Yargıtay Kararı
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi Kararı: Sürekli iş göremezlik oranı
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/9259
- Karar No
- 2026/10032
- Karar tarihi
- 01.07.2026
- sürekli iş göremezlik oranı
- hukuki yarar
- dava şartı
- Adli Tıp Kurumu
- meslekte kazanma gücü kaybı
Kararın özeti
Davacı, iş kazası geçiren davalı sigortalının sürekli iş göremezlik oranının tespitini istemiş; Sosyal Güvenlik Kurumu ve adli tıp raporlarının gerçeği yansıtmadığını, yerinde muayene yapılmadığını ve raporların çeliştiğini ileri sürerek oranın daha düşük olduğunun belirlenmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi davayı hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddetmiş, bölge adliye mahkemesi de istinaf başvurusunu reddetmiştir.
Yargıtay, hukuki yararın HMK md. 114/1-(h) uyarınca dava şartı olduğunu ve davacının hakkının güncel ve ciddi bir tehlikeyle tehdit edilmesi hâlinde tespit davasında hukuki yararın bulunduğunu belirtmiştir. Somut olayda raporların gerçeği yansıtmadığı ileri sürülerek oranın tespitinin istendiği davada hukuki yarar bulunduğu açıktır. Ancak 5510 sayılı Kanun md. 95 prosedürü izlenerek Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu'ndan alınan rapora göre sigortalının meslekte kazanma gücü kayıp oranı %100 olduğundan dava esastan reddedilmelidir.
Hata yeniden yargılama gerektirmediğinden HMK md. 370/2 uyarınca bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılmış, ilk derece mahkemesi kararındaki usulden ret ibaresi davanın reddi olarak düzeltilerek karar oy birliğiyle onanmıştır.
Özet, kararın tam metniyle karşılaştırılarak editör ekibimizce hazırlanmıştır; bağlayıcı olan kararın kendisidir.
Kararın tam metni
10. Hukuk Dairesi 2026/9259 E. , 2026/10032 K.
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2026/175 E., 2026/466 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Osmaniye 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2025/113 E., 2025/172 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigortalının geçirmiş olduğu iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik oranının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili özetle: Kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı sigortalı vekili özetle, davacının hukuki yararının bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, hukuki yararlarının bulunduğunu, davalının iyileşme gösterdiğini, eksik araştırma ve incelemeye dayalı hüküm kurulduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sürekli iş göremezlik oranının tespitine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle 5510 sayılı Kanun'un 95. maddesinde öngörülen prosedür ve en son Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu'ndan alınan rapora göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2011/10-642 E., 2012/38 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, Medeni usul hukukunda hukuki yarar, mahkemeden hukuksal korunma istemi ile bir davanın açılabilmesi için davacının bu davayı açmakta (veya mahkemeden hukuksal korunma istemekte) bir çıkarının bulunmasıdır. Bu çıkarında karar verilene kadar sürmesi gerekir.
3.Davacının dava açmakta hukuk kuralları tarafından haklı bulunan (korunan) bir yararı olmalı, hakkını elde edebilmesi için mahkeme kararına ihtiyacı bulunmalı ve davacı mahkemeyi gereksiz yere uğraştırmamalıdır (Arslan, Ramazan; aktaran: Hanağası, Emel: Davada Menfaat, Ankara 2009, önsöz VII).
4.Hukuk Genel Kurulu’nun 24.06.1992 gün ve 1992/1-347 E., 1992/396 K. ve 30.05.2001 gün ve 2001/14-443 E., 2001/458 K. sayılı kararlarında da belirtildiği üzere buna hukuki korunma (himaye) ihtiyacı da denir (...). Mahkemelerden hukuki himaye istenmesinde, himayeye değer bir yarar olmalıdır.
5. Mülga 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanununun yürürlükte olduğu dönem içinde öğreti ve yargısal kararlar, dava açarken hukuki yararın bulunması gereğini, "dava şartı" olarak kabul etmiştir. Bu şart, "dava konusuna ilişkin genel dava şartlarından biri" olup, davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi ve esas hakkında hüküm verilebilmesi için varlığı gerekli olduğundan "olumlu dava şartları" arasında sayılmaktadır.
6.01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda öğreti ve yargısal kararların bu uygulaması aynen benimsenerek, davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması "Dava Şartları” başlıklı 114. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde açıkça dava şartları arasında sayılmıştır.
7.Bir davada, hukuki yarar ilkesinin dava şartı olarak gözetilmesinin, yargılamanın amacına ve usul ekonomisi ilkesine uygun olarak yargılama yapılmasına yarar sağlayacağı, her türlü duraksamadan uzaktır.
8.Davacının hukuki ilişkinin derhal tespitinde menfaatinin (hukuki yararının) varlığı için öncelikle, davacının bir hakkı veya hukuki durumu güncel (halihazır) ve ciddi bir tehlike ile tehdit edilmelidir. Bu tehdit çoğunlukla davalının davranışları ile ortaya çıkar.
9.Söz konusu bu tehdidin davacı için bir tehlike oluşturabilmesi, bu tehdit nedeniyle, davacının hukuki durumunun tereddüt içinde olmasına ve bu hususun, davacıya zarar verebilecek nitelikte bulunmasına bağlıdır (Hanağası, Emel: a.g.e., s.133 vd).
10.Belirtilen açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, her ne kadar İlk Derece Mahkemesince hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı tarafça, iş kazası sonucu gerek Sosyal Güvenlik Kurumu raporları ve gerekse de Adli Tıptan alınan raporların gerçeği yansıtmadığı, Adli Tıp Kurumunca yerinde muayene yapılmadığı, tıbbi evrak üzerinden karar verildiği, raporlar arasında tutarsızlık olduğu belirtilmek suretiyle sonuç olarak sigortalının sürekli iş göremezlik oranının daha az olduğunun tespitinin istenildiği işbu davada hukuki yararın bulunduğu belirgindir.
11.Diğer taraftan dosya kapsamı incelendiğinde, davalı sigortalının iş kazası nedeniyle meslekte kazanma gücü kayıp oranının Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu'ndan alınan rapor doğrultusunda %100 olduğunun anlaşılması karşısında, davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davacı vekilinin tirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm kısmındaki "Davanın HMK md. 114/1-(h) ve md.115/2 uyarınca dava şartı hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine," dair ibarenin silinerek yerine, "Davanın reddine" ibaresinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.07.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: Yargıtay Karar Arama. Karar, Yargıtay tarafından kişisel veriler gizlenerek yayımlanmıştır.
İlgili hukuki terimler
Hesaplayın
10. Hukuk Dairesinin diğer kararları
- Şirket ortağı sigortalılığı — 2026/10355 K. (08.09.2026)
- İş kazası — 2026/10441 K. (08.09.2026)
- Yaşlılık aylığı — 2026/10348 K. (08.09.2026)
- İş kazası tespiti — 2026/10313 K. (07.09.2026)
⚠️ Önemli
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya hukuki görüş niteliği taşımaz ve herhangi bir avukat–müvekkil ilişkisi kurmaz.
İçerik, yayın ve son güncelleme tarihindeki mevzuata göre hazırlanmıştır; mevzuat ve yargı kararları zamanla değişebilir. Bu bilgilere dayanılarak yapılan işlem ve verilen kararlardan Dava Rehberi sorumlu değildir.
Kendi durumunuza ilişkin karar vermeden önce bir avukata danışmanız önerilir. Avukatlık ücretini karşılayamayacak durumdaysanız bulunduğunuz yerdeki baronun Adli Yardım Bürosu'na başvurabilirsiniz.
Sitemizle ilgili iletişim bilgilerine İletişim sayfasından ulaşabilirsiniz.