Yargıtay Kararı

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Kararı: Boşanma

Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5503
Karar No
2025/12083
Karar tarihi
29.12.2025
  • boşanma
  • kusur belirlemesi
  • eşit kusur
  • toptan yoksulluk nafakası
  • maddi ve manevi tazminat

Kararın özeti

Karşılıklı açılan boşanma davalarında ilk derece mahkemesi tarafları eşit kusurlu kabul etmiş, kadının tazminat taleplerini reddetmiş ve kadın için toptan yoksulluk nafakasına hükmetmiştir. Bölge adliye mahkemesi ise kadına yüklenen, bedensel engelli erkeğin ulaşamayacağı yere telefonu bırakarak evi terk etme kusurunu, erkeğin dilekçelerde bu vakıaya dayanmadığı gerekçesiyle çıkarmış; erkeği ağır kusurlu kabul ederek kadın lehine maddi ve manevi tazminata ve irat şeklinde yoksulluk nafakasına hükmetmiştir.

Yargıtay, erkeğin dava dilekçesinde vurgulamak istediği hususun, kadının erkeğin engelli olduğunu bildiği hâlde onu zor durumda bırakmak için telefona ulaşmasını engellemesi olduğunu ve bu kusurun ispatlandığını belirtmiştir. Bu kusur diğer kusurlarla birlikte değerlendirildiğinde taraflar eşit kusurludur ve TMK md. 174/1-2 uyarınca eşit kusurlu eş yararına tazminata hükmedilemez. Ayrıca TMK md. 176/1 uyarınca yoksulluk nafakasının toptan veya irat biçiminde ödenmesine karar verilirken kusurun niteliği, evliliğin süresi ve tarafların ekonomik durumu gözetilmelidir; ortak çocuk bulunmaması ve evliliğin fiilen süren kısmı dikkate alındığında nafakanın toptan ödenmesine karar verilmelidir.

Bölge adliye mahkemesi kararı kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakanın ödeme şekli yönünden erkek yararına bozulmuş, kadının temyiz itirazları reddedilerek diğer yönler oy birliğiyle onanmıştır.

Özet, kararın tam metniyle karşılaştırılarak editör ekibimizce hazırlanmıştır; bağlayıcı olan kararın kendisidir.

Bu konudaki rehberlerimiz

Kararın tam metni

2. Hukuk Dairesi 2025/5503 E. , 2025/12083 K.

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/667 E., 2025/951 K.

DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma

İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzurum 2. Aile Mahkemesi

SAYISI : 2022/371 E., 2024/63 K.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı -karşı davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminatlar ile miktarları, kadın lehine hükmedilen yoksulluk nafakasının toptan olarak hükmedilmesi gerekirken irat şeklinde hükmedilmesi ve miktarı yönünden; davalı karşı davacı kadın vekili tarafından ise kusur belirlemesi, hükmedilen tedbir ve yoksulluk nafakası miktarları yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı -karşı davacı kadın vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir .

2.Davacı -karşı davalı erkek vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;

Taraflarca karşılıklı açılan boşanma davasının yapılan yargılaması sonucunda; İlk Derece Mahkemesince taraflar eşit kusurlu kabul edilerek asıl ve karşı davanın kabulüne, kadının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine, kadın için toptan yoksulluk nafakası takdirine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi hükmünü davalı-davacı kadın vekili istinaf etmiş, Bölge Adliye Mahkemesince; kadına yüklenen "fiziksel engeli olan erkeğin ulaşamayacağı yere telefonu bırakarak evi terk etme" kusurunun çıkarılması gerektiği, bu haliyle erkeğin ağır kusurlu olduğu belirtilerek kadın lehine maddi ve manevi tazminat ve irat şeklinde yoksulluk nafakası takdiri ile yeniden hüküm tesisine, sair yönlerden başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından erkeğin bedensel engelli olduğu sabit olup, erkek dava dilekçesinde kadının erkeğin telefonunu alarak evden kaçtığını ve erkeğin sürünerek komşusundan yardım istemek zorunda kaldığını iddia etmiş, İlk Derece Mahkemesince kadına "fiziksel engeli olan erkeğin ulaşamayacağı yere telefonu bırakarak evi terk etme" vakıası kusur olarak yüklenmiş, Bölge Adliye Mahkemesince de erkeğin kadına kusur olarak yüklenen bu vakıaya dilekçeler aşamasında dayanmadığı belirtilerek kadından bu kusur çıkartılmış ise de, dava dilekçesinde erkeğin vurgulamak istediği hususun kadının telefonu evden alıp gittiği değil; erkeğin bedensel engeli olduğunu bilmesine rağmen onu zor durumda bırakmak amacıyla telefona ulaşmasını engellemek olduğu, bu haliyle kadına İlk Derece Mahkemesince kusur olarak yüklenen bu vakıanın ispatlandığı ve Bölge Adliye Mahkemesince bu vakıanın kadın lehine olacak şekilde kusur değerlendirmesinden çıkarılmasının doğru olmadığı anlaşılmıştır. Kadının gerçekleşen bu kusuru ile tarafların Mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışları hep birlikte değerlendirildiğinde boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü gerekir. Hal böyle iken Bölge Adliye Mahkemesince hatalı değerlendirme sonucu erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğunun kabulü doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

3.Yukarıdaki paragrafta belirtildiği üzere boşanmaya sebebiyet veren olaylarda taraflar eşit kusurlu olup eşit kusurlu eş yararına tazminata hükmedilemez (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu md.174/1-2 ). Kadın yararına maddî ve manevî tazminata hükmedilme koşulları oluşmamıştır. Hal böyle iken Mahkemece isteğin reddi gerekirken hatalı kusur belirlemesi sonucu olarak kadın yararına maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

4. 4721 sayılı Kanun'un 176 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince yoksulluk nafakasının, toptan veya durumun gereklerine göre aylık irat biçiminde ödenmesine karar verilebilir. Yoksulluk nafakasının toptan ya da irat biçiminde ödenebilmesine karar verilebilmesi için, kusurun niteliği, evliliğin süresi, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile ödeme gücü ve isteklerinin göz önünde bulundurulması gerektiği açıktır. Somut olayda tarafların ekonomik ve sosyal durumları, evliliğin fiilen bir arada geçen süresi, ortak çocuklarının bulunmayışı dikkate alındığında yoksulluk nafakası yükümlüsünün, yoksulluk nafakasını toptan ödemesi yönünde hüküm kurulması gerekirken, irat biçiminde ödenmesine karar verilmesi somut olay bakımından isabetli bulunmamıştır. Bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen maddî ve manevî tazminatlar ile kadın lehine hükmedilen yoksulluk nafakasının ödeme şekli yönünden erkek yararına BOZULMASINA,

2.Kadın vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Adli yardımdan yararlanması sebebiyle başlangıçta alınmamış olan aşağıda yazılı karar ve ilam harcı ile temyiz başvuru harcının ...'ye yükletilmesine,

Peşin alınan harcın istek halinde yatırana ...'a iadesine,

Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama. Karar, Yargıtay tarafından kişisel veriler gizlenerek yayımlanmıştır.

İlgili hukuki terimler

Hesaplayın

2. Hukuk Dairesinin diğer kararları

⚠️ Önemli

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya hukuki görüş niteliği taşımaz ve herhangi bir avukat–müvekkil ilişkisi kurmaz.

İçerik, yayın ve son güncelleme tarihindeki mevzuata göre hazırlanmıştır; mevzuat ve yargı kararları zamanla değişebilir. Bu bilgilere dayanılarak yapılan işlem ve verilen kararlardan Dava Rehberi sorumlu değildir.

Kendi durumunuza ilişkin karar vermeden önce bir avukata danışmanız önerilir. Avukatlık ücretini karşılayamayacak durumdaysanız bulunduğunuz yerdeki baronun Adli Yardım Bürosu'na başvurabilirsiniz.

Sitemizle ilgili iletişim bilgilerine İletişim sayfasından ulaşabilirsiniz.

Çerezler kullanıyoruz

Bu site, düzgün çalışması ve deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Ayrıntılar