazminata hükmedilmesi gerektiğini emreden bir kural da olmadığı ve davacı tarafından da salt önalıma konu taşınmazın dava dışı ...'a devredilmesinden kaynaklı bir zararının olduğuna dair herhangi bir ispat faaliyetine girişilmediği" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Yerel mahkemece dosyaya yansıyan somut bilgi, belge ve delillere göre; önalım talebinden vazgeçilerek meydana gelmemiş bir zarardan dolayı tazminat talebinde bulunulmasının önalımın amacına ve mahiyetine uygun düşmeyeceği, Borçlar Kanununun mahiyetine de aykırı olduğu, HMK'nın 125/1-b bendi, önalım davasının tazminat davasına dönüştürülmesi halinde mutlak surette tazminata hükmedilmesi gerektiğini emreden bir kural olmadığı, Türk Medenî Kanununun 6. maddesinde yer alan ispat külfetinin burada da geçerli olduğu ve davacı lehine tazminata hükmedilebilmesi için Borçlar Kanunu gereğince zararın oluşmuş olması ve Medeni Kanunun 6. maddesi gereğince bu zararın, zararı ileri süren tarafça kanıtlanmış olması gerektiği, davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı ve dâhili davalı tarafından danışıklı olarak satışın yapıldığı, Mahkemece taraflar arasında nasıl ve ne zaman para transferinin yapıldığına dair itirazın Mahkemece dikkate alınmadığı, ayrıca bu bedelin depo edilmediği gerekçe gösterilerek tazminat alamayacağının belirtildiğini, Mahkemece tazminat talebinin değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verildiğini, iki satış arasındaki farkın, doğal tazminat alacakları olduğunu, kaldı ki muvazaa araştırmasının eksik yapıldığını, dekont ve banka kayıtlarının istenmediği belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ön alım hakkından kaynaklı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: Yargıtay Karar Arama. Karar, Yargıtay tarafından kişisel veriler gizlenerek yayımlanmıştır.
İlgili hukuki terimler
Hesaplayın
7. Hukuk Dairesinin diğer kararları
- Ön alım hakkı — 2026/3499 K. (29.06.2026)
- Ön alım hakkı — 2026/3335 K. (17.06.2026)
- Muhdesat — 2026/3322 K. (17.06.2026)
- Muhdesatın tespiti — 2026/2821 K. (21.05.2026)
⚠️ Önemli
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya hukuki görüş niteliği taşımaz ve herhangi bir avukat–müvekkil ilişkisi kurmaz.
İçerik, yayın ve son güncelleme tarihindeki mevzuata göre hazırlanmıştır; mevzuat ve yargı kararları zamanla değişebilir. Bu bilgilere dayanılarak yapılan işlem ve verilen kararlardan Dava Rehberi sorumlu değildir.
Kendi durumunuza ilişkin karar vermeden önce bir avukata danışmanız önerilir. Avukatlık ücretini karşılayamayacak durumdaysanız bulunduğunuz yerdeki baronun Adli Yardım Bürosu'na başvurabilirsiniz.
Sitemizle ilgili iletişim bilgilerine İletişim sayfasından ulaşabilirsiniz.