Yargıtay Kararı

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Kararı: Evlat edinme

Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/4172
Karar No
2026/6723
Karar tarihi
16.06.2026
  • evlat edinme
  • ana baba rızası
  • çocuğun üstün yararı
  • özen yükümlülüğü
  • sosyal inceleme raporu

Kararın özeti

Davacılar, evlilik dışı doğan ve doğumundan beri yanlarında büyüttükleri çocuğu ana ve babanın rızası aranmaksızın evlat edinmek istemiştir. İlk derece mahkemesi, babanın çocuğa karşı özen yükümlülüğünü yerine getirmediği kanaatine varmakla birlikte annenin yargılama sırasında evlat edinmeye rızası bulunmadığını bildirdiği gerekçesiyle davayı reddetmiş, bölge adliye mahkemesi de istinaf başvurusunu reddetmiştir.

Yargıtay, tanık beyanlarına ve annenin kollukta verdiği ifadeye göre çocuğa doğduğundan beri davacıların baktığını; biyolojik babanın çocukla hiç irtibat kurmadığını, annenin ise çocuğu yanına aldığı kısa sürelerde ona şiddet uyguladığını ve her iki ebeveynin de velayet görevlerini özenle yerine getirmediğini belirtmiştir. Sosyal inceleme raporuna göre davacılar ile çocuk arasında ebeveyn çocuk bağı kurulmuş olup davacılar evlat edinme için gerekli psikososyal ve ekonomik yeterliliğe sahiptir. TMK md. 305/2 uyarınca evlat edinme her hâlde küçüğün yararına olmalıdır ve çocuğun üstün yararı evlat edinmenin en önemli şartıdır.

Bu nedenle özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen ana ve babanın rızasının TMK md. 311/2 uyarınca aranmaması ve davanın kabulü gerekirken reddi hatalı bulunarak bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılmış ve ilk derece mahkemesi kararı oy birliğiyle bozulmuştur.

Özet, kararın tam metniyle karşılaştırılarak editör ekibimizce hazırlanmıştır; bağlayıcı olan kararın kendisidir.

Bu konudaki rehberlerimiz

Kararın tam metni

2. Hukuk Dairesi 2026/4172 E. , 2026/6723 K.

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/2326 E., 2025/3400 K.

DAVA TÜRÜ : Evlat Edinme - Ana ve Baba Rızasının Aranmaması

İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 12. Aile Mahkemesi

SAYISI : 2023/553 E., 2025/207 K.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacılar vekili tarafından davanın reddi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Taraflar arasındaki evlat edinme davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince; annenin dava açılış tarihinden bir gün sonra 12.07.2023 tarihinde çocuğun evlat edinmesine açık muvafakatinin bulunduğuna dair evrak imzaladığı, 07.08.2023 tarihinde savcılığa başvurarak çocuğun kaçırılmasına ilişkin şikayette bulunduğu, 18.09.2023 tarihli cevap dilekçesi ile de çocuğun evlat edinilmesine rızasının bulunmadığını bildirdiği, her ne kadar davalı babanın küçüğe karşı özen yükümlülüğünü yeterince yerine getirmediği konusunda mahkemece vicdani kanaat oluşmuş ise de davalı annenin yargılama süresince çocuğun evlat edinilmesine rızasının bulunmadığını bildirdiğinin anlaşıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, ana baba rızası aranmaksızın evlat edinme davasıdır.

Dosyanın incelenmesinde davalılar ... ve ...'ın evlilik dışı ilişkisinden davaya konu küçük ...'ın (aile arasında Ayaz olarak çağırılıyor) 21.01.2014 tarihinde dünyaya geldiği, tanık beyanlarına göre; çocuğa doğduğundan beri davacıların baktığı, annenin kolluğa verdiği 07.08.2023 tarihli ifadesinden de; kadının çocuğu 7 yıl önce davacılara verdiği ve çocuğun genelde orada kaldığının anne tarafından da kabul edildiği, çocuğun sosyal hizmet uzmanıyla yaptığı görüşmede; gerçek anne ve babasının davacılar olduğunu, davalı annesinin yanına gittiğinde anne ve üvey babasının kendisini darp ettiğini, ağzına tükürdüklerini, kendisine eziyet ettiklerini belirttiği, davacılar tanıklarının anlatımından annenin zaman zaman çocuğu yanına aldığını ancak davacılara geri döndüğünde çocuğun vücudunda morluklar olduğunu, hep kilo vermiş şekilde döndüğünü, bakımsız kaldığını beyan ettikleri, biyolojik babanın çocukla hiç bir irtibat kurmadığı belirli olup ve annenin de çocuğu aldığı kısa sürelerde ona şiddet uyguladığı bu şekilde her iki ebeveynin de velayet görevlerini özenle yerine getirmedikleri anlaşılmaktadır. Mahkeme tarafından alınan 15.11.2023 tarihli sosyal inceleme raporunda da belirtildiği üzere; davacıların, çocuğun küçük yaşlarından beri davaya konu çocukla birlikte yaşadıkları, çocukla yakından ilgilendikleri, çocuğun ihtiyaçlarına karşı duyarlı oldukları ve sorumlu davrandıkları, bakım ve sorumluluğunu üstlenebildikleri, çocuk ile iletişimlerinin iyi ve paylaşıma dayalı olduğu, davacılar ve çocuk arasında ebeveyn- çocuk bağı ve ilişkisinin kurulduğu, çocuğu evlat edinmek için psikososyal ve ekonomik yeterliliklerinin olduğu anlaşılmış olup davaya konu çocuğu evlat edinmeleri için gereken şartları taşıdıkları görülmüştür.

Evlat edinmeye karar verilirken ve diğer bütün şartlar değerlendirilirken öncelikle dikkat edilmesi gereken hususun, küçüğün evlat edinilmesinin küçüğün üstün yararına uygun olup olmaması olduğu, doktrinde de çocuğun üstün yararına uygun olmasının evlat edinmenin en önemli şartı olduğu, evlat edinme işleminin olmazsa olmazı (condictio sine qua non) olduğunun vurgulandığı, başka bir deyişle evlat edinmenin, çocuğun yararı koşuluyla doğrudan bağlantılı olduğu, “Çocuğun Yararı” ilkesinin birincil ve en üst ilke olarak kabul edildiği, Kanun koyucunun da aynı görüşü benimsediği, TMK’nın 305/2 nci maddesinde evlat edinmenin “her hâlde” küçüğün yararına bulunması gerektiğini vurgulamasından da anlaşıldığı hususları bir arada değerlendirildiğinde evlat edinme davalarında korunması gereken öncelikli kişinin evlat edinilmesine karar verilecek olan küçük olduğuna göre Küçük ...'ın davacılar tarafından evlat edinilmesi talebi yönünden küçüğe karşı özen yükümlülüğünü (TMK m. 311/2) yeterince yerine getirmeyen davalılar anne ve babanın rızasının aranmamasına, evlat edinmeye ilişkin yasal şartların gerçekleştiği gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmelerle yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.

KARAR

Açıklanan sebeple;

1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama. Karar, Yargıtay tarafından kişisel veriler gizlenerek yayımlanmıştır.

İlgili hukuki terimler

Hesaplayın

2. Hukuk Dairesinin diğer kararları

⚠️ Önemli

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya hukuki görüş niteliği taşımaz ve herhangi bir avukat–müvekkil ilişkisi kurmaz.

İçerik, yayın ve son güncelleme tarihindeki mevzuata göre hazırlanmıştır; mevzuat ve yargı kararları zamanla değişebilir. Bu bilgilere dayanılarak yapılan işlem ve verilen kararlardan Dava Rehberi sorumlu değildir.

Kendi durumunuza ilişkin karar vermeden önce bir avukata danışmanız önerilir. Avukatlık ücretini karşılayamayacak durumdaysanız bulunduğunuz yerdeki baronun Adli Yardım Bürosu'na başvurabilirsiniz.

Sitemizle ilgili iletişim bilgilerine İletişim sayfasından ulaşabilirsiniz.

Çerezler kullanıyoruz

Bu site, düzgün çalışması ve deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Ayrıntılar