Yargıtay Kararı

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi Kararı: Hizmet tespiti

Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/14630
Karar No
2025/18111
Karar tarihi
25.12.2025
  • hizmet tespiti
  • 5510 sayılı Kanun 86/9
  • 506 sayılı Kanun 79/10
  • hak düşürücü süre
  • bordro tanığı
  • sigortalılık

Kararın özeti

Davacı, 2000-2013 yılları arasında kesintisiz çalıştığını, ancak bu sürenin yalnızca bir kısmının Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirildiğini ileri sürerek hizmet tespiti istemiştir. Mahkeme bir kısım dönemi kabul etmiş, 2002 sonundan önceki dönemi ise hak düşürücü süre geçtiği gerekçesiyle reddetmiştir.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, hizmet tespiti davalarının yasal dayanağının 5510 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesi yollamasıyla 506 sayılı Kanun md. 79/10 ve 5510 sayılı Kanun md. 86/9 olduğunu, bu davaların kamu düzenine ilişkin olduğunu ve mahkemenin gerektiğinde kendiliğinden araştırma yapması gerektiğini vurgulamıştır. İşyeri kayıtları, bordrolar, Kurum dosyası ve müfettiş incelemeleri getirtilmeli, bordro tanıkları ve aynı çevredeki tarafsız işverenler ile çalışanlar dinlenmelidir.

Dava, hizmetin geçtiği yılın sonundan itibaren beş yıl içinde açılmalıdır. Ancak bildirimden önceki çalışma, bildirimin yapıldığı döneme kesintisiz olarak bağlanıyorsa süre, bildirim dışı kalan dönemin sonundan değil, kesintisiz çalışmanın sona erdiği yılın sonundan başlatılır. Çalışma blok hâlinde kesintisiz sürdüğü ve dava 2017'de açıldığı için 2002 öncesi dönem yönünden hak düşürücü sürenin dolduğu kabul edilemez. Eksik araştırma nedeniyle karar bozulmuştur.

Özet, kararın tam metniyle karşılaştırılarak editör ekibimizce hazırlanmıştır; bağlayıcı olan kararın kendisidir.

Bu konudaki rehberlerimiz

Kararın tam metni

10. Hukuk Dairesi         2025/14630 E.  ,  2025/18111 K.

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI : 2023/473 E., 2025/105 K.

Mahkeme kararı, davacı, davalı şirket ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı ... Kömür İnşaat Nakliyat Petrol Ürünleri Ticaret ve Sanayi Limited Şirketinde yazıhanenin temizliği, misafirlere çay kahve vermek, kömür, çimento, odun satmak üzere 30.06.2000 tarihinde işe başladığını, bu çalışmasının aralıksız ve kesintisiz olarak 31.08.2013 tarihine kadar devam ettiğini, müvekkilinin 18.12.2002 yılında 12 gün, 2003 yılında 208 gün, 20 04... yıllarında 360 gün tam, 2006 yılında 110 gün sigortalı gösterildiğini ve 20.04.2006 tarihinde işyerinde çalışması devam etmesine rağmen sigortalılığının sona erdirildiğini beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 30.06.2000-17.12.2002, 01.01.2003-02.06.20 03... .04.2006-31.08.2013 tarihleri arasındaki davalı işyerindeki çalışmalarının sigortalı hizmet olarak tespiti ile kurum kayıtlarının düzeltilerek SGK'ya bildirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... Kömür İnş. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının işe başlama tarihinin davalı şirket kayıtlarına göre 03.06.2003 ve işten ayrılış tarihinin ise 20.04.2006 olduğunu, davacının şirketten ayrıldıktan sonra İŞKUR'a başvurmak suretiyle işsizlik maaşı aldığını, müvekkili şirketin iş yerinde tüp dağıtımı için kullanılan motosikletin 2006 yılında davacı adına tescil edilmiş olmasının davacının o tarihten sonra sürekli olarak davalı iş yerinde çalıştığının delili olarak kabul edilemeyeceğini, davacının çalıştığı dönemde arada oluşan güven ilişkisi ve samimiyet nedeniyle motosikletin davacının üzerine kaydedildiğini, bundan dolayı motosikletle ilgili tüm ödemelerin davalı iş yeri tarafından yapıldığını, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davasını ispat etmesi gerektiğini, davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemenin 28.01.2022 tarihli kararı ile "1-Davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile -Davacının davalıya ait ... sicil numaralı iş yerinde 21.04.2006-19.03.2013 tarihleri arasında Kuruma bildirimi yapılmayan 2489 gün süreyle hizmet akdi kapsamında çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı şirket ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

İlk Derece Mahkemesi kararının süresi içinde taraf ve fer'i müdahil Kurum vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairece, "... Somut olayda, davacının 18.12.2002-31.12.2002 tarihleri arasında ... sicil numaralı ... ünvanlı farklı bir iş yerinden 12 gün sigorta bildirimi bulunduğu, dosya kapsamında da davacının davalı işyerinde sürekli çalıştığını belirtmesine karşılık dava dışı işyerinden yapılan bildirimin gerçek olup olmadığı sorularak, gerçek olmadığının ve iptalini talep etmesi halinde, söz konusu durum dava dışı işverenin hak alanını da ilgilendireceğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 124. maddesi gereği husumet yöneltilerek davaya dahil edilmeli, bu davalının göstereceği deliller de gözetilerek, hak düşürücü süre buna göre değerlendirilmeli, sonucuna göre karar verilmelidir." gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar

İlk Derece Mahkemesinin 16.04.2025 tarihli kararı ile "1-Davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile

-Davacı ... Karaca’nın dahili davalı ...’ın ... sicil numaralı Lokantacılık iş yerinde 18.12.2002-30.12.2002 tarihleri arasında Kuruma bildirimi yapılan 12 günlük bildirimlerin iptaline,

-Davacının davalıya ait 1003420 032 sicil numaralı iş yerinde 21.04.2006-19.03.2013 tarihleri arasında kuruma bildirimi yapılmayan 2489 gün süreyle hizmet akdi kapsamında çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili, davanın kabulüne ve kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı şirket vekili, davanın reddine ve kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

3.Fer'i müdahil Kurum vekili, davanın reddine ve kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.

1. Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.

2. Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.

3. 506 sayılı Kanun'un 79/10. maddesi hükmüne göre Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir. Bir başka anlatımla; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi ya da çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde; Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez. Ne var ki; sigortalının Kuruma bildiriminin işe giriş tarihinden sonra yapılması, bir başka ifade ile sigortalının hizmet süresinin başlangıçtaki bir bölümünün Kuruma bildirilmeyerek sonrasının bildirilmesi ve Kuruma bildirimin yapıldığı tarihten önceki çalışmaların, bildirgelerin verildiği tarihi de kapsar biçimde kesintisiz devam etmiş olması halinde, Kuruma bildirilmeyen çalışma süresi yönünden hak düşürücü sürenin hesaplanmasında; bildirim dışı tutulan sürenin sonu değil, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonu başlangıç alınmalıdır.

4. Eldeki dava, 30.06.2000-31.08.2013 tarihleri arasındaki çalışmaların tespiti istemine ilişkin olup Mahkemece, 21.04.2006-19.03.2013 dönemi yönünden kabul, 01.01.2003-02.06.20 03... .03.2013-31.08.2013 tarihleri arası yönünden dava sübut bulmadığından ret, 17.12.2002 tarihi öncesi yönünden hak düşürücü süre nedeniyle ret ve 18.12.2002-31.12.2002 tarihleri arasında ... iş yerinde kayıtlı çalışmaların ise bu iş yerinde gerçek bir çalışma bulunmadığından bahisle iptaline karar verilmiş olup öncelikle Mahkemece hak düşürücü süre yönünden yapılan değerlendirme hatalıdır. Davacının davalı şirkette geçen 03.06.2003-20.04.2006 tarihleri arasında çalışmaları kayıtlı olup dava dilekçesinde talep edilen dönemler bildirim öncesi ve sonrasına ait dönemler olup hak düşürücü sürenin hesaplanmasında; bildirim dışı tutulan sürenin sonu değil, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonunun başlangıç tarihi olarak ele alınması gerekip çalışmanın blok halinde kesintisiz geçmesi ve davanın 15.05.2017 tarihinde açıldığı hususu da gözetildiğinde, reddolunan 17.12.2002 dönemi öncesi yönünden davanın hak düşürücü süreye uğradığından bahsedilemez. Bununla birlikte Mahkeme tarafından iptaline karar verilen ve davalı ... iş yerinde kayıtlı olan 18.12.2002-31.12.2002 tarihleri arasında davacının, davalı ... Kömür Ltd. Şti. İş yerinde çalışıp çalışmadığı belirlenmeli, ibraz edilen belgeler (tahsilat makbuzları, faturalar vs.) de değerlendirilerek tüm dönem hakkında bordro tanıkları dinlenilmeli, deliller toplanıp değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.

Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

25.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama. Karar, Yargıtay tarafından kişisel veriler gizlenerek yayımlanmıştır.

Hesaplayın

⚠️ Önemli

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya hukuki görüş niteliği taşımaz ve herhangi bir avukat–müvekkil ilişkisi kurmaz.

İçerik, yayın ve son güncelleme tarihindeki mevzuata göre hazırlanmıştır; mevzuat ve yargı kararları zamanla değişebilir. Bu bilgilere dayanılarak yapılan işlem ve verilen kararlardan Dava Rehberi sorumlu değildir.

Kendi durumunuza ilişkin karar vermeden önce bir avukata danışmanız önerilir. Avukatlık ücretini karşılayamayacak durumdaysanız bulunduğunuz yerdeki baronun Adli Yardım Bürosu'na başvurabilirsiniz.

Sitemizle ilgili iletişim bilgilerine İletişim sayfasından ulaşabilirsiniz.

Çerezler kullanıyoruz

Bu site, düzgün çalışması ve deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Ayrıntılar