Yargıtay Kararı
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi Kararı: Muris muvazaası
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1194
- Karar No
- 2026/6063
- Karar tarihi
- 16.09.2026
- muris muvazaası
- ölünceye kadar bakma sözleşmesi
- tapu iptali ve tescil
- mal kaçırma
- gizli bağış
Kararın özeti
Davacı mirasçılar, annelerinin ölümünden yaklaşık üç yıl önce çok sayıda taşınmazını ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle davalı çocuğuna devrettiğini, işlemin mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı yapıldığını ve murisin ehliyetsiz olduğunu ileri sürerek tapu iptali ve miras payları oranında tescil istemiştir. Davalı, annesinin bakımını kendisinin üstlendiğini ve sözleşmenin geçerli olduğunu savunmuştur.
İlk derece mahkemesi, devredilen taşınmazların murisin kalan malvarlığına göre makul oranı aştığını ve murisin gerçek iradesinin bakım sözleşmesi değil davalıya bağış yapmak olduğunu; resmî şekle uyulmadan yapılan gizli bağışın geçersiz olduğunu kabul etmiştir. Bölge adliye mahkemesi de tanık anlatımlarını ve taşınmaz değerlerini değerlendirerek temlikin içtihadı birleştirme kararı kapsamında mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu sonucuna varmıştır.
Yargıtay, kararı usul ve kanuna uygun bularak HMK md. 370/1 uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle onamıştır.
Özet, kararın tam metniyle karşılaştırılarak editör ekibimizce hazırlanmıştır; bağlayıcı olan kararın kendisidir.
Bu konudaki rehberlerimiz
Kararın tam metni
1. Hukuk Dairesi 2026/1194 E. , 2026/6063 K.
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/897 E., 2025/3285 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırıkkale 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/98 E., 2024/45 K.
Dava, ehliyetsizlik ve muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı miras payı oranında tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacılar vekili; tarafların, 29.07.2009 tarihinde vefat eden ...ve 19.05.2020 tarihinde vefat eden ...’in çocukları ve torunları olduğunu, muris ...'in köyde davalı ile aynı avlu içerisinde olan iki ayrı yapıda kalmakta olduğunu, davalının muris olan annelerinin bakımını yerine getirmediği gibi kötü davrandığını, kötü davranılması nedeniyle köylülerin başvurması üzerine huzurevine yerleştirildiğini, davacıların durumu öğrenmesi üzerine hemen çıkarıldığını, ancak bu esnada davalının 10.04.2017 tarihinde davalı ile ölünceye kadar bakıp gözetilmek koşuluyla Kırıkkale ili, ...köyü 1 19... parsel, 1 19... parsel, 1 19... parsel, 1 66... parsel, 1 51... parsel, 1 55... parsel, 1 55... parsel, 1 56... parsel, 1 71... parsel, 3 45... parsel, 3 22... parsel, 2 37... parsel, 1 37... parsel, 1 50... parsel, 1 50... parsel, 6 70... parsel ve 6 72... parselin davalıya temlik edildiğini, yapılan temlik esnasında murisin ehliyetli olmadığı gibi işlemin mal kaçırma amacıyla muvazaalı yapıldığını ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kaydının iptali ile davacıların miras payları oranında adlarına tescilini istemiştir.
Davalı vekili; dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların asılsız, mesnetsiz, yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, ölünceye kadar bakma sözleşmesinin yapılma tarihinin ise 10.04.2017 olduğunu yani muris ...in, ölmeden 3 yıl önce ölünceye kadar bakma akdiyle tapuları devrettiğini, kendisinin annesinin bakımıyla ilgilendiğini, davacıların ise hiç ilgilenmediğini, yapılan sözleşmenin geçerli olduğunu, murisin sağlıklı, bilinçli ve diri olduğunu, sözleşme yapmaya engel bir durumunun bulunmadığını, dava konusu taşınmazlar dışında başka mallarının da bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla; temlike konu taşınmazlar dışında ölüm tarihi itibariyle muris adına kayıtlı taşınmazının bulunduğu saptanmış ise de halen muris adına kayıtlı olan taşınmazın, temlike konu taşınmazların sayısal bakımdan makul oran içinde kalmadığı, bu durumun yasal mirasçıların miras haklarını zedelediği, murisin gerçek iradesinin ölünceye kadar bakım vaadi sözleşmesi yapmak değil, taşınmazların diğer mirasçıların haklarını zedeleyecek şekilde davalı mirasçıya bağışlanması olduğu, gizli işlem niteliğindeki bağış işlemi resmi şekle uyulmadan yapıldığından geçersiz bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla
; 10.04.2017 tarihli ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile davalıya devredilen taşınmazların değeri ve murisin temlik tarihindeki toplam mal varlığının değeri dikkate alındığında makul oranın aşıldığı, dinlenen tanık beyanlarına göre "muris ile davalı oğlunun köyde aynı avlu içerisinde birlikte yaşadıkları ancak yaşanan olaylar ve köylülerin ihbarı ile murisin huzurevine yerleştirildiği, murisin maaşının davalı tarafından çekildiği, huzurevine yatırılınca maaşı alınamadığından murisin huzurevinden çıkarıldığı ve akabinde tanık ...'in babasının yönlendirmeyesiyle ölünceye kadar bakma akdinin yapıldığı" tanık ...'in ise babasının murisi yönlendirmesi ile bu sözleşmenin yapıldığını doğruladığı anlaşılmakla mirasbırakanın davalıya tapuda ölünceye kadar bakma akdiyle yaptığı temlikin, 01.04.19 74... /2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı kapsamında mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-KARAR-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 13.624,41 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.09.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: Yargıtay Karar Arama. Karar, Yargıtay tarafından kişisel veriler gizlenerek yayımlanmıştır.
İlgili hukuki terimler
Hesaplayın
1. Hukuk Dairesinin diğer kararları
- Kadastro öncesi neden — 2026/6442 K. (24.09.2026)
- Tapu iptali ve tescil — 2026/6197 K. (17.09.2026)
- Tereke temsilcisi — 2026/6192 K. (17.09.2026)
- Muris muvazaası — 2026/6068 K. (16.09.2026)
⚠️ Önemli
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya hukuki görüş niteliği taşımaz ve herhangi bir avukat–müvekkil ilişkisi kurmaz.
İçerik, yayın ve son güncelleme tarihindeki mevzuata göre hazırlanmıştır; mevzuat ve yargı kararları zamanla değişebilir. Bu bilgilere dayanılarak yapılan işlem ve verilen kararlardan Dava Rehberi sorumlu değildir.
Kendi durumunuza ilişkin karar vermeden önce bir avukata danışmanız önerilir. Avukatlık ücretini karşılayamayacak durumdaysanız bulunduğunuz yerdeki baronun Adli Yardım Bürosu'na başvurabilirsiniz.
Sitemizle ilgili iletişim bilgilerine İletişim sayfasından ulaşabilirsiniz.