Mirası reddetmek için süre ne kadar?

3 dakika okuma Son güncelleme: 14 Ekim 2026 Mevzuat kontrolü: 14 Ekim 2026

Kısa cevap

Üç ay. Yasal mirasçılar mirası, mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten itibaren üç ay içinde reddedebilir (TMK md. 606). Ret, sulh hukuk mahkemesine sözlü veya yazılı beyanla ve kayıtsız şartsız yapılır (TMK md. 609). Bu süre içinde reddetmeyen mirasçı, mirası borçlarıyla birlikte kazanmış olur (TMK md. 610). Önemli bir sebep varsa sulh hâkimi süreyi uzatabilir (TMK md. 615).

Üç aylık süre ne zaman başlar?

Mirası ret süresi üç aydır (TMK md. 606). Sürenin başlangıcı mirasçının türüne göre değişir. Yasal mirasçılar (çocuklar, eş, anne baba gibi kanunun mirasçı saydığı kişiler) için süre, mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri gün başlar. Mirasçı olduklarını daha sonra öğrendiklerini ispat edenler için başlangıç, bunu öğrendikleri tarihtir. Vasiyetnameyle mirasçı atananlar için ise süre, vasiyetnamenin kendilerine resmen bildirildiği tarihten işler (TMK md. 606).

Bazı durumlarda başlangıç ileri kayar. Sulh mahkemesi koruma önlemi olarak terekenin (mirasbırakanın bıraktığı mal ve borçların bütünü) yazımına karar vermişse, süre yazımın bittiğinin mirasçılara bildirilmesiyle başlar (TMK md. 607). Mirası reddetmeden ölen mirasçının ret hakkı kendi mirasçılarına geçer; onlar için süre, mirasın kendilerine geçtiğini öğrendikleri tarihten başlar (TMK md. 608). Önceki mirasçıların reddi sonucunda mirasçı hâline gelenler için de süre, bu reddi öğrendikleri gün işlemeye başlar (TMK md. 608).

Ret nasıl yapılır?

Ret beyanı sulh hukuk mahkemesine sözlü veya yazılı olarak yapılır ve kayıtsız şartsız olmalıdır; "borç çıkarsa reddediyorum" gibi şartlı bir beyan geçerli değildir (TMK md. 609). Hâkim beyanı tutanağa geçirir, süresinde yapılan ret mirasın açıldığı yerin sulh mahkemesindeki özel kütüğe yazılır ve isteyen mirasçıya reddi gösteren belge verilir (TMK md. 609).

Örneğin, Ayşe Hanım babasının vefatından iki ay sonra babasının bankalara yüklü borcu olduğunu öğreniyor. Henüz terekeden bir şey almamış ve tereke işlerine karışmamışsa, üç aylık süre dolmadan sulh hukuk mahkemesine başvurarak mirası reddedebilir. Reddettiği payı, kendisi ölümden önce ölmüş gibi diğer hak sahiplerine geçer (TMK md. 611).

Süre kaçarsa ne olur?

Süresinde reddetmeyen mirasçı mirası kayıtsız şartsız kazanır ve kural olarak mirasbırakanın borçlarından da sorumlu olur (TMK md. 610). Süre dolmadan tereke mallarını satmak, gizlemek, kendine mal etmek veya olağan yönetimi aşan işler yapmak da ret hakkını ortadan kaldırır (TMK md. 610). Buna karşılık, zamanaşımını kesmek için dava açmak veya icra takibi yapmak ret hakkını kaldırmaz (TMK md. 610).

Önemli sebepler varsa sulh hâkimi ret süresini uzatabilir veya yeni bir süre verebilir (TMK md. 615). Mirasbırakanın ölüm tarihinde ödemeden aczi, yani borçlarını ödeyemeyecek durumda olduğu açıkça belli veya resmen tespit edilmişse miras reddedilmiş sayılır (TMK md. 605). Bu durumda ayrıca ret beyanında bulunulması gerekmez.

Mirası reddetmek için avukat gerekir mi?
Hayır. Ret beyanı sulh hukuk mahkemesine sözlü veya yazılı olarak bizzat yapılabilir (TMK md. 609). Dosyanız karmaşıksa bir avukata danışabilir, ücreti karşılayamıyorsanız baronun Adli Yardım Bürosu'na başvurabilirsiniz.
Bütün mirasçılar reddederse ne olur?
En yakın yasal mirasçıların tamamı mirası reddederse tereke, sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir; borçlar ödendikten sonra artan değer hak sahiplerine verilir (TMK md. 612).
Üç ay geçtikten sonra borç çıktı, yine de reddedebilir miyim?
Süre dolduysa kural olarak ret hakkı kalmaz (TMK md. 610). Önemli bir sebep varsa sulh hâkiminden süre uzatımı veya yeni süre isteyebilirsiniz (TMK md. 615); mirasbırakanın ölüm tarihinde borca batık olduğu açıksa miras reddedilmiş sayılır (TMK md. 605).

Bu Yazıda Dayanılan Mevzuat

Bu yazıda geçen hukuki terimler

İlgili Yargı Kararları

Kararlar konunun yargıda nasıl değerlendirildiğini göstermek içindir; her dosya kendi koşullarına göre ayrıca incelenir.

Mahkeme: Yargıtay , 1. Hukuk Dairesi
Tarih: 24.09.2026
Esas No: 2026/6309
Karar No: 2026/6442

Davacılar, babalarından kendilerine miras kalan taşınmazların kadastro çalışmaları sırasında davalı kardeşleri adına tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek kadastro öncesi nedene dayanarak tapu kayıtlarının iptali ile babalarının mirasçıları adına tescilini istemiştir. Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.

İlk derece mahkemesi, kadastro tutanaklarının 2008 yılında kesinleştiğini ve dava kadastro tespitinden itibaren 10 yıllık süre geçtikten sonra açıldığından davayı reddetmiştir. Bölge adliye mahkemesi, taşınmazların bir kısmı yönünden davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddini yerinde bulmuştur. Ancak iki taşınmazın dava tarihinden önce satış yoluyla dava dışı bir kişiye devredildiğini, buna rağmen davanın yalnızca tespit maliklerine yöneltildiğini, bu taşınmazlar yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini belirterek ilk derece kararını HMK md. 353/1-b-2 uyarınca kaldırmış ve yeniden hüküm kurmuştur.

Yargıtay, davalının temyiz itirazlarını yerinde görmeyerek bölge adliye mahkemesi kararını HMK md. 370/1 uyarınca kesin olarak ve oy birliğiyle onamıştır.

Editör ekibi

⚠️ Önemli

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya hukuki görüş niteliği taşımaz ve herhangi bir avukat–müvekkil ilişkisi kurmaz.

İçerik, yayın ve son güncelleme tarihindeki mevzuata göre hazırlanmıştır; mevzuat ve yargı kararları zamanla değişebilir. Bu bilgilere dayanılarak yapılan işlem ve verilen kararlardan Dava Rehberi sorumlu değildir.

Kendi durumunuza ilişkin karar vermeden önce bir avukata danışmanız önerilir. Avukatlık ücretini karşılayamayacak durumdaysanız bulunduğunuz yerdeki baronun Adli Yardım Bürosu'na başvurabilirsiniz.

Sitemizle ilgili iletişim bilgilerine İletişim sayfasından ulaşabilirsiniz.

Bu yazı faydalı oldu mu?

Hata bildir

İlgili Yazılar

Çerezler kullanıyoruz

Bu site, düzgün çalışması ve deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Ayrıntılar