Yoksulluk nafakası süresiz mi ödenir?

2 dakika okuma Son güncelleme: 14 Ekim 2026

Kısa cevap

Evet. Kanuna göre yoksulluk nafakası süresiz olarak istenebilir (TMK md. 175). Ancak nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden sona erer. Fiilen evli gibi yaşama, yoksulluğun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürme hâlinde ise mahkeme kararıyla kaldırılabilir (TMK md. 176).

Yoksulluk nafakası süresiz midir?

Yoksulluk nafakası, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek ve boşanmada diğer eşe göre daha ağır kusurlu olmayan tarafın, geçimini sağlamak için isteyebileceği nafakadır. Kanun, bu nafakanın süresiz olarak istenebileceğini açıkça düzenler; nafaka, kanundaki sona erme veya kaldırılma hâllerinden biri gerçekleşinceye kadar ödenir (TMK md. 175, 176).

Buradaki “süresiz” ifadesi, nafakanın her durumda ömür boyu ve değişmeden ödeneceği anlamına gelmez. Nafaka alacaklısının veya nafaka borçlusunun durumunda değişiklik meydana gelirse nafakanın kaldırılması ya da miktarının değiştirilmesi gündeme gelebilir (TMK md. 176).

Nafaka hangi durumlarda kendiliğinden sona erer?

İrat, yani belirli aralıklarla ödenen nafaka şeklinde hükmedilen yoksulluk nafakası, nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi veya eşlerden birinin ölmesi hâlinde kendiliğinden sona erer. Bu durumlarda nafakanın kaldırılması için ayrıca mahkeme kararı alınması gerekmez (TMK md. 176).

Mahkeme kararıyla kaldırılabilecek durumlar

Nafaka alacaklısı yeniden evlenmeden fiilen evliymiş gibi yaşamaya başlarsa, yoksulluğu ortadan kalkarsa veya haysiyetsiz bir hayat sürerse nafakanın mahkeme kararıyla kaldırılması istenebilir (TMK md. 176). Bu hallerin varlığı, somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir.

Örneğin, Ayşe Hanım lehine boşanma kararında süresiz yoksulluk nafakasına hükmedildiğini varsayalım. Ayşe Hanım daha sonra düzenli ve yeterli bir gelir elde etmeye başlarsa, nafaka borçlusu nafakanın kaldırılmasını mahkemeden isteyebilir. Buna karşılık yalnızca çalışmaya başlamak, her olayda nafakanın otomatik olarak sona erdiği anlamına gelmez; gelir ve geçim koşulları birlikte değerlendirilir (TMK md. 176).

Tarafların mali durumları değiştiğinde veya hakkaniyet bunu gerektirdiğinde, nafaka miktarının artırılması ya da azaltılması da talep edilebilir. Bu nedenle nafakanın süresiz olması, miktarın hiçbir zaman değiştirilemeyeceği anlamına gelmez (TMK md. 176).

Yoksulluk nafakası ne zaman biter?
Nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölmesi hâlinde kendiliğinden biter. Fiilen evli gibi yaşama, yoksulluğun ortadan kalkması veya haysiyetsiz hayat sürme hâlinde ise mahkeme kararıyla kaldırılabilir (TMK md. 176).
Nafaka borçlusunun geliri azalırsa nafaka kaldırılır mı?
Gelir azalması tek başına otomatik olarak nafakayı sona erdirmez. Tarafların mali durumundaki değişiklik veya hakkaniyetin gerektirdiği hâller, nafakanın azaltılması talebine konu olabilir. Nafakanın kaldırılması ise kanunda sayılan hâllere bağlıdır (TMK md. 176).
Yoksulluk nafakası miktarı sonradan değiştirilebilir mi?
Evet. Tarafların mali durumları değişirse veya hakkaniyet bunu gerektirirse mahkemeden nafaka miktarının artırılması ya da azaltılması istenebilir (TMK md. 176).

Bu Yazıda Dayanılan Mevzuat

Bu yazıda geçen hukuki terimler

İlgili Yargı Kararları

Kararlar konunun yargıda nasıl değerlendirildiğini göstermek içindir; her dosya kendi koşullarına göre ayrıca incelenir.

Mahkeme: Yargıtay , 2. Hukuk Dairesi
Tarih: 29.12.2025
Esas No: 2025/5601
Karar No: 2025/12068

Kocanın evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle açtığı boşanma davası kabul edilmiş, bölge adliye mahkemesi de istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Kadın, temyiz aşamasında kendisinin de aynı yerdeki aile mahkemesinde kocaya karşı ayrı bir boşanma davası açtığını bildirerek davaların birleştirilmesini istemiştir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 166 uyarınca aynı yargı çevresinde, aynı düzey ve sıfattaki mahkemelerde açılmış ve aralarında bağlantı bulunan davaların birleştirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Daireye göre boşanma davalarında tarafların kusurlarının doğru belirlenmesi; maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası gibi boşanmanın eki niteliğindeki taleplerin sağlıklı değerlendirilmesi, karşılıklı açılan davaların birlikte görülmesine ve delillerin birlikte değerlendirilmesine bağlıdır.

Bu nedenle bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılmış, ilk derece mahkemesi kararı bozulmuş ve davaların birleştirilerek esas hakkında yeniden karar verilmesi istenmiştir. Diğer temyiz itirazları bu aşamada incelenmemiştir.

Editör ekibi

⚠️ Önemli

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya hukuki görüş niteliği taşımaz ve herhangi bir avukat–müvekkil ilişkisi kurmaz.

İçerik, yayın ve son güncelleme tarihindeki mevzuata göre hazırlanmıştır; mevzuat ve yargı kararları zamanla değişebilir. Bu bilgilere dayanılarak yapılan işlem ve verilen kararlardan Dava Rehberi sorumlu değildir.

Kendi durumunuza ilişkin karar vermeden önce bir avukata danışmanız önerilir. Avukatlık ücretini karşılayamayacak durumdaysanız bulunduğunuz yerdeki baronun Adli Yardım Bürosu'na başvurabilirsiniz.

Sitemizle ilgili iletişim bilgilerine İletişim sayfasından ulaşabilirsiniz.

Bu yazı faydalı oldu mu?

Hata bildir

İlgili Yazılar

Çerezler kullanıyoruz

Bu site, düzgün çalışması ve deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Ayrıntılar