Yargıtay Kararı

Yargıtay 6. Ceza Dairesi Kararı: Yağma

Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2024/2180
Karar No
2026/5583
Karar tarihi
01.07.2026
  • yağma
  • hırsızlık
  • tehdit
  • suç vasfı
  • karşı oy

Kararın özeti

Mağdur gece işten dönerken evinin önündeki sokakta sanık ve yanındakileri uyarmış, çıkan tartışmada sanık ve temyiz dışı sanık mağdura saldırmış ve tehdit etmiştir. Mağdur apartmana sığındıktan sonra sanıklar girişte kalan scooteri alıp uzaklaşmıştır. Sanık nitelikli yağma suçundan mahkûm edilmiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Yargıtay, yağma suçunun cebir veya tehdit ile hırsızlığın birleşmesinden oluşan bileşik bir suç olduğunu ve cebir veya tehdidin mağduru malı teslime ya da alınmasına karşı koymamaya zorlamak amacıyla uygulanması gerektiğini açıklamıştır. Somut olayda tehdit eylemlerinin malı almak için değil, mağdurun uyarısı üzerine çıkan tartışma sonucu gerçekleştiğini belirterek, sanık hakkında kasten yaralama, silahla ve birden fazla kişiyle tehdit ve gece vakti hırsızlık suçlarından hüküm kurulması gerektiğini kabul etmiştir.

Hüküm CMK md. 302 uyarınca oy çokluğuyla bozulmuş, CMK md. 307/5 gereğince sanığın kazanılmış hakkının korunmasına ve bozmanın temyiz etmeyen diğer sanığa sirayetine karar verilmiştir. Karşı oy yazısında, sanıkların silahla tehdit ederek mağdurun direncini kırdığı ve eylemin yağma oluşturduğu görüşüyle hükmün onanması gerektiği belirtilmiştir.

Özet, kararın tam metniyle karşılaştırılarak editör ekibimizce hazırlanmıştır; bağlayıcı olan kararın kendisidir.

Bu konudaki rehberlerimiz

Kararın tam metni

6. Ceza Dairesi 2024/2180 E. , 2026/5583 K.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/2069 E., 2023/5239 K.

SUÇ : Nitelikli yağma

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek temyiz sebebinin var olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesinin kararına göre, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Yağma suçları 5237 sayılı Kanun' un 148, 1 49... nci maddelerinde düzenlenmiştir. Yağma başkasının zilliyetliğindeki taşınabilir malın zilliyetin rızası olmadan cebir veya tehdit ile alınmasıdır. Yağma suçu tehdit veya cebir kullanma ile hırsızlık suçlarının bir araya gelmesiyle oluşmuş bileşik bir suçtur, amaç ve araç hareketlerden oluşur ilk önce almayı gerçekleştirmek için araç hareketler olan cebir veya tehdit kullanılır, sonrasında bu cebir veya tehdidin etkisiyle malın alınması veya tesliminin sağlanması ile suç tamamlanır, failin mağdura yönelttiği cebir veya tehdidin kendisi veya başkasına yarar sağlamak amacıyla malı teslime veya alınmasına karşı koymamaya zorlamak amacıyla gerçekleştirmiş olması gerekir. Bu bilgiler ışığında somut olaya gelecek olursak, Mağdurun suç tarihinde gece vakti saat 21.30 sularında işten çıkarak evine gittiği sırada evinin bulunduğu sokağın köşesinde sanık ve yanındakileri gördüğü, yanlarına yaklaşarak ne yaptıklarını, yaşlarının kaç olduğunu sorduktan sonra saatin geç olduğunu belirterek evlerine gitmelerini istediği, sanığın yanındaki üç kişinin mağdurun söylemleri üzerine ayrılıp uzaklaştığı sanığın ise mağdura kızarak ''Sen kimsin sana ne oluyor'' şeklinde karşılık verdiği, sanığın mağdurla tartıştığını gören temyiz dışı sanık ...'nun bulunduğu yerden çıkarak yanlarına gittiği mağdura ''Sen bu çocuğu sahipsiz mi sandın seni öldürürüm'' dediği sanık ve temyiz dışı sanığın mağdura saldırmaya başladıkları, mağdurun işe gidip gelmek için kullandığı scooteri alıp birkaç kez yere çarptıkları, mağdurun scooteri alıp eve doğru yöneldiği bir taraftanda babasına seslendiği apartmanda oturanların gelen sesler üzerine cama çıktıkları mağdurun babası ve komşularına ''polisi arayın'' dediği bu sırada sanık ve temyiz dışı sanığın yakında bulunan okulun bahçesine doğru gittikleri, mağdurun da apartman girişine geldiği burada beklediği sırada sanığın elinde bulunan cam parçasıyla koşup mağdurun bulunduğu yere giderek mağdura saldırmak istediği, mağdurun sanığın kolundan tutup elindeki cam parçasını yere düşürdüğü, bunu gören temyiz dışı sanığın koşarak geldiği ''Siz bu çocuğu sahipsiz mi sandınız'' diyerek üzerinden bıçak çıkardığı, mağdurun anne ve babasının apartman kapısını açıp mağduru içeri aldıkları sanık ve temyiz dışı sanığın apartman kapısını tekmeleyerek ''Bu iş burada bitmedi seni öldüreceğiz delik deşik edeceğiz'' dedikleri mağdurun ailesiyle birlikte dairelerine çıkıp polisin gelmesini bekledikleri sırada sanık ve temyiz dışı sanığın mağdura ait apartman girişinde kalan scooteri alıp uzaklaşmaları şeklinde meydana gelen olayda sanık ve temyiz dışı sanığın mağdura yönelttiği cebir veya tehdidin kendisi veya başkasına yarar sağlamak amacıyla malı teslime veya alınmasına karşı koymamaya zorlamak amacıyla gerçekleştirilmediği, mağdurun sanık ve yanındakileri uyarması üzerine meydana gelen tartışma sonucu tehdit eylemlerinin meydana geldiği bu sebeple sanık hakkında kasten yaralama, silahla ve birden çok kişiyle tehdit ve gece vakti hırsızlık suçlarından hükümler kurulması yerine yazılı şekilde uygulama yapılması hukuka aykırı görülmekle;

Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve re'en incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun 'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302. maddesi gereğince Tebliğname gerekçesine aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, bozma kararının hükmü temyiz etmeyen ...'ya sirayetine,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Erzincan 1. Ağır Ceza Mahkemesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

01.07.2026 tarihinde karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ

Sanık hakkında yağma suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün bozma kararına muhalifim.

Şöyle ki : Sanığın olay tarihinde müştekiye gece yarısı köpek meselesinden dolayı tartıştıkları sonrasında müştekiye cam kırığı ile saldırmak istediği, müştekinin o sırada babasına seslendiği, polis çağırdıkları ve evine girdiği, sanığın müştekiye “...bu iş burada bitmedi seni öldüreceğiz.” diye tehdidine devam ettiği, sanığın yanında ... isimli diğer sanığın da olduğu sonrasında sanık ...’in müştekiye ait scooter'ı alarak uzaklaştıkları eylemin bu haliyle kabulünde silahla tehditle müştekiyi etkisiz hale getirerek direncinin kırılarak diğer sanıkla beraber gece sayılan zaman diliminde yağma suçunu işlediği sonrasında sanıklar yakalandıktan sonra scooter'ın müştekiye iade edildiği müştekinin değişen beyanlarına itibar etmenin mümkün olmadığı verilen mahkûmiyet kararının yerinde olup hükmün onanması kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına muhalifim.

Kaynak: Yargıtay Karar Arama. Karar, Yargıtay tarafından kişisel veriler gizlenerek yayımlanmıştır.

İlgili hukuki terimler

Hesaplayın

6. Ceza Dairesinin diğer kararları

⚠️ Önemli

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya hukuki görüş niteliği taşımaz ve herhangi bir avukat–müvekkil ilişkisi kurmaz.

İçerik, yayın ve son güncelleme tarihindeki mevzuata göre hazırlanmıştır; mevzuat ve yargı kararları zamanla değişebilir. Bu bilgilere dayanılarak yapılan işlem ve verilen kararlardan Dava Rehberi sorumlu değildir.

Kendi durumunuza ilişkin karar vermeden önce bir avukata danışmanız önerilir. Avukatlık ücretini karşılayamayacak durumdaysanız bulunduğunuz yerdeki baronun Adli Yardım Bürosu'na başvurabilirsiniz.

Sitemizle ilgili iletişim bilgilerine İletişim sayfasından ulaşabilirsiniz.

Çerezler kullanıyoruz

Bu site, düzgün çalışması ve deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Ayrıntılar