Yargıtay Kararı
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi Kararı: Muris muvazaası
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/5149
- Karar No
- 2026/5951
- Karar tarihi
- 14.09.2026
- muris muvazaası
- evlatlık
- mal kaçırma
- tapu iptali ve tescil
- direnme kararı
- Hukuk Genel Kurulu
Kararın özeti
Evlatlık olan davacı, mirasbırakanın taşınmazını önce ikinci eşine devredip kısa süre sonra geri aldığını, ardından mirasçıdan mal kaçırmak amacıyla eşin akrabası olan davalıya devrettiğini ileri sürerek tapu iptali ve tescil, olmazsa tenkis ve kötü niyet tazminatı istemiştir. Davalı, taşınmazı birikimleriyle satın aldığını ve bedeli nakit ödediğini savunmuştur. İlk derece mahkemesi mal kaçırma amacının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş, Yargıtay bu kararı bozmuş, ilk derece mahkemesi ise önceki kararında direnmiştir.
Hukuk Genel Kurulu, devirden sonra da taşınmazın mirasbırakan ve eşinin tasarrufunda kaldığını, kira ödemelerinin düzensiz olduğunu, satış bedelinin ödendiği ve mirasbırakanın tek malvarlığını satmasını gerektirecek borcu olduğu savunmasının kanıtlanamadığını belirtmiştir. Taşınmazın önce eşe ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle devredilip geri alınması ve kısa süre sonra davalıya temlik edilmesi birlikte değerlendirildiğinde, temlikin eş lehine evlatlıktan mal kaçırmak amacıyla yapıldığının ispatlandığını kabul ederek direnme kararını bozmuştur.
Bozmaya uyan ilk derece mahkemesi tapu iptali ve tescil talebini kabul etmiş, kötü niyet tazminatı talebini reddetmiştir. Yargıtay, kararın bozmaya uygun olduğunu belirterek kesin olarak ve oy birliğiyle onamıştır.
Özet, kararın tam metniyle karşılaştırılarak editör ekibimizce hazırlanmıştır; bağlayıcı olan kararın kendisidir.
Bu konudaki rehberlerimiz
Kararın tam metni
1. Hukuk Dairesi 2026/5149 E. , 2026/5951 K.
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2025/386 E., 2026/4 K.
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali - tescil ve bedel, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir.
Davacı vekili; davacının mirasbırakanı ...’un maliki olduğu 12 57... parsel sayılı taşınmazını dava dışı mirasçısı ...’a devredip kısa bir süre sonra geri aldığını ve aynı taşınmazı mirasçıdan mal kaçırmak amacı ile dava dışı mirasçısı ...’un akrabası olan davalıya devrettiğini, ...’un mirasbırakanın ikinci eşi olduğunu, mirasbırakanın dava konusu taşınmazı satmasını gerektirir bir ihtiyacı olmadığını, maaşı ve kira geliri bulunduğunu, ...’un davacıya taşınmazın 30.000,00 TL bedelle satıldığını ve satış bedelinin camide mirasbırakan tarafından dağıtıldığını söylediğini, anılan mirasçının halen dava konusu taşınmazda oturduğunu ve aynı binadaki dava dışı bir dairenin de kira bedelini almaya devam ettiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının davacının miras payı oranında iptali ile davacı adına tesciline, davalının kötüniyetli olması nedeniyle taşınmazın rayiç bedelinin %20'sinden az olmamak üzere tazminatın davalıdan tahsiline, tapu iptali ve tescil istekleri kabul edilmez ise tenkise karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili; davalının mirasbırakan ile bir akrabalığı olmadığını, birikimlerini değerlendirmek amacı ile dava konusu taşınmazı satın aldığını, satış bedelini elden nakit olarak ödediğini, taşınmazın tadilat gerektiren kısımları olması nedeniyle makul bir satış bedeli üzerinden taşınmazı devraldığını, temlikten sonra taşınmazın elektrik işlerini yaptırdığını, imar barışına başvurduğunu, katlarındaki daireleri kiraya verdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince; temlikin mirasçıdan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olduğu iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin istinaf başvurusu Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince esastan reddedilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairece; “...temlikin mirasbırakanın dava dışı eşi ... lehine, evlatlığı olan davacıdan mal kaçırmak amaçlı yapıldığı sonucuna varılmaktadır. Hâl böyle olunca; davanın tapu iptali ve tescil isteği yönünden kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.” gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince direnme kararı verilmesi üzerine; Hukuk Genel Kurulunun 24.09.2025 tarihli ve 2024/1-400 Esas, 2025/554 Karar sayılı kararıyla; taşınmazın davalıya devredilmesinden sonra da mirasbırakan ve eşi ...’un tasarrufunda olduğu, ..., mirasbırakan ve kiracı Sevim Deveci’nin davalının banka hesabına gönderdikleri ileri sürülen kira ödemelerinin ise düzenli olmadığı gibi bir kısmının toplu olarak gönderildiği, satış bedelinin ödendiği ve mirasbırakanın ölene kadar oturduğu tek malvarlığını satmasını gerektirecek ölçüde borcu olduğu savunmasının kanıtlanamadığı, davalının mirasbırakanın eşi ... ile aynı köy nüfusuna kayıtlı oldukları; diğer taraftan, dava konusu taşınmazın mirasbırakan tarafından önce ...’a ölünceye kadar bakma akdi ile devredilip geri alındığı ve kısa bir süre sonra da davalıya temlik edildiği, dolayısıyla temlikin mirasbırakanın dava dışı eşi ... lehine evlatlığı olan davacıdan mal kaçırmak amaçlı yapıldığı iddiasının davacı tarafça ispatlandığı, bu nedenle davanın tapu iptal ve tescil isteği yönünden kabulüne karar verilmesi gerektiği, Mahkemece önceki kararda direnilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle direnme kararı bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, Hukuk Genel Kurulu kararındaki gerekçeler benimsenmek suretiyle davacının tapu iptali ve tescil talebinin kabulüne, kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, özellikle muris ...’a ait Nevşehir Sulh Hukuk Mahkemesinin 30.07.2019 tarihli ve 2019/1021 Esas, 2019/1156 Karar sayılı veraset ilamı gözetilerek karar verildiği anlaşılmakla usul ve kanuna uygun olup temyiz itirazları kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un/HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 2.683,50 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.09.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: Yargıtay Karar Arama. Karar, Yargıtay tarafından kişisel veriler gizlenerek yayımlanmıştır.
İlgili hukuki terimler
Hesaplayın
1. Hukuk Dairesinin diğer kararları
- Kadastro öncesi neden — 2026/6442 K. (24.09.2026)
- Tapu iptali ve tescil — 2026/6197 K. (17.09.2026)
- Tereke temsilcisi — 2026/6192 K. (17.09.2026)
- Muris muvazaası — 2026/6068 K. (16.09.2026)
⚠️ Önemli
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya hukuki görüş niteliği taşımaz ve herhangi bir avukat–müvekkil ilişkisi kurmaz.
İçerik, yayın ve son güncelleme tarihindeki mevzuata göre hazırlanmıştır; mevzuat ve yargı kararları zamanla değişebilir. Bu bilgilere dayanılarak yapılan işlem ve verilen kararlardan Dava Rehberi sorumlu değildir.
Kendi durumunuza ilişkin karar vermeden önce bir avukata danışmanız önerilir. Avukatlık ücretini karşılayamayacak durumdaysanız bulunduğunuz yerdeki baronun Adli Yardım Bürosu'na başvurabilirsiniz.
Sitemizle ilgili iletişim bilgilerine İletişim sayfasından ulaşabilirsiniz.